Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bir sorumuz var ey ekonomistler…

Bir sorumuz var ey ekonomistler…
 

Kaynak: İnternet


Hitap şekillerinden “Eyy” bürokratik bir ağırlık kazanınca son zamanlarda insan ister istemez etkileniyor; ne beni ne de soruyu takarlar ama “Ey” denince bir ağırlığımız olur belki diye düşünerek ülkenin bağımsız ekonomistlerine bir sorumuz var: Şöyle ki; sevgili Ali İspir okurlarımdan biridir, kendisi inşaat mühendisi olup, aşağıdaki soruyu sormuştur:

“Türkiye 60 milyar dolarlık petrol ithal edip 260 milyar dolara satan bir ülke, yani neredeyse petrol çıkaran birçok ülkeden daha karlı, şimdi bu gelirine doğalgaz, emlak, araç alım satımı, cep telefonu, tekel ürünleri ve KDV vergilerini toplayarak tamamını bulup, 70 milyonluk ülkeyi 4 kişilik aileler olarak düşünüp 17 milyon hane varsayarsak, bu vergilerden her bir aileye ne düştüğünü hesap edebilir miyiz?

Ben bunu hesap etmeye çalıştım ve karşıma her aileye ayda 5.000 TL gibi bir rakam çıktı...

Yani evde otursak 5.000 TL gelirimiz var bizim her hanemizin...

Bu rakamlar sonucunda: Türkiye çok zengin bir ülke, peki neden memleketin yüzde 85-90 lık kısmı ayda 1000 TL ile evini geçindirmeye çalışıyor?”

Hımmm… Ehem… Şey… Ben de işin içinden çıkamadım!

İşin içinden çıksa çıksa bağımsız ekonomistler çıkar; bir soralım dedik!

******

Eyyy ahali! Eyyy komşular!... Eyy münafıklar!...

Moda kendini sürekli yenilemek zorundadır, zira bir sezon öncesinin modelleri bir sonraki sezon ille ki farklı olmalıdır ki yenileri üretilsin ve satılsın!

(Dayanıklı ev eşyalarında dahi zaman zaman böyle çalışmalar yapılır; farklı renkler, farklı modeller falan…)

Dön dolan eskiye döner insan; eskinin çivi topuklu ayakkabıları, önü sivri pabuçları, boyundan bağlamalı elbiseleri, bluzları gün gelir tekrar moda olur, falan…

İnsan bunu anlıyor da, bürokrasi dilinin moda gibi değişebileceğini düşünemiyor!

Mesela, Sezen Aksu samimi tavırları ve konuşmasıyla bir çığır açmıştı; o zamana kadar her sanatçı kadın ve adam “sanatçı tarzı” denilen normal konuşmadan uzak bir dil bellemişlerdi.

Sezen Aksu ünlü olmasaydı, o haliyle sevilmeseydi, muhtemelen, yine o “Sanatçı tarzı” devam ederdi, o başka!

Lakin şahit olduk ki Sezen ile birlikte sanatçı camiasında bir samimiyet, bir “Normal insan gibi” konuşmak moda oldu!

İyi ki de oldu!

Bürokrasinin ise kendine has bir üslubu vardı; kimse kimseye hakaret etmezdi, mesela, hiç biri vatandaşa da saygısızlık etmezdi!

Birbirlerine “Sen” diye de hitap etmezlerdi ki; en basit bir öğretiydi zaten bu: Ne çocuklar ne de büyükler çok yakın olmadıkları kişilere “sen” diye hitap etmezlerdi; “Siz” derlerdi… 

Bizler de öyle öğrenmiştik; anne-babamıza, teyze-halamıza, amca-dayımıza senli hitap ederdik te, yan komşumuza bilmem kim hanım teyze, bilmem kim bey amca diye başlayan cümlelerimiz “bahçenize kaçan topumuzu alabilir miyiz?” şeklinde sonlanırdı…

Böyle bir öğreti vardı; edep, ahlak, terbiye kokan…

******

Bürokraside son yıllarda bir “Sen” dili oluştu;  samimiyet diye düşünmeye çalışsa da insan, arkasından gelen eleştiriler, kinayeler ve hakaretler “Sen” dilinin öncelikle alışkanlık, sonralıkla ise küçümseme niyetli olduğunu anlıyor.

“Sen” diline alışkın olanlar “Sen” ve “Siz” ayırdının farkında olmayanlardır; farkında olamayabilirler, aileleri de farkında değil ise…

Ancak eğitim ailelerin eksiklerini gidermek amacı güder; mesela bir öğretmene bir çocuk ne kadar “Sen” diye hitap eder?

Öğretmen uyarmasa dahi diğer çocukların “Siz” demesi dahi bir öğreti değil midir?

Hangi normal çocuk bunu öğrenemez?

******

Bürokrasi dilinin senli-benli olması son yılların gerçeğidir; hakaret içerikli olması da öyle… Vatandaşa sayıp-sövmek de öyle…

Valla, tarih bilgim zayıftır, hangi padişah böyle davranmıştır da onun modası geri gelmiştir, bilmiyorum, ama “Eyy” ünlemi de pek eskilerde kalandı, yine moda oldu, bürokrasi Osmanlı’ya merak saldı!...

******

Vatandaşa edilen hakaret, ya da “salak” yerine koyma suç olmuyor artık, hakkını arayan suçlu oluyor, adına da İleri Demokrasi deniliyor!

******

Barolar Birliği Başkanı muhteşem bir konuşma yaptı; evet adalet budur, evet gerçek budur dedirtti!

Bir umut dikti içimize, umut ile birlikte endişe: Başına neler gelecek acaba?

Böyle bir korku içindeyiz kendi yurdumuzda; Suriye ve Mısır’a ağlayan başbakanımızın merhametinden bir nebze dahi yararlanamaz bir şekilde…

 

http//twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1283
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster