Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '07

 
Kategori
Antalya
Okunma Sayısı
1063
 

Bir şehre aşık olmak...

Bir şehre aşık olmak...
 

Çok şanslı insanlar için İngilizler' in kullandığı bir deyim vardır: 'Ağzında gümüş kaşıkla doğmak..' Ben kendi adıma, Antalya' da doğduğum ve bütün ömrümü burada geçirdiğim için, kendimi ağzımda gümüş kaşıkla doğmuş gibi hissediyorum...

Kimi zaman şehirlerin cinsiyeti vardır gibi gelir bana. Mesela Ankara' nın, takım elbiseler giymiş bir erkek kimliği vardır sanki.. İstanbul'un saraylı bir kadın edası... Antalya ise, evlatlarını bağrına basıp sevgiyle doyuran, bedeninden bereketler saçan Kybele'dir bir anlamda. .Bazan yaramaz , etekleri uçuşan bir kız çocuğu, ya da aniden parlayıp sağanaklarla ağlayan, ardından gözleri güneş ışıkları saçan, sürprizlerle dolu genç bir kadın...

Çam ağaçlarıyla süslü doğasında geçirdiğiniz saatler sizi adeta zorla şair yapar.. Dilinizde, kalbinizde hep dizeler vardır bu şehir için söylenecek.

Güneşin sarısı, denizin mavisine bakıyor, bakıyor...
Tepelerden vadilere koşarak,
Yeşillere boyanıp,
Akdeniz'e doğru akıyor, akıyor, akıyordu...

Çam kokulu saçlarını Akdeniz'e uzatmış bu şehre aşık olmamak elde mi dersiniz? Durmak, dinmek bilmeyen yağmurlarının ardından, hiç iz bırakmadan, güneşli bir güne uyanan kaç şehir gördünüz? Denizin içindeki çakıl taşlarını başka nerede sayılabilecek durulukta görebildiniz?

Konyaaltı varyantının üstünde durup başınızı çevirdiğiniz her yönde ayrı bir güzellikte tablo bulursunuz.Beydağları'nın karlarla kaplı dorukları, denizin sahile doğru nazlı nazlı salınışı, falezlerin muhteşem görüntüsü...

Hangi şehirde, yarım saatlik yolda 2 ayrı iklimi yaşayabilirsiniz? Denizden çıkıp arabanızla dağlara doğru yola düşseniz, elinizi buz gibi sularda serinletebilirsiniz...

Yaradanın cömertliği toprağından bereket bereket fışkırır Antalya'nın..Sanırım bir yazarın cümlesiydi.'.Bastonunuzla uzun süre yere dayansanız, bastonunuz filizlenmeye başlar toprağın bereketinden...'

Antalya'ya ancak aşık olunur, sevmek çok hafif kalır böyle bir şehri..Öyle aşık olunur ki, gittiğiniz heryerden dönüşünüzde Kepez'den şehri gördüğünüz an içinizde kuşlar cıvıldar adeta..Ya da Kemer yolundan denizin ışıklı maviliğine baka baka kavuşursunuz aşkınıza..Hele Alanya dönüşüyse ve bir de güneş denizin üstünde batıyorsa...

Ekim ikindilerinde, Beydağlarının ardında kaybolan güneşin inanılmaz renkleri, dolunayda seyretmeye doyamadığımız yakamozlar, poyrazlı havalarda denizin aldığı o berrak, titrek lacivert renk, Sarısu'nun su yeşili, zakkumlarının pembesi, dağlarda kardelenler, Lara'da gözalabildiğine uzanan kumsalda açan kum zambakları, Kurşunlu şelalesinin cam göbeği mavisi suları, Karaalioğlu pakından görünen körfezin muhteşemliği...

Antalya...Senin aşkını hangi cümleler anlatabilir ki? Hangi dizeler o bakire ruhlu olgun kadın güzelliğini şiirleştirebilir ki? Sen ki, Kleopatra'nın bile vazgeçemediği bir şehirsin, sana aşık olmaktan kim vazgeçebilir ki?

Hasan Hüseyin Dulun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

benim işim bitti :) Artık yazar dururum :) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 12.04.2010 8:14
Cevap :
Bence şehrimize aşık olmanızda bir sakınca yok:) Şimdi bu cevaptan sonra şiirinize doğru koşacağım:) Sevgilerimle...  15.04.2010 17:47
 

Yukarıdaki yazıyı tüm blok yazarlarının, blok yorumcularının, herkesin ama herkesin okumasını tavsiye ediyorum.Okusunlar ki, Antalya'nın ne muhteşem bir yer olduğunu anlasınlar. Ha anlatılanlarda kesinlikle fazla yok.Belki eksik olabilir.Antalya sevdalılarına selamlar, sevgiler..........

Mesut KARİP 
 01.05.2008 17:59
Cevap :
Sizin de bir Antalya sevdalısı olduğunuzu anlıyorum. Evet, gerçekten fazlası yok, eksiği var yazımın. Sevgiler...  02.05.2008 13:08
 

Yıkım kararını verenlerin elleri kırılsın. tarihe saygısı olmayanların... Neyse daha fazla beddua etmeyeyim. N'olur ne olmaz... Demek yıkılı ha... Geçen yıl önünden geçerken yine gözlerim dolduydu. Bundan sonra oralardan geçerken hüngür hüngür ağlayacağız desenize... Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 14.11.2007 11:36
Cevap :
Valilik binası da yıkılmıştı zamanında. PTT binası da. Oysa ne güzel binalardı. Şimdi Valilik binası da yıkılıyor. Gazi M. Kemal İlkokulu restore edildi, orası oldu Valilik. Siz iyisi mi gelmeden önce benden bir rapor alın da, hayal kırıklığına uğramayın. Biz bile yeterince uğruyoruz. Ha, bu arada...Yaşadığınız Uzunçarşı sokağa arabanızla girerseniz, para ödemek zorunda kalacaksınız,demedi demeyin :) Saygılar...  14.11.2007 12:32
 

Uzunçarşı sokakta oturmuş, İnönü İlkokulundan mezun olmuş, Merkez Ortaokulunun ilk öğrencilerinden olan ben, sizin anlatımızınla "AŞKINA KAVUŞAMAYAN" biriyim. Gümüş kaşıkla doğmasam da gümüş kaşıkla yemek yedim. Anlatımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 13.11.2007 17:29
Cevap :
İbrahim bey, ben de İnönü İlkokulu'ndan mezunum ve ben de Merkez Ortaokulu'nun yeni binasına taşındığı yılki ilk öğrencilerindenim. Ne acıdır ki, İnönü İlkokulu'nu yıktılar geçen ay. Sözüm ona şehrimizi güzelleştireceklerdi. Şu anda okulumuzun yerinde asfalt kaplı bir otopark var. Okulumuzdan geriye kalan, 6 tane palmiye ağacı ve bahçe duvarının kenarlarındaki likstrunler. Sadece bizim okulumuzu yıkmadılar elbette. Okulumuzun karşı kaldırımındaki İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi de yıkıldı. İnsan ' acaba? ' demeden edemiyor...Saygılar.  13.11.2007 22:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2070
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster