Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '20

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
101
 

Bir Orkidenin Yaptırdıkları

Bir Orkidenin Yaşattıkları

Biliyorsunuz bu gün sevgililer günü. Otuz kişilik bir iş yerindeyiz. Bir arkadaşımıza müşterisinden bir orkide geldi. Bunun dışında hiç kimseye eşlerinden bir mesaj ya da çiçek gelmemişti. Bir arkadaş gelen bu orkideye baktı baktı; kocasına bir oyun oynamak istedi.  Aklından geçen: “tanımadığım bir hayranımdan bu çiçek geldi,” deyip bu orkidenin resmini çekip eşine göndermekti, ama bir anda akşam eşinin yapabileceği sürpriz varsa onu bozmaktan korkup vazgeçti.  

Aynı anda başka bir arkadaş orkidenin görüntüsünü eşine atmıştı bile. Kendisine eşinden gelmiş gibi teşekkür etti. Kocası bu şakaya hemen atladı ve telefon açtı: “Tatlım ben sana çiçek göndermedim, bir not falan yok mu, kimden gelmiş?” diye kıvranmaya başladı.

“Hayır şekerim, hiçbir not yok, ben de senden geldiğini sanmıştım.” Dedi.

Karşı taraftaki eş: “Allah Allah gerçekten not yok mu?”diyordu.

Daha fazla kıvranmasına katlanamadı ki: “tamam şekerim tamam, sana şaka yaptım. Bu çiçek bir arkadaşıma geldi.” Deyip işi tatlıya bağladı.

Evet değerli okurlar,  istersen bir aylık istersen otuz yıllık evli ol; sevgiye dair her kutlamadan, her  paylaşımdan payını herkes almak istiyor; bu kesin. Değer verildiğini görmek, sevildiğini, hatırlandığını görmek mutlu ediyor insanları. İş yerinde yaşadığımız bu durum aslında rutine düşmüş evliliklerde eşleri şöyle bir sarsıp “kaybetme” duygusunu azcık tattırıp heyecan yenilemekti. Ya da sevdirmenin taktiklerindendi, sevgi öğretilebilirdi çünkü,  aferin arkadaşıma. Aynı blog sayfamda daha önceki makalemde irdelemiştim. “Sevgi Mühendislik Gibi Matematik Gibi Öğretilebilir” diye.

Sevginin bir ilaç olduğunu anlatan minik bir deney öyküsünü aktararak bitireyim:

 Bu deneyi yapan doktordan da bunu aktaran yazardan da sevgi adına özür diliyorum; çünkü kimden okuduğumu anımsamıyorum. Deney şöyle:

“Bir yetimhanede kimsesiz çocukların yüzlerinde yaralar oluşmuş. Verilen ilaçlar tedavi etmemiş. Bu durumu gören bir pedagog öğrencileri iki gruba ayırmış. Grubun birine ilaç vermeye devam etmiş; diğer gruba ise ilaç yerine bayan bir hizmetli vermiş, o kadar. Sonuç: tahmin ettiğiniz gibi başlarında bayanın bulunduğu grubun öğrencilerinin yüzlerindeki yaralar iyileşmiş; ilaç verilen gruptaki çocukların yaraları ise iyileşmemiş.

Evet, çocukluğunda ailesi ve öğretmenleri tarafından sevilen,  ergenliğinde karşı cinsten bir arkadaşı tarafından sevilen, yetişkinlikte de toplumsal kabulü, takdiri gören biri, az çok sevgiyi almıştır ve o da başkalarına verebilir, diye düşünüyorum.  Sevgiyle kalın.

Bir biz ikimiz varız güzel öbürleri hep çirkin

Bir de bu terli karanlık

Sonra bir şey daha var mutlak ama adını bilmiyorum /     Tugut Uyar

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 801
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Kastamonu Eğitim Yüksekokulu Sınıf Öğrt. bitirdikten sonra A...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster