Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
554
 

Bir Şeb-i Arus gecesi

Bir Şeb-i Arus gecesi
 

Alemi kuşatan büyük sırrın sesini duyar gibiyim neyde...


Yine Bir şeb-i Arus Gecesindeyim

Bir doz ney alırım umuduyla dolaşıyorum bu Mevlana akşamında.
Alemi kuşatan büyük sırın sesinden nasiplenmek amacıyla.

Kamil insanla, peygamberle, mesneviyle,
Mevlana’yla özdeşleşen neyin esrarından bir şeyler almaya çalışmaktı niyetim.

Ne çalmada, ne dönmede olmadığına göre kabiliyetim,
Nasıl olsa bana da kapanmayacak kapılardaydı beklentim.…

Segah tekbir can evimden vuruyor.
Önemli olan duanın amacı ve içtenliği olduğuna inanmama rağmen,
Bböylesi güzel söylenişi daha da bir işliyor ruhuma.
Bu güzelliği sanki Tanrı ayrı kabul eder gibi geliyor bana.

“Dinle neyden …” diye başlıyor, varlığın sırlarını aralamaya başlayan seslenişi Mesnevinin..
Dinleyebilmek için ara sıra dünya işlerini bırakmak gerektiği geliyor aklıma...

"Dinle" diyor... “Dinle… “...
Sadece kulakla dinlenmiyeceği bilinciyle gönlümle,
Rruhumla, benliğimle dinlemeye çalışıyorum...
Varlığımın hikmetini sorgulayarak…

Dinle ki… dönenleri göresin…
Dinle ki...dönmenin sırını bilesin..
Dinle ki...doğanın sesini duyasın…
Dinle ki...pişesin, yanasın…
Dinle ki...varlığın sırrına eresin...

Dinlemekten amacın hoş sesler duymasıysa kulaklarının,
Ne işin var meclisinde Mevlana’nın?
Gerçekte meyhane kapılarıdır aradığın…
Ney sesinin duyulacağı yer gönlündür…
kulağın değil... diyorum kendime…

Kapatıyorum gözlerimi…
ve teslim oluyorum beni çağıran sese…

Ney kesiliyor dünyam…
Üflenen, inleyen kamıştan öte duyduklarım…

“Sen kendi güzelliğine vurgunsun
Ben ayna tutar gibiyim sana…”
diyor Hayyam…

Görmeye çalışıyorum,
"bilmek amacıyla kendimi" tutuğu aynada Mevlana’nın…
Uyarmakta gecikmiyor, anlamsız bakışlarımı Hayyam...

“Biz eskiler giyen benzi soluklarız
Pazarda sırma satan bezirgan değil.”


Gözümü de açıyor Mevlana'nın

“iki parmağını koy gözlerine…
Sen görmüyorsun diye dünya dönmüyor değildir”
demesi...

Ve de hiç işine gelmese de nefsimin,
Dünya hırsıma son noktayı koyuyor ölümü hatırlatarak,

“Nice kızıl dudakları, nice altın saçları
Atmışsın toprağa süprüntüler gibi…”

demesi Hayyam Usta'nın...

Ben kim oluyorum ki "atılmayacak" diyorum
"... hiç gitmeyecek sandığım"..

İşbirliği yapmışlar bir kere Mevlana'yla, Hayyam
Hedef benim, belli…

“Ovada her kızıl lalenin teni bir padişahın kanıyla beslendi….
Şu yerden biten mor menekşe yok mu?
... bir güzelin yanağındaki bendi”


Başlıyorum sorgulamaya kendimi,
Ne işe yarayabileceğimi düşünerek, "atıldığımda"...
 Ne renk verebilirim laleye,
Ne de ben olabilirim bir güzele...

Geri kalır mı hiç Yunus, tamamlamaktan sahneyi;
“… al biraz da sen oyalan” derken nefsime.

Ne hırsımı bıraktılar ne de öfkemi…
Halbuki onlar baldan tatlıydılar…
Beni sevindirir, mutlu ederlerdi…
Daha... daha demek çok hoşuma giderdi...

Al sana, hadi bakalım dedim kendi kendime…
İzlemeye çalışırken
Eğilmiş başların, sikkelerin, beyaz tennurelerin savrulmasını...

Başlarda nefsin mezar taşı
Üstlerde bedenin kefeni
Eller açılmada Hak’ka
Alınanlarsa saçılmada halka...

Nefis gitmiş,
Akıl uçmuş,
Ruhlar avunmada
Bu şeb-i arus gecesinde
Canlar kavuşmada...

diye düşünüyorum... bir an "piştiğimi"...
"yandığımı"
sanarak...

Aklım her gün tövbe eder,
Nefsim her an tövbem bozar…
Arada kalmış biçareyim.
İyi ki senin kapın var...

...diyorum acizliğimle...
Ben günahkarı dahi "gel" diye çağırdığını umarak
Mevlana'nın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve iyi ki paylaşmışsınız bizimle duygularınızı, düşüncelerinizi. Gönlünüze sağlık. Dost selamlarımla...:)))

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 27.10.2009 16:49
Cevap :
Beğendiğine sevindim. Teşekkürlerimle, sevgiyle kal.  28.10.2009 11:55
 

Ney,hakkında usta sanatçılar gibi yarım bırakmışsınız eseri,kimbilir belki amacınıza ulaştınız,tamamlatmak istediniz bizlere,Ses getirdi yazınız.Neydeki esrarın Kamil insan ve içi asudeye erişen boş nefes,yani ruh.Ve neydeki ,perde sayısıyla,insandaki perde sayısı aynı.(kafatasındaki delklerle,Neydeki deliklerin adeti)Ve sazlıklardan kopan kamışın,aslına rücu için inlemesi.vb..Bir dize geldi aklıma,Ney le ilgili hayli cinas kullanılmıştı, Bildirmek için Mevla Ney!i Yarattı Mevlane'yi gibi ... Elinize sağlık.Sizde tüm velilerden bir karma gördüm.Say'iniz,zayi olmasın efendim..

ütopik 
 02.02.2009 20:01
Cevap :
İçten yorumunuz için teşekkür ederim. Dediklerinizden sonra tekrar okudum yazdıklarımı. Beyeniniz nedeniyle küçük iyileştirmeler yapmayı görev bildim kendime... Her defasında farklı şeyler düşündürür bana bu törenler.. Gözlerim acır yıkamaktan yüzümü, gözükmesin diye duygu yaşlarım.. Gönül dostlarınızın çok olması dileğiyle sevgiyle kalın.  03.02.2009 13:33
 

Çok güzel anlatmışsınız. Yüreğinize sağlık..

Uzayyolcusu 
 24.12.2008 11:44
Cevap :
Paylaşımınız ve nazik yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.  24.12.2008 15:18
 

beni de derinden etkiler, başı ve sonu olmayan bu yolda, dinlenir huzur bulurum sesinde Yüreğimden yüreğinize dost sevgi ve selamlarımla......

cennetışığı 
 19.12.2008 0:00
Cevap :
Sevgili Cennetışığı "varlıkların-dostların" için; Teğâbun 15 . Ayet: Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Enfâl 28 . Ayet: Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. demektedir. Gerçekten tutkunun verdiği egoistlikle tetiklenen sahiplenme arzusundan kaynaklanan sevgi değil, sevgiden kaynaklanan koruyuculuk ve şefkat... olmalı... Sevgiyle kalın.  19.12.2008 14:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 1060
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1024
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster