Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4754
 

Bir pazar yeri hikayesi

Bir pazar yeri hikayesi
 

Semtimize perşembe günleri kurulan halk pazarına her hafta uğramadan yapamıyorum. Benim gibi hemen hemen her kesimden insanın dolaştığı, göz ucuyla fiyatları kontrol edip , sebzenin ve meyvenin tazesini ucuza getirip almakla kendimizi rahatlattığımız yerdir pazarlar.Taze meyve ve sebze tüketmenin hazzına birde ekonomik olarak arttırdığımız parayı başka yerde kullanmak düşüncesi vardır aklımızda. Ama son yıllarda fiyatların yüksekliği,temel ihtiyaçlarını almakta zorlanan dar gelirliler, emekliler ve kalabalık aileler, artık pazara çıkmaktan çekinir olmuşlar veya pazarın toplanmasına yakın fiyatların düşmesini bekleyen çoğunluk durumuna düşmüşlerdir. Asgari ücretle çalışanların çokluğu, kira. yiyecek, elektrik, su, giyim ve okul masraflarının yüksekliği insanların belini büken unsurlardır. Emeklilere yıl sonunda yapılacağı açıklanan komik zammın hemen ertesinde doğalgaza yapılan yüksek zam, kışın devamının geleceğine işaret olarak yorumlandı ve moralleri bozdu.

Geçen perşembe günü yine pazardayım.Evin ihtiyacı olan birkaç parça sebzeyi gözüme kestirdiğim tezgahlardan aldım.Elimde üç poşetle pazardan çıkmaya hazırlanırken,bir tezgahta taze fasulye gördüm.Gerçekten yeni toplandığı belli oluyordu.Elimdeki poşetleri tezgahın üzerine koyup,bir kilo tartarmısın diyecektim ki,cep telefonum çaldı.Ben elimi cebime sokerken gençten bir hanım da benim poşetlerin yanına bir poşet koydu.Arayan hanımdı;fazla bir şey almamamı söylüyordu ki,benim poşetler hareket etmeye başladı.Son poşet de giderken döndüm.13-14 yaşlarında güzel bir kız elinde benim poşetler.Ne yapıyorsun sen kızım dedim.Gülen gözleri masumcaydı.Hemen arkasında benim poşetlerin yanına kendi poşetini koyan annesi duruyordu.Hemen,kızım o poşetler bizim değil demiştim sana gibisinden bir laf etti.Bu anda pazarcıyla birbirimize baktık ne o,nede ben bir şey söyliyemedik.

Pazara çıkan insanlar bu kadar dalgın olabiliyorlar mı,yoksa insanların dalgın ve meşgul anını kollayanlar mı aramızda dolaşıyor bilemiyorum ama;birkaç kilo sebze için insanların düştükleri durum AB'ye girmek için yıllardır mücadele eden ülkemiz için hiç iyi referans değil.Kısır çekişmeleri,gereksiz polemikleri,uygunsuz ve hoyratça harcamaları bir süre ara verip,halkın sağlığı,mutluluğu ve yaşam standardı üzerine biraz kafa yormanın zamanı gelmedi mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1966
Kayıt tarihi
: 25.08.06
 
 

1953 Manisa Alaşehir doğumluyum.  Lise mezunu, evli, üniversite mezunu bir çocuk babasıyım. 197..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster