Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '07

 
Kategori
Sevgililer Günü
Okunma Sayısı
1049
 

Bir sevgililer günü’ nü daha yaşıyoruz, sevgiden uzak...

Bir sevgililer günü’ nü daha yaşıyoruz, sevgiden uzak...
 

Bir Sevgililer Günü’nü daha yaşıyoruz, sevgiden uzak... Sanki umutlarımız ulu doruklarda yuvalanmış bir kartalın pençesinde ve bizler 14 Şubat’ı kutluyoruz bir o kadar acılarla...

Yürekler yapmacık süslemelerin pırıltılı ışıklarına teslim edilmiş, yarınlarımız ipotek altında ve bizler bir 14 Şubat’ı daha yaşıyoruz, gerçeklerden uzakta...

Kimi nasıl kandırıyoruz. Neden tüm aşkları ve mutluluk rüzgarlarını bir güne sığdırıp, Sevgililer Günü’nde kenetleniyoruz aşkın zinciriyle... Oysa aşkın günü mü olur, sevenlerin yürekleri bir güne mi sığar...

Vahşi Kapitalizm’in aldatıcı özendirmesiyle, tüketim hortumlarına endeklenmişiz. Birileri para kazanacak diye, yapmacık kalplere odaklanmış, ellerimizi suni kalplere açıyoruz...Aşk nedir, sevgi nedir ve aşkın sevginin tarifini ne yapabilir hiç düşünmüyoruz...

O yapay kalpleri her gün üretebiliriz fakat gerçek aşkı, belki ömrümüzde hiç yaşayamayız. O zaman neden bir güne sığdırmaya çalışıyoruz ki tüm yüreğimizi...

Sevgililer Günü var ise, bu günü yaşamamız gerekiyorsa, hak ettiğimiz bir ortamda yaşamalıyız ve bugünü, bugün yaşamayı hak ediyormuyuz...

Bir insan ki, sıcak yuvası yok, bir ülke ki, yeniden bağımsızlık savaşı vermeye hazırlanıyor ve bizler tüm dertlerimizden uzakta, sevgililer gününü kutluyoruz... Acaba kaç aile kaç bin insan bu sevgililer gününde acılar içinde kıvranıyor...

Sevgililer günü, sadece sevgilimizle kendi aramızda olan sevgiyi mi vurgulamalı ve bizler yüzbinlerce işsizin bulunduğu, her gün bir çok insanımızın, askerimizin, vatan evlatlarını öldüğü ülkemde, gerçekleri sollayıp, sevgilimizin gözlerine mi endekslenmeliyiz. Yoksa, sevgimizi, önce ülkemize, önce ülkemizin çaresizlerine göstererek onları da sevgililer günümüze mi katmalıyız...

Ey sevgililer gününde sevgiden uzak bırakılan insanım, sen ki, iki yakanı bir araya getirmek için çırpınırken, ben sevgilimle tüm gerçeklerden uzak, bugünü, Sevgililer Günü’nü kurtarabilmek için, günlerce önce hazırlanmışım ve belki birileri sevgisizlikten can çekişirken, umursamazlığın en garibi ile sevgilimi kucaklayarak, sanki senin acılarını kutluyorum...

Madalyonun diğer tarafında, sevgiye yasak konulmuş bir genç kız, ağzı burnu dağıtılırcasına dövülebiliyor ve sevgililer gününde, belki de içindeki sevgisini yumruk yaparak yasaklı yüreğine gömüyor ve sen tüm bunlardan habersiz, sevgilini kucaklıyorsun...

Gözyaşlarının sel olduğu, yüreklerin kan ağladığı bir dönemde, ülkem üzerine çöken koyu bulutların altında Sevgililer Günü’nü kutluyor. Peki ya yarın, bu günün sarhoşluğunu atamamışken, nasıl bakarız gerçeklerin bin parça olmuş yüzlerine...

İnsanoğlu, ne düşünürsek düşünelim, ne kadar sevginin içinde olursak olalım, sevgiden kopuğuz... Yoksa, yaşaması gerekenler ölürmüydü... Ve birileri öldürülürken bizler, bazılarımız, birçoğumuz, yüreğimizi taş yapıp, kalpten objelerle avunurmuyduk...

Yine de Sevgililer Günü’müz kutlu olsun, belki seneye bu günü böylesine coşkuyla yaşayamayacağız...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2033
Kayıt tarihi
: 01.02.07
 
 

Internet sitelerini takip edenler mutlaka Kaşif Osman'ı biliyordur, işte o benim... Onlarca yıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster