Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1208
 

Bir milyon verir misin?

Bir milyon verir misin?
 

Yolda yürürken; arkadaşlarıyla beraber yürüyen, çenesinde piercing olan, özel lise üniformalı, 17-18 yaşındaki bir kız sizden bir milyon isterse ne düşünmelisiniz?

Böylesine bir olay " ilginç " olmakla beraber, filmlere de konu olursa enteresan bir senaryo olur sanırım. Enteresanlığı ise, böyle bir sorunun, fıkralardan çıkmış olmasına benzediğinden dolayı olsa gerek. Öyle ya, eğer sokakta yürürken bir kız iki erkek arkadaşıyla beraber yürüyen, metal müzik dinleyen gençlerdeki gibi bir imaja sahip olan, piercingli ve özel üniformalı bir genç kız, bunu niçin sorma gereği duyar? Acaba, tanımadığı bir yabancıyla alay etmek suretiyle kendisini daha iyi mi hissetmek istedi, cinsel açıdan birşey mi ima etmek istedi, yoksa bir milyonu verileceği anda arkadaşlarıyla beraber cüzdanıma mı saldırmaya niyetlenecekti? Bilemiyorum. Her ne kadar bu soruya cevap olarak aklıma gelen yanıt "Allah versin" olduysa da, ağzımdan çıkan yanıt bu olmadı...

Kuşkusuz, özel lise üniforması giyen bir kişinin bir milyona muhtaç durumda olması beklenemez. Ancak sanırım burda sorgulanması gereken nokta, "bir kısım" özel lise gençliğinin hal ve hareketleridir. Çünkü genelde, bu tip gençliğin sahip olduğu ebeveyn oldukça "paralı"dır ve bunu da kendi evlatlarından esirgemezler. Aldıkları harçlık, "asgari ücret" veya daha üstünde olma ihtimali, gençte "Güç Bende!" duygusu vermesi muhtemeldir. Bunun yanısıra, ergen dönemlerinde, kendisi tanımlamasını ve dışa vuruşunu(dolayısıyla imajını), dinlediği metal müzik ve türevleri üzerinden yapıyorsa da, bence böyle bir sorunun sorulması gayet doğaldır.

Kuşkusuz, bu duruma böyle bir açıklık getirirken -tüm özel lise gençliği böyledir- gibi birşey söylemiyorum. Ancak bu tip gençlerin, özel liselerden çıkması kuvvetli bir ihtimaldır. Aslında,çalınan eşeği yüzünden herkesin tarafından suçlanan Nasreddin Hoca'nın verdiği " Hırsızın hiç mi kabahati yok?" cevapındaki gibi, tüm suçu bu tip gençlerde aramamak gerekir.

Perde arkasındaki başrol oyuncusu ise, bu gençlerin ebeveynlerinden başkası değildir. Çocukla ilgilenmenin ve ihtiyaçlarının karşılanmasını, sadece ceplerine tomarca para koymanın halledeceğini düşünen ebeveynler, bu durumdan bizzat sorumludurlar. Ancak, pek onlara da kızmamak gerekir, çünkü bu davranış hali, belki de yaşadıkları "zengin hayatın" sonucu da olabilir veya birden bire zenginleşen kişilerin, bu durumu karşılayacak altyapıları olmadığından dolayı -"N'oldum, Allah?" halinin- de yansıması olabilir...

Aslında burdan çıkarılacak sonuç oldukça basittir, bu tür ebeveynlerin birşeyi, sadece birşeyi bilip uygulamaları sonucunda, bu sorun, sorun olmaktan çıkar: Çocuğa para vermenin, çocuğa sevgi ve ilgi verilmesi ile ikame edilmesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3579
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster