Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
375
 

Bir pazar günü

Bir pazar günü
 

********************


Pazar günleri, gazeteleri okumak ayrı bir keyiftir hepimiz için.

Yataktan geç kalkmalar, tören havasında kahvaltılar, şöyle güzel bir Türk Kahvesi eşliğinde uzun uzun detaylı okunan gazeteler...

Hemen herkes veya büyük bir çoğunluk için öyledir zannediyorum, benim için de öyle.

Ama ne yazık ki, uzun süredir gazete tv haberleri, insanın içini karartıyor.

Hepmizin malumu, kahrolası terör ve kaybettigimiz, Fidanlarımız, ana kuzusu gencecik Şehitlerimiz.

Tanrım, , bu ne bitmez bir bela, bu ne kahredici acı, o aileleri kahretmeye, o hayatları sonlandırmaya, o ışıkları söndürmeye ne gibi geçerli bir sebep olabilir ki?.

Ne isteniyor, ? ne yapılmalı asla anlayamıyorum, anlayamam da.

Bende, Arap Kökenli bir ailenin kızıyım ama Türkoğlu Türküm, bununlada her zaman gurur duydum, duyacağım

Başka türlüsü düşünülemez bile, .
Yüzyıllardır, Çukurova bölgesi, Hatay ve tüm o bölgelerde binlerce arap, hristiyan, türkmen birlikte yaşıyor.

Hiç bir zaman için o insanlar arasında, asla ! hiç bir sorun yaşanmamıştır.

İlişkiler son derece sıcak ve üzerine destanlar yazılabilecek güzellikte komşuluk örnekleriyle doludur.

Bizler devleti, milleti, bayrağı, vatanı için ölebilecek, dedeleri, Türkiye için savaşmış ve o savaşlarda şehitler vermiş Türk Evlatlarıyız.

Biz asla büyüklerimizden ( azınlık) kelimesini duymadık çünkü, . Değiliz.!

Bugün, Araplarla savaşsak, Türk olarak ilk savaşacakların içinde çocuklarımızın olacağı şüphesiz, çünkü bizler öyle yetiştirildik ve öyle yetiştiriyoruz.

Şimdi bu azınlığız, haklarımızı istiyoruz, özgürlük istiyoruz deyip, günahsız binlerce insanı yaşama özgürlüğünden mahrum eden, yok eden, katleden bu insanları anlayabilen varsa, lütfen banada anlatsın.

Çok okuyan, her olayda iki ayrı ve farklı düşünceye, madalyonun her iki tarafından bakmaya çalışarak, araştıran biriyim.

Ama bu yaşıma dek, aynı topraklarda yaşayan, eşit şartlarda olmasa bile aynı hayatı yaşayan, kültürleri kaynaşmış, yaşamları birleşmiş, yeri gelmiş bir evi, bir yatağı, bir lokmayı paylaşmış, siz - biz değil, ( Biz) olmuş bizlerin, birbirini öldürmesini gerektirecek kadar haklı, bir tek sebep, konu veya fikir bulamadım..

Bu kadar canı, çoluk çocuğu, bir bomba atıp öldürmenin, karşısına geçip seyretmenin ve üstelik pişman değilim demenin hakı hiçbir sebebi olabilir mi? Asla!!.

Göz yaşları ile üzerine titreyerek büyüttüğümüz evlatlarımızı askere, kardeş katili, veya maktulü olmaları için göndermiyoruz.

Benim çocukluğumda, ağabeylerim ve çevredeki gençler, askere gönderildiğinde analarımız, evladım bu süre içerisinde sokaklarda değil, en güvenli yerde olacak diyerek, huzur içinde başını yastığa koyardı, peki ya şimdi, hangi ananın yüreğindeki yangın evladı geri dönmeden sönüyor.

Taleplerimiz, beklentilerimiz, şikayetlerimiz isyanlarımız, eşitsizliğimiz olabilir, yaşanan binlerce olumsuzluk vardır ve olacaktır ama bunun çözümü asla birbirimizi öldürerek değildir ve olmamalıdır.

Nelerin ve kimlerin oyunundayız, aklım bu kadarına ermiyor ama bilidiğim ve acıyla gördüğüm tek şey, Karanlık ve Dipsiz Kuyulara acımasızca çekildiğimiz.

Peki, böyle dönemlerde bırakın pazarları kahve ve gazete keyfini, şölenlerin, bayramların, yaşamanın keyfi kalır mı? asla!!

Sönen hayatlarla birlikte Türkiyem Kahroluyor, huzursuzuz, üzgünüz, mutsuzuz ama başımız dik.

Bir bütün olarak yaşamak istiyoruz, dağlarımızı korkmadan, şölenler içerisinde birlikte paylaşmak, denizlerimizde birlikte kulaç atmak, bu Cennet Vatanın her köşesini, kardeş yürekler rehberliğinde, eşit atılan adımlarla arşınlamak ve hayatı olması gerektiği gibi -KARDEŞÇE- yaşamak istiyoruz...

İsteyenlerle tabi, Kürt, Türk, Arap veya her kim olursa olsun hiç farketmez .Bu Vatan hepimizin, acısı ve tatlısı ile..

Birtek Şehit haberi daha okumak, duymak istemiyoruz.

Ne olur bu son olsun diyerek, en keyifli pazarlara ve günlere, gazeteleri süsleyen en güzel haberlere kavuşmak temennisi ile hoşçakalın dostlar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hassasiyetine katılmamak elde değil ama yine de üç beş zehirli düşüncenin gerçekleri malesef. dilerim bir gün biter ve bitecekte. sevgilerle.

erol aslan 
 15.01.2008 11:07
Cevap :
Merhaba. Ben 51 yaşıma girdim, yetmişler, seksenler doruk noktasıydı bitmedi ,bitmiyor, bitecekmi bilmiyorum. İnşallah tek temennim .Sevgilerimle  15.01.2008 12:31
 

okudukça , izledikce baktım ki , müthiş gergin , mutsuz huzursuz oluyorum ve bana ihtiyacı olan kelebeğime (2 yaşında) verecek hiç birşeyim kalmıyor, protesto değil okumamak sadece görüp de birşey yapamamanın çaresizliğini yaşamamak adına biraz uzağım...

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 14.01.2008 16:05
Cevap :
Bütün annelerin tek arzusu evlatlarının kokusunu sonsuza kadar, içine çekebilmektir değilmi.. Size ailenizle birlikte harika vu uzun bir hayat diliyorum Sevgilerimle.  14.01.2008 23:42
 

Anlasak ve anlatabilsek; kardeşçe yaşasak keşke. Ben de o toprakların kzııyım ve bloglarımda da yazdım defalarca. Dumanı tütüyor toprakalrımızın ne yazık.....

Mezopotamya Prensesi 
 14.01.2008 15:45
Cevap :
Evet ah diyoruz, keşke diyoruz, olmasa bitse anaların yüreği yanmasa ama dediğiniz gibi, elden bir şey gelmiyor ne yazıkki. yalnızca üzülüyoruz..Sevgilerimle Arkadaşım.  14.01.2008 23:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 4424
Kayıt tarihi
: 26.12.07
 
 

Cevap vermekte en çok zorlandığım soru bu işte, evliyim bir kızım ve bir oğlum var, Mersinliyim ve ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster