Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
648
 

Bir resim.. Bir dava.. Bir sonuç: Soykırım

Bir resim.. Bir dava.. Bir sonuç: Soykırım
 

Yakın bir tarihtir 1995 yılı. Sırların Boşnaklara yaptığı katliamı, dünya kamuoyu çıplak gözle izledi. Hep bir ağızdan da lanetledik bu katliamı. Kasap Sırplar, Boşnakları planlı bir yok etme projesi ile katlettiler. BM’nin daha sonra bölgeyi kontrol altına almalarına rağmen, Sırplar BM güçlerinin kontrol ettiği güvenlik bölgesi olan Srebrenitza köyüne girip, Boşnak erkekleri kamyonlara bindirip, dağlık kesimlere götürüp, önce ellerini arkalarından bağlayıp, sırtlarına, kafalarına sıkılan kurşunlarla katlettiler. Sonuç 7 bin erkek katledildi ve katledenler ağızlarında sigaraları ve pis sakalları, sararmış dişleri ile sırıtıyorlardı, bu tarihi anı çekim yapan kameraya. Ve yıllar sonra, başta kasap Sırplar ve onların efendisi savaş suçlusu olarak yargılandı. Ama Saddamın’ki gibi bir sonu göremedik onlarla, çoğu özgürlüklerine kavuştu.

Yıllar sonra Boşnaklar, bu “Soykırım’ı” Dünya gündemine ve Uluslar arası Adalet Divanına (UAD) taşıdılar. Ne diyordu Boşnaklar ? “Dönemin Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç liderliğindeki Belgrad yönetiminin, Bosna Savaşı (1992-1995) sırasında Bosnalı Sırpları ''Büyük Sırbistan'' yaratma çabasıyla soykırım olan etnik temizlik kampanyası yürütmesi için cesaretlendirdiğini, silahlandırdığını ve finanse ettiğini “ ifade ediyorlardı

Peki Sırplar ne diyordu savunmalarında ? Onlar da “Bosna'da etnik gruplar arasında çatışmanın olduğu savaşta Sırp paramiliter grupların eylemlerinden sorumlu olmadığını, BM'nin 1948'deki Soykırım Konvansiyonunda tanımlandığı şekilde, Bosna'daki Boşnak nüfusun tamamını ya da bir bölümünü yok etme amacı güdülmediğini” savunuyordu.

Yıllarca süren dava nihayet sonuçlandı. Sonuç Boşnakların lehine. Adalet Divanı sonucu “1995’te Srebrenitza’da yapılan katliam bir soykırımdır ama Sırplar soykırımcı değildir” diye bir açıklama da yaptılar. Yani Adalet Divanı, Sırbistan’ın Bosna’daki soykırımdan hukuki olarak doğrudan sorumlu ve suç ortağı olmadığına ve Sırpların bu katliamı önleyememekten sorumlu olduğuna karar vermiş.

Şimdi burada farklı resimlere bir göz atalım : 1995 yılının Srebrenitza’sında yapılan katliam, 1948 Soykırım Sözleşmesine göre tam bir kırımdır ve adı Soykırımdır. Bu Birleşmiş Milletler’İn (BM) en yüksek mahkemesi olan Uluslararası Adalet Divanı tarafından da kabul edilmiştir. Bu resmin görünen birinci yüzüdür.

Resmin görünün ikinci yüzünde ise; UAD’ın Sırbistan’ın bir devlet olarak Bosna’da Boşnakların öldürülmesi, işkencelere maruz kalması, kadınların ve genç kızların tecavüze uğraması, hayatta kalanların yaşadıkları yerlerden tecrit edilmesi (sürülmesi), yoluyla bir soykırım suçu işlemediğine, bunun sorumlusunun Sırp devleti ve Sırp halkı olmadığına karar vermiştir.

Resmin görünün üçüncü yüzünde ise; İkinci Dünya Savaşı'ndaki Nazi soykırımından sonra BM'nin 1948'deki sözleşmesi uyarınca yasa dışı kabul edilen soykırımdan ilk kez bir devlet yargılanıyor. Ve merkezi Lahey’de bulunan mahkemenin 60 yılı aşan tarihinde ilk defa bir ülke soykırım suçlamasıyla açılan davada 2’ye karşı 13 oyla aklanıyor ama kırım kabul ediliyor.

Resmin görünün dördüncü yüzünde görülen de şudur ; Bosna devleti, UAD’ın da ilan ettiği bu soykırımdan bir kuruş bile tazminat alamayacak olması. Evet maalesef Uluslararası Adalet Divanı, Sırbistan devletini, Bosna'da 1992-1995 savaşı sırasında meydana gelen soykırımdan doğrudan sorumlu olduğu konusunda aklarken, Bosna'nın tazminat talebini de reddetti.

Bosna, UAD’daki soykırım davasını 1993 yılında açmıştı. Bosna'nın doğusunda bulunan ve BM koruması altında olan Srebrenitza ve civarında, temmuz 1995'de 8 bin Boşnak Müslüman erkek katledilmişti. Katliamda ölenlerin yaklaşık yarısının cesetleri, 80 kadar toplu mezardan çıkarılmıştı.
Srebrenitza katliamından sorumlu tutulan dönemin Bosnalı Sırp lideri Radovan Karaciç ve askeri lider Ratko Mladiç, halen yakalanamamış durumda.

Peki onca ölümler, tecavüzler, onca insanın yerlerinden, yurtlarından olmasının sorumlusu kim ? Bunlar maddi olarak tazmin edilemeyecek belki ama manevi olarak nasıl tazmin edilecek ? Peki bu dava, sonradan açılan davalara örnek teşkil eder mi ? Bu soruların yanıtını kim verecek ?

Olan binlerce insana oldu ? Dünya da buna seyirci kaldı. Kalmaya da devam ediyor !.. Bu da fotoğrafın görünmeyen yüzü..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2489
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster