Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
470
 

Bir nişan, bir nikah ve bir cenaze...

Bir nişan, bir nikah ve bir cenaze...
 

''Yağmur yağdı...

Benim şemsiyelerim hiç bilemediler aslında nasıl kullanılmaları gerektiğini.

Görevlerinin boğazlarının sıkılıp baş aşağı durmaktan ibaret olduğunu sandılar hep. Ne zaman ben büyüyüp kocaman 'adam' oldum o zaman benimle birlikte onlarda asli görevlerini öğrendiler.

Zaman yönetimini konu alan bir aktivitenin sonrasında da öncesinde olduğu gibi yerime gelip oturduğumda penceremde yağmur beni karşıladı. Telaşla koşturan insanlara (-ki bunlar çalışma arkadaşlarım) gülümsedim önce sonrasında şemsiyeye bağımlı olmamayı ve tabi ki zamanımı yönetmek durumunda olmamayı diledim eski günlerde olduğu gibi...

Siteler arasına sıkışmış bir çocukluktu yaşadığım ama o bile en güzelindendi şüphesiz. Yağmur yağdığında tüm gerçek renkler çıkardı gün yüzüne, tozlanmış yapıların unutulmuş yüzleri, jöleli saçların gerçek hali, muhteşem toprak kokusu ve en kötü getirisi paçalarına sıçramış çamurlar olurdu. Dert edilecek bir sorun değildi tabi büyüyüp adam oluncaya kadar. Niye dertlendim bu denli? Dün bu saatlerde de yağmur vardı dışarıda. Kendimi ofisin kapısında bulmuştum düşen ilk birkaç damlanın ardından. Klimalı ortamdan daha serin bir ortama geçmek keyif vermişti, uzun zamandır bu kapıdan dışarı çıktığımda beni karşılayan boğucu sıcaklığın ardından. Sadece bakmak, toprak kokusunu içime çekmek yetmemiş olacak ki hayıflanıp duruyorum hala. Akşam eve dönüş yolu ve sonrasında bu sabah yağmayan yağmur ne zaman ben ofise geliyorum kendini gösteriyor ve ben kendimi yollara vurup çamurları sıçratamıyorum, ıslanamıyorum istediğim gibi...''

Demişim geçtiğimiz hafta içerisinde. Mailbox'ımın bir yerlerinde sıkışmış kalmış cümlelerim.

Artık Güneş açmış...

Şemsiyem eski servis aracımızda kalmış, belki onu gerektiği gibi kullanacak birinin eline geçer ve bundan sonra mutlu mesut yaşar.

Güneş açtı evet ve ben geçtiğimiz dört gün tatil yaptım. Planladığım gibi gidemedi malesef, bu dört güne sığdırılmış bir nişan, bir nikah ve bir cenaze vardı benim için...

Ne cenazeye katılabildim ne de nikaha, sadece dost sıcaklığında bir nişana katıldım. Esen rüzgara, yemek tabaklarımızı örtmekte ısrarcı davranan masa örtülerine, bulutların sakladığı dolunay'a inat son derece şık ve keyifli bir akşamdı. 'Allah tamamına erdirsin' denir herhalde onlar için...

Evlenen arkadaşlarım için; Mutluluk diliyorum, yanlarında olamadım!

Son olarak aslında ileride tanışmayı, muhabbet etmeyi, bir şeyler paylaşmayı umduğum Güzel Kız'ın vefat eden dedesi için; Mekanı'nın Cennet olmasını diliyorum...

Hayat devam edecek, tüm gidenlerin ardından devam ettiği gibi ama Güzel Kız'la tanıştığım günden bu yana malesef onun aile büyükleri tarafında kayıplar yaşandı hep. Kendi adıma gidenlerle zaman geçiremediğim, onları tanıyamadığım için üzgünüm en önemlisi de torunları'nın evlendiğini göremediler. Sanırım bu nefes aldığım sürece beni rahatsız edecek... Tabi ki bunun sorumluluğunu tamamen üstüme alıyor değilim ama yinede farklı olabilirdi!

Geçen hafta başladığım, bugün arasına saatler giren cümleler yazarak bitirilen bir yazı oldu.

Yazdıklarımla anlatmak istediklerim arasında bazen sadece benim bilebileceğim kocaman uçurumlar oluyor ya da sadece anlaşılmamak için yazıyorum.

Bu seferde sanırım onlardan biri oldu, bu noktaya kadar gelebildiyseniz ne mutlu bana tüm sıkıcılığına rağmen sonuna kadar okunabilen bir yazım daha olmuş oldu. Sabrınız için sonsuz teşekkürler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sonuna kadar geldim:)* nişan, nikah , cenaze triosu ise sanki bir 'doğum' hadisesi ile 4 günde 4 olacak şekilde bütünleşecekmiş.*yağmurdan sonra toprak kokusu ve jöleli saçlar benzetmesini de beğendiğimi söylemek isterim.

Baver Ergun 
 09.09.2007 14:48
Cevap :
:o) Teşekkür ediyorum. Sonuna kadar gelmekle kalmayıp, yorumunu eklemen ise bir başka sevindirdi. Aslında 4'te 4 yapmayı düşünmedim değil ama yaşadığım üçlü gerçekten Nişan, Nikah ve Cenazeden ibaretti! Tekrar teşekkür ediyorum ve şimdiden keyifli bir hafta diliyorum...  09.09.2007 21:31
 

ne güzel günlerdi şemsiyesiz günler. hatırlarım pantolonlarımdaki çamurlar kaskatı olurdu. Eve gelince parça parça koparlardı. Şimdi ufacık bir damlası geldiğinde bıçaklanmış gibi hissediyorum kendimi. Yağmur yağsa saçak altına kaçıyorum. Eskiden hasta olacaksın derlerdi. içeri gir. iyi ki girmemişim. iyiki hasta olmuşum. şimdi en azından hatıralarım var. sevgiler saygılar...

karga 
 06.09.2007 17:09
Cevap :
:o) İsteyenler kullansın bence öldürmeyelim onları ama hatıralarla yetinmek yerine sende benim yaptığım gibi unut bir yerlerde şemsiyeni bence. Büyük 'adam' olduk diye çamurlanamayacaksak gönlümüzce ne anladım ben işten. Ne demiş birileri 'kirlenmek güzeldir' rakip şirketin reklamını yaptım ama :) İlk fırsatta bu sefer kaçmayacağım yağmurdan... Varsın birkaç gün hastalanıp yatalım, evden çalışırız :) Sevgide saygıda benden...  06.09.2007 19:27
 

Geçenlerde yağmur yağdı buraya. Herkes koştururken ben en ağır adımlarla yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm... Yağmurlu hava nedendir bilinmez insanın ruhuna her zaman daha çok hitap etmiştir. Benim öyle en azından. İnsan duygusallaştığı zaman daha çok yazmak istiyor. O zaman eller daha çok çalışıyor. Alıyorsun eline kağıt kalemi ya da klavyeyi içinden ne geliyorsa yazıyorsun. Dediğin gibi bazen ne yazmak istediğinden uzaklaşıyorsun ama en azından yazmak istediklerini yazıyorsun. Şimdi öyle bir yazını okudum ki bende yorumu yaparken sadece içimden geldiği gibi yazıyorum. Öyle eparmaklarım çalışıyor işte. Ve son olarak hayat bu. Her şey olacağına varıyor. Biri ölüyor biri yeni bir yaşam kuruyor ve sende bir sene daha bekle güzel kızı. Herşey güzel olacaktır. Sevgiler...

K.Y. 
 06.09.2007 16:20
Cevap :
Merhaba Arkadaşım, yine uzun zaman oldu yollarımız kesişmeyeli :( Ne güzel yapmışsın yavaş yavaş adımlamakla yağmurun altında, gideceğin yere ulaştığında keyifli bir yürüyüş yapmış olmanın huzuru ile dolu olduğuna eminim. Ben ne siyah'ım ne de beyaz benim rengim gri sanırım o nedenle yağmurlu havalar benimde ilacım gibi, belkide kış çocuğu olmanın getirisi bilmiyorum. İçinden geldiği gibi parmaklarının istediği şekliyle yapmış olduğun yorum için sonsuz teşekkürler... Sayfanı hemen ziyaret ettim iki yazını kaçırmışım akşam yemeğinden sonra keyifle okuyacağıma eminim... Güzel Kız, beklemekten hiç sıkılmayacağım tek gerçeklik sanırım :) Hepimiz için her şeyin güzel olmasını diliyorum, Sevgiler...  06.09.2007 19:22
 

senin iyi bi yazar olduğunu düşündüm. ellerine sağlık. lütfen yazmaya devam et.

Canan Öz 
 05.09.2007 22:43
Cevap :
:) Teşekkürler Canan, yazının son cümlesi sana bu yorumu yaptıran biliyorum. Gerçekten bazen o denli uzaklaşıyorum ki aklımdan ilk geçen fikirden, ortaya beklemediğim bir yazı çıkıyor. Yorumunu yanıtlamadan önce sayfana küçük bir ziyarette bulundum renkli görünüyor, içeriklerininde renkli olduğundan şüphem yok en kısa zamanda yazılarını okumaya başalayacağım. Nazik ve yapıcı yorumun için tekrar teşekkürler...  05.09.2007 23:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 1401
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

27 yıl geçmiş ilk günden bu yana... Okullar okunmuş, MBA'ler yapılmış, Amerikalara gidilmiş, hayat h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster