Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '07

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
364
 

Bir pazar ancak bu kadar güzel olur

Pazar sabahlarını her sabahtan daha cok seviyorum, aslında ben genelde bütün sabahları severim özellikle güneşi bol olan sabahları. Bu pazara da izmirde güneşi ve neşesi bol bir sabaha uyandık, önce mutluluk öpücüklerimizi aldık sonra sevgilimin değimiyle düğüne gider gibi süslenip sitemizin içinde yürüyüse cıktık. Aslında zavallı sevgilimin gözleri "ne olur ben arabayla geleyim, yanından yavas yavas gelirim" der gibi masum masum baksa da benden kurtulması mümkün olmadı. Bu koca yokusu yürütüyorsun ya bana deyip vızıldasa da benim mutlulugumu görünce onun da yüzü güldü.

Beraberken her sabah gibi güzel baslayan sabahı ögleye baglıyorduk ama bizim gibi obur bir çift hala yemek konusunu gündeme getirmemişti. Kısa da olsa yürüyüşümüzü zorunlu olarak bitirip arabaya atladık ama nereye gidiyoruz ne yapacagız kımse bişey söylemiyor çünkü biz böyleyiz ne yapacagı belli olmayan insanlar. sonunda dayanamayıp nereye gidiyoruz dedim, aksam konustugumuz gibi, deyip "urla" dedi. hem evimize hem de neşemize yani denize yakın olan bir yere gidiyorduk. acız ve yoldayız bizden daha neseli ve oynak bir cift bulamazsınız. bir de deniz kıyısından yol alıyoruz degmeyin keyfimize. Gideceğimiz mekanı daha önceden hiç görmedim yakınlarında bir yere gitmiştim ama oraya ilk kez gidiyorum. sevgilimin bilmediği mekan olmadıgı ama herzaman ilk günki gibi acemi davrandıgı için mekanla ilgili bişey konusmadan ilerliyoruz. yol o kadar güzel ki insan inip kosmak istiyor. güneş ısıl ısıl sanki yaz ve biz tatile gidiyoruz gerci bir farkı yok cünkü bikinim içimde kafam bir esse denizin içindeyim.

Neyse ben havadan civcivden konusurken biz mekanı karsıdan görüp hemen zıpladık "7 KARDEŞLER" . :) harika bir yer. Denize nazır, küçük ama cok sirin bir yer. ahsaptan yapılmıs dubleks bir evden cevrilmiş sıcak, keyif veren bir mekan. Asagıda ise deniz kıyısına konmus ahsap masa-sandalyeler ve 2 metre boyunda, üzerinde bi yıgın soganla iştah acıcı duran, gel benimle keyif cıkar diyen devasa bi ızgara. Rüzgar biraz sert esiyor orada, herzamanki gibi tedbirsiz cıktıgım için vesveseli sevgilim içerde oturalım üşürsün diyor ve biz kahvaltıyı ucsuz bucaksız denizi izleyerek yapıyoruz. Sevgilim bal kaymak ben de recel sürerek dilim dilim ekmek yiyoruz. sucuklu yumurtamız nefis kokuyor, çift yumurta istemiştik ama olsun tek yumurta gelse de biz herseyimizi paylasırız. karnımızı iyice doyurup birbizimize denizi ekleyip izliyoruz. "Biz bu kadarla kalmayız değil mi sevgilim, hadi asaga inip bir de portakal suyu içelim denize nazır." Vesvese tedbirli sevgilim ceketlerinden birini bagajdan cıkarıp giydirince kız cocugu gibi oluyorum. tahta ahsaplara oturup portakal suyuyla enerjımızı tetikliyoruz. cıvıl cıvıl güneşin altında, rüzgarla beraber bu güzel mekanın keyfini cıkarıyoruz. Öyle şirin bi yerki, aklıma hemen güzel bi fikir geliyor. Hayatım düşünsene, denize girip cıkıyorsun, bikiniyle kosup hemen yarım ekmek köfteyi götürüyorsun.ooo keyfe bak :)))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 445
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

1981 İzmir doğumluyum. AOF İşletme bölümünden mezunum, yine aynı okulda halkla ilişkiler okumaktayım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster