Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
450
 

Bir sağlık çalışanının isyanı

Bir sağlık çalışanının isyanı
 

Herkes sağlık çalışanlarından şikayetçi. Bir de madalyonun diğer yüzüne bakalım istedim.

Bir üniversite hastanesinde sağlık personeli olarak çalışıyorum. Hani şu suratsız, bütün hastalara kötü davranan, hiç çalışmadan akşama kadar yatıp devletten boşu boşuna para aldığı söylenilen devlet memurlarından birisiyim. Üstelik de acil birimde çalışıyorum. Yani duble lanet birisi.


Gelin bir de karşı pencereden bakalım olaylara.


Sabah işe başlarsınız ilk önce çalışacağını cihazların bakımları vardır. Bir saat kadar o bakımlar sürer bu esnada hasta kanlarına bakamazsınız. Onu yapmazsanız doğru sonuç veremezsiniz. Ama bunu hastalar bilmedikleri için her 10 dakikada bir gelip benim sonucum ne zaman çıkacak diye sorarlar. Aynı şeyi her hastaya yaklaşık 3 er kez anlatırsınız. Sabahtır ya, daha sakin olduğunuz için sabırla anlatırsınız. Sonuçların öğleden sonra çıkacağını söylersiniz gerçi daha önce 5 kez söylenmiştir ama olsun bir de siz tekrarlarsınız. Ne de olsa insanların acıları vardır anlayışlı olmaya çalışırsınız.


Gelen kişinin elindeki kâğıtta başka bir bölümün adı yazıyordur ama okumaz gelir size sorar. Kâğıdı neden okumuyorsunuz demez tarif edersiniz. 10 dakika sonra kişi geri gelir, orası bunu almıyor ben ne yapayım diyerek. Sizinle hiçbir ilgisi olmayan bir konuda adam sizi yaklaşık 15 dakika meşgul eder. Ama olsun insanların acıları vardır, kafaları karışmıştır anlayışlı olmaya çalışırsınız.


Sizin sonucunuz en erken bir saatte çıkar dediğiniz bir hasta yakını, her 10 dakikada bir gelip daha çıkmadı mı? Daha çıkmadı mı? Diyerek sizin sabrınızı ölçmeye devam eder. Üstüne üstlük hakaret etmeye de başlamıştır ama kızmazsınız. Ne de olsa acıları vardır anlayışlı olmaya çalışırsınız.


Sonuçların sonuç alma odasından alınacağını yazmışsınızdır ama her hasta ile aranızda şu diyalog geçer.

Sonuçlarınız öğleden sonra 1, 30 da sonuç alma odasından alacaksınız.

Kaçta alacağım?

Öğleden sonra 1, 30 da.

Nerden alacağım?

Sonuç alma odasından.

Daha erken olmaz mı?

Olmaz.

O zaman yarın alabilir miyim?

Alabilirsiniz.


Hemen akabinde bütün konuşmayı duymuş olan diğer hasta ile de aynı konuşmaları yaparsınız. Günde ortalama 500 hasta. Ama olsun siz sağlık çalışanısınız anlayışlı ve sabırlı olmalısınız. İnsanların acıları var..


Kayıt yaptırmadan kanları alamazsınız çünkü sistem öyle düzenlenmiştir. Bu sistemi siz kurmamışsınızdır ama bütün şikâyetini siz çekersiniz. Siz boşu boşuna hastalara eziyet olsun diye aşağı yukarı gönderen acımasız sağlık çalışanısınızdır ya. Hemen beddualar gelmeye başar. İnşallah sizin de başınıza gelir, inşallah siz de sürünürsünüz benzeri bilumum bedduaları da aldıktan sonra yine anlayışlı olmaya çalışırsınız. Ne de olsa hastadırlar.

Diyelim ki, cihaz arızalandı. O zaman ölümlerden ölüm beğenin işte. Cihazı siz bilerek ve isteyerek, sırf kötülük olsun diye bozmuşsunuzdur. Gelen beddualar tehditlere dönüşür artık. Benim hastama bir şey olsun görürsünüz siz gününüzü veya kaçta çıkıyorsunuz siz işten bakim gibi çeşitli yaratıcılıkta tehditler alırsınız. Ama olsun ne de olsa acıları vardır siz sabırlı ve anlayışlı olmaya çalışırsınız.


Bu arada sizin hasta olmak, acıkmak, moralinizin bozuk olması vs gibi sorunlarınız olamaz zaten. Siz sonuçta devlete sırtını dayamış, öyle yattığı yerden para kazanan insanlarsınız.

Sizin maaşınızı da zaten onlar veriyordur.


Onlar hastadır, acıları vardır anlayışlı olmaya çalışırsınız. Onlar hasta oldukları için size her türlü terbiyesizliği yapma hakları vardır ama siz insanüstü melekler olduğunuz için cevap verme, sinirlenme hakkınız yoktur, çünkü siz orada çalışansınız ve insanüstüsünüz. Bu gerçeği unutup insani yanınız devreye girince zaten anında kötü, acımasız, duyarsız bir insan olup anında şikâyet edilirsiniz.


Bu yazdıklarım tabi ki bütün hasta ve hasta yakınları için geçerli değil. Gerçekten çok anlayışlı ve saygılı olanlar da var.


Her meslekte olduğu gibi sağlık çalışanının da iyisi ve kötüsü, görevini yapanı ve yapmayanı vardır elbette. Ama biraz da madalyonun diğer yüzüne bakalım. Bu insanlar sürekli hasta insanlarla ve çok ağır şartlarda çalışıyorlar. Her gün yüzlerce mutsuz ve ağlayan insan görüyor. Her birisi için ayrı ayrı üzülmeye kalksa o kişinin kendi sağlığı ne hale gelir?


Sürekli aynı uyarana maruz kalınırsa bir süre sonra o uyarana karşı duyarsızlaşılır. Bu insanın kendini koruma mekanizmasıdır. Nasıl bir ilacı uzun süre kullanınca artık vücut duyarsızlaşır ve o ilaca karşı direnç oluşturursa; insan beyni de aynı şekilde acıya karşı direnç oluşturur. İnsanların sağlık çalışanlarını duyarsız bulmaları o yüzdendir. Çünkü o kişiler de artık acı çeken insanlara karşı duyarsızlaşırlar. Aksi takdirde işlerini yapamazlar ve kendi sağlıklarını kaybederler.


Her iki taraf için biraz daha anlayış diliyorum..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2286
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster