Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1181
 

Bir özlemek ki...

Bir özlemek ki...
 

https://www.youtube.com/watch?v=NHsSbH3IAIU

(Denizin hırçın dalgalarından korunmaya çalışan istiridye, derindeki bir kayaya sıkı sıkıya tutunup, yalnızlığı için gözyaşı dökerken, fark etmeden siyah bir inci büyütür içinde...

Bir gün, nefes almak için ağzını açıp kapatırken, oradan geçmekte olan bir balık, onun içindeki siyah inciyi görür ve o an aşık olur…
Haftalarca, aylarca istiridyenin etrafından ayrılmaz. Bir an olsun, bir defa olsun, siyah incisini görebilmek için oraları mekân beller.

Derken bir gün, bir inci avcısının gelmesiyle, balığın hayalleri altüst olur. Balık hisseder; avcının aradığı da tam böyle bir siyah incidir...

Avcı, kayaların üzerindeki istiridyeleri teker teker söküp elindeki sepete doldurur ve suyun yüzüne yönelir.
Balık mücadele edecek güçte olmadığının farkındadır, "Sevdiğimden ayrılmaktansa ölümü tercih ederim" der ve kendini son bir hamleyle avcının sepetinin içine atar..)

 

"Masal bunlar!" der kadın ve elindeki kitabı kapatıp ayracı sayfaların arasına koyar.

Gözlerinden uyku akmaktadır; başını rahat, yumuşak yastığa gömer, sessiz, serin, koyu
gecenin koynunda derin bir uykuya dalar.
...

Kaç saat geçtiğini bilemez kadın...

Birden odasında nemli, sıcak bir rüzgâr eser soğuk gecenin inadına...

Bir gölge belirir başucunda, yumuşak bir el değer omuzuna, bir nefes dolaşır dudaklarında, ismini fısıldayan bir ses duyar..!

Kocaman oda küçülür, küçücük yatağı büyür, büyür...Kadın üşür...

İkirciktedir; düşte midir, uyanık  mıdır yoksa?

 

Yavaşça doğrulup kalkar, çıplak ayaklarını soğuk zeminde sürükler.

Ayın ışığı, evin koridoruna, odaların duvarlarına kadar sızmıştır. 

Balkona çıkar, soğuk-ıslak korkuluklara dayanır, derin bir nefes alır...Çiğ düşmüştür  geceye, ürperir...

Ay tüm görkemiyle orada dururken, gökte yüzlerce yıldız kendisine göz kırparken ve şehrin ışıkları rengarenk yanıbaşındayken; hem böyle kalabalık, hem böyle yalnız olabilir mi insan?

Gecenin sessizliği, eskilerden bir şarkıya dönüşür;

"Fikrimin ince gülü/ Kalbimin şen bülbülü
O gün ki gördüm seni / Yaktın ah yaktın beni"

Beklenmedik bir zamanda gelmiştir melânkoli. "Hoşgeldin hüzün!" der, hüzünlenerek.

Kendisi de şaşar; nasıl arabesktir bu gece, nasıl tamamlanmamış, nasıl eksiktir..!

Kuytulara saklanmış sözcükler gelir dilinin ucuna, zihninde söylenememiş cümleler raks eder...

"Yazmalı" der, "yazmalı..." Ve yazar...

Hem de gökyüzüne bir mektup yazar kadın, sonra gönderir ayışığıyla...

Son satırında şöyle demektedir: 

"Çok özledim ama çok...Öyle bir özlemek ki bu, anlatılır gibi değil...

Böyle özlemek görülmüş şey  değil..!"

                                                                                                                           

 

                                                                              ********

 

Şahin ÖZŞAHİN, Ohannes bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de uykum kaçtı ve çıplak ayaklarımla balkona çıktım ürpererek. Sonra ayışığıyla sevişen yıldızlara baktım sözcüklerinizle. Ah bu küçük kız! Hiç büyümeyecek gibi, içinde hüzünle umudu sarmalar gibi... Hep diyoruz ya: aşk olsun!

Güz Özlemi 
 01.12.2015 16:21
Cevap :
Ya evet, ara sıra kızıyorum o küçük kıza, yokmuş gibi davranıyorum...Bir türlü büyümedi, büyümeyecek de galiba...Bazen alıp başını gidiyor, bazen en melankolik haliyle çıkıp geri geliyor...Ama onu bu haliyle seviyorum galiba..:) Hepimizin içindeki büyümeyen hüzünbazlara Aşk olsun! Teşekkürlerimle...  01.12.2015 17:51
 

Fatma Hanım, inanın gerçekten soluksuz okudum, ve bir daha... Böyle okumak görülmüş şey değil. Şen ve esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 30.11.2015 12:23
Cevap :
Çok teşekkür ederim Şahin Bey, ne mutlu bana..:) Sözleriniz ve beğeniniz güç verdi inanın.Siz de esen kalın...Sevgi ve selamlarımla...   30.11.2015 18:34
 

günaydın..."adına özlemek demişler hani var ya"...siz de yazmışsınız, valla billa yani...eyvallah...:)))

nedim üstün 
 29.11.2015 8:41
Cevap :
Özlemek işte...Bazen yakıp geçen, bazen uykulardan eden...Anlatılır gibi değil UstaM, hele yaşamamışa hiç anlatıl/a/mayan..! Teşekkürler..:)  29.11.2015 19:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1450
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Feci duygusal, iflâh olmaz bir romantiğim..:) Bol bol ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster