Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '20

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
239
 

BİR SEVDA ÖYKÜSÜ

BİR SEVDA ÖYKÜSÜ

   İner gider de, İstanbul’dan aşağı

   Beline bağlamış palaska kuşağı

   Kurban olam da, Yozgat uşağı

   İçinizde sarı yârim, var mı ola?

 

                      Elmacı gelmiş de, almadım satın

                      Ak göğsümün üstüne takmadım bir altın

                      Yarın yerime gelenler olur bir hatun

                      Küçük evim, sarı yârim kalıyor.

   Bu iki dörtlük 1945 yılında bir Türkmen gelinin, askerdeki eşine kendi dizeleriyle ölüm haberini vermesidir.  Birbirlerini çok severek  ama zor şartlarda evlenen sadece erkeğin İstanbul’a askere gitmesiyle yolları ayrılan bir sevda. Eşi askere giden acer(yeni) Türkmen gelini verem hastası olan bir yakını ve karnındaki bebeğiyle tek başına kalmıştır.

   Türkmen gelini, verem hastasından mikrop kapar ve öleceğini hisseder. Bu dörtlükleri de köyde okuma yazması olan birine söyler o da yazıp gelinin askerdeki sevdiceğine gönderir. Mektup eline geçmeden genç askerimiz de bir gece rüyasında eşinin öldüğünü görür ve sabah tertibine rüyasını anlatır. Tertibi “Çok özledin eşini, onun hasreti sana bu rüyayı gösterdi.”der. Aradan günler geçer bir gün komutanı çağırıp mektubu olduğunu söyler. Genç askerimizin okuması olmadığından komutanı okur ve mektup bitince asker, “Komutanım avradım ölüyor.” der. Komutan genç askerin yüreğinin yangınını hafifletmeye çalışırken askere ne diyeceğini nasıl davranacağını bilemez, bir sigara uzatır ve içmesini emreder. İlk sigarasını o zaman içer ve ölene kadar bırakmaz. Komutan biran önce köyüne gitmesi için izin verir. Onu köyüne gönderir ama asker yetişemez sevdiğine.

 

   “Onsuz bir hayatı bile düşünemem, ona bir şey olursa yaşayamam dediğim çok sevdiğim avradım, beni altı aylık bir bebekle öksüz bırakıp, çekip gitti." derdi rahmetli dedem. “Çok sevmeyin, onsuz yaşayamam demeyin yaradan ansızın koparıp sizden alır ve siz hiçbir şey yapamazsınız. Bu çaresizlik içinde hayata tutunmaya çalışmak sizi, içinde sevdiğinizin olmadığı boş bir ev gibi, virane bir hale getirir. "Varın gerisini siz hayal edin” deyip o maviş buğulu gözleriyle dalıp, sigarasından derin bir nefes çeker ve çıkardığı yoğun dumanla sanki babanneme haber yollardı.

                                                                                        KAVUŞTUN MU?... DEDEM SEVDİĞİNE…..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eski defterleri karıştırırken eskiden yazdığım güzel bir bayram kutlaması dikkatimi çekti. Aşağıya yazıyorum: Ağzımızın tadının eksilmediği lokmaların boğazımıza dizilmediği mutluluğun üstünün değil altının çizildiği nice bayramlar dilerim.

Erhan Tigli 
 26.05.2020 14:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 256
Kayıt tarihi
: 10.05.20
 
 

Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet Önlisans, İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyoloji lisans mezunuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster