Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
48980
 

Bir Padişah'ın Hilmine dair hikâye

Bir Padişah'ın Hilmine dair hikâye
 

İhtiyar şöyle cevap verdi: “Sus, ben o sırada dertli idim, kendime malik değildim. Bana yakışan şeyi yaptım. Padişaha gelince, o da kendisine yakışan ihsan ve in’amı yaptı.”


Bir kişinin eşeği çamura batmıştı. Bu kaygı ile adamcağız çok müteessir oluyordu.

Eşeğin çamura battığı yer kırdı. Yağmurlar yağıyor, seller akıyor, soğuk yeller esiyor, karanlık her yana eteğini sarkıtıyordu.

Eşekçi bu tasa içinde sabaha dek kötü sözler söyledi, lânetler savurdu, şuna buna sövdü. Dilinden ne dost kurtuldu, ne düşman, ne ahali kurtuldu, ne de sultan.

Adam böyle sövüp saymakta, küfürler saçmakta iken, olacak ya, padişah oradan geçti. Adamın uygunsuz sözlerini işitince ne dinleyebildi, ne de cevap verebildi.

Fakat kızdı: “Eşeği çamura batmışsa benim suçum ne! Ben batırmadım ya. Benden ne istiyor, bana niçin sövüyor?”dedi.

Maiyetindekilerden biri padişaha: “Padişahım, boynunu vurdurun. Dünyadan nam ve nişanı kalksın” dedi.

Büyük padişah; düşündü, taşındı, baktı, gördü ki adam mihnet içinde bunalmış, eşeği çamura batmıştır.

Zavallı adamın haline acıdı. Uygunsuz, yolsuz sözlerinden kabaran öfkesini yuttu.

Tuttu, ona altın verdi, at verdi, kürklü kaftan verdi.

Öfke zamanında merhamet ne güzel şeydir.

Birisi o ihtiyara: “Ey akılsız ihtiyar, ölümden nasıl kurtuldun, hayretteyim ?” dedi.

İhtiyar şöyle cevap verdi: “Sus, ben o sırada dertli idim, kendime malik değildim. Bana yakışan şeyi yaptım. Padişaha gelince, o da kendisine yakışan ihsan ve in’amı yaptı.”

Kötülüğe kötülükle mukabele kolay bir şeydir.

Mert isen kötülük edene iyilik yap.

Bahsi geçen hikayeden benim anladığım şu sevgili okurlar;

Her birim varoluş programına göre davranış ortaya koyar.

Asıl önemli olanı, karşındakinin haline göre değil, sendeki mevcut potansiyeli en mükemmel en içten şekilde yaşamak ve seyrini gerçekleştirmektir.

Bunun neticesinde de herkes kendi kapasitesi ve yaptıklarının sonucunu “el hasib” ismi çerçevesinde elde edecektir.

Takdir ve değerlendirme ismi Allah olanındır.

 

 

Ahmed F. YÜKSEL

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hadis ile bildirilmiş,” İyilik edene kötülük eden, nimetime nankörlük etmiş olur, kötülük edene iyilik eden de, bana şükretmiş olur”. Demek ki şükretmenin esası sadece iyilik edene iyilikle değil, kötülük edene de iyilik prensibiyle hareket etmekmiş. Değerli paylaşımınız için teşekkürler.

miray ecrin 
 04.07.2013 10:41
 

Günümüzde birçoğumuz için yaşam etki-tepki ilkesi üzerine kurulu. Herkes anlık etki-tepki karaları ile yaşamayı, içsel sesine kulak verip kendini dinleyip kendine yakışanı yapmaya yeğliyor.Böylece de içsel yolculuğuna belki de hiç çıkamamış bireyler olarak, yüzeyde kalıp derinlerdeki defineyi bulacağımızı zannediyoruz, ne yazık ki.. Ve böyle bir ömür geçip gidiyor.

ahsen kapran 
 04.07.2013 5:47
 

Öfke zamanında merhamet edebilmek, insansı değil de insan olduğumuza belki de en büyük işaret! Bu güzel hikaye ve değerli paylaşımınız için teşekkürlerimi sunarım.

acun adıgüzel 
 04.07.2013 5:44
 

Hikayedeki padişahın ilk anki kızgınlığına ve egosunu körükleyen etraf yorumlarına göre değil de, düşünüp taşınıp, zavallı ihtiyarla empati kurup, onun o haline yaklaşım yaparak bir harekette bulunması nicemize çok büyük ders! Ders alabilmeyi bilmek gerek önce tabi.. Bu iyi hikayeyi okuduğuma ve yazar tarafından değeri verilerek yorumlanmış olmasına çok sevindim.

haldun emre 
 03.07.2013 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1991
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10246
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster