Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '11

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
105
 

Bir Ruh iki Beden üç Aşk (Onuncu Bölüm)

Bir Ruh iki Beden üç Aşk (Onuncu Bölüm)
 

Büyük bir heyecan dalgası bütün benliğimi kuşatmış, bağırmak haykırmak dağa taşa ismini yazmak istiyordum o sevgilinin. Tuğba, Tuğba diye.

Sonra büyük bir coşkuyla “Ey âşıklar diye seslenmek istiyordum, beden sevgisini bir kenara bırakın, aslolan ruh sevgisidir.” O heyecan dalgası içinde kendimi sevgilinin kapısının önünde dahası odasında buldum. Biriciğim mışıl mışıl uyuyordu. Bir müddet uykudaki güzelimi seyrettim. Melekler kadar güzel gibi bir söz, bu güzellik karşısında inanın çok basit kalırdı.

O benim ruhumdu, ışığımdı. Şimdi şuracıkta o ışığın içinde kendimi kaybetmek, ışığın bir parçası olmak, bir gün bu ışık tarafından yutulmak istiyordum. Varlığım göklere yıldızlara yükselene dek “seni seviyorum, seni seviyorum” diye fısıldamak istiyordum. Dahası ona tatlı tatlı ninniler söylemek, o uyurken varlığımı ninniler aracılığı ile hissettirmek istiyordum. Beni görmeliydi, bilmeliydi. Varlığım boyunca yaşadığım en büyük sarsıntıyı, depremi işte şu an şuracıkta yaşıyordum.

Kısa kahverengi saçları dağılmıştı. Gözkapakları hafif hafif titriyordu. Belli ki rüya âleminde dolaşıyordu. Birdenbire gözkapakları aralanıverdi. Griye çalan mavi gözleriyle şaşkın şaşkın bakınmaya başladı. Baygın, uyuşuk bir hali vardı. Bu haliyle bile son derece güzeldi. İster istemez içimden ruhunu öperim senin diye geçirdim. İşte on an beklenmedik bir şey oldu. Sanki bu çağrım duyulmuş gibi “Hadi öp öp” sesleriyle irkildim. Bu ses de neyin nesiydi? Nereden geliyordu. Birkaç dakika hiçbir şey yapmadan öylece bekledim. O cesaretlendirici sesi bir kez daha duymak istiyordum. İşte o zaman öpebilirdim sevgilimin ruhunu. Ama o sesi bir daha duyamadım. Besbelli ki yalnızca bir ruh aldanmasıydı yaşadığım.

İşte o zaman kendi kendime kızmaya başladım. Yazıklar olsun! Harekete geçmek için neden bir başkasının cesaretlendirmesine ihtiyaç duyuyorsun ki? Bunu pekâlâ kendinde yapabilirsin. Her ne kadar böyle düşündüysem de o cesareti bir türlü kendimde bulamadım. Bunun üzerine biriciğime son bir bakış atıp oradan ayrıldım. Dışarıya süzüldüğümde hava aydınlanmaya yüz tutmuştu. Onu bulmalıydım kazaskeri.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 323
Kayıt tarihi
: 30.08.10
 
 

Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesi mezunuyum. Çeşitli kuruluşlarda muhasebe ve dış ticaret or..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster