Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
472
 

Bir saniyede 100 metre koşabilme

Bir saniyede 100 metre koşabilme
 

Nükte ve şaka: Mizah penceresi...


Mizah penceresi

Bir saniyede 100 metre koşabilme!


Fıkra anlatmak da bir sanattır, her önüne gelen beceremez. Örneğin ben beceremem.


Aslında halkımız fıkracılık konusunda çok yeteneklidir. Türk halkının düşünsel dünyasının dokuları Hoca Nasreddin’in, Hayyam’ın fıkralarıyla örülmüştür.


Şimdi, bu anlatmaya çalışacağım fıkra bana internet kanalından, eski DSP Milletvekillerimizden Sayın Kazım Üstüner’in bir yönlendirmesiyle, birkaç ay önce gelmişti. Birkaç mahfilde anlatmıştım.


***


Geçen yıl güz aylarında Erdoğan-Buş zirvesinde taraflar karşılıklı konuşurlarken, Amerikan Başkanı kendilerinin ne kadar üstün olduklarını belirtmek için:


—Biz ölüyü diriltmeyi başardık! Demiş…


Şimdi, bu durumda bizimki hiç olmazsa lafta bari altta kalmamak için:


—Biz de 100 metreyi 3 saniyede kateden atlet yetiştirdik! Demez mi?


***


Görüşmeler bitip yurda döndükten sonra Tayyib Erdoğan’ı bir tasadır alır. Zira yakın zamanda Buş Türkiye’yi ziyaret edecekmiş. Yakın danışmanlarının başını, yani Zapsu danışmanı yanına çağırtır. Ne de olsa, Zapsu Amerikalıları, “Bu adamı delikten süpürmeyin, kullanın!” diyecek kadar iyi tanımaktadır.


—Danışman başı! Ben Amerika’da Buş’la konuşurken onun palavralarına dayanamayıp ben de atıvermiştim desteksiz… O ölüleri dirilttiklerini söyleyince ben de 100 metreyi 3 saniyede koşan atletimizin bulunduğunu söylemiştim. Şimdi Buş yakında buraya gelecek. Ya geldiğinde bu süper maratoncuları görmek isterse, ne yaparız o zaman?


Danışman başı, derin derin düşünmüş; başını kaşımış; sonra gözlerini patronunun gözlerine dikerek:


—Peki, siz diriltilen ölüyü gördünüz mü?


—Hayır… Aklıma bile gelmedi görmeyi istemek. Kaldı ki, o da görmek isteyebilirdi 3 saniyede 100 metre maratoncusunu!


—o zaman iş kolay…


—Nasıl kolay?


—Buş geldiğinde eğer bizim maratoncuyu görmek isterse, ilkin onun iddiasını göstermesini isteyiniz. Anıt Kabir’e götürünüz. Mustafa Kemal Atatürk’ü diriltmesini isteyiniz. Eğer diriltemezse rezil oldu gitti demektir; siz de bu arada kurtarırsınız. Yok, eğer diriltirse, siz zaten dirilen Atatürk’ü görünce 100 metreyi belki 3 saniyeden daha kısa zamanda koşarsınız.

www.fatihozcan.org

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 511
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 488
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster