Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
13523
 

Bir Tabip ile bir Pehlivanın Hikâyesi

Bir Tabip ile bir Pehlivanın Hikâyesi
 

Ne ilâç bilen insanlar var ki, ağrı ile kıvrılır gider. Nice âciz kimseler olur ki, sapasağlam yaşar...............................................................


Bir pehlivanın bir gece yanı ağrıyordu. Ağrıdan uyuyamadı. Bir tabibe gitti.

Tabip ona:

Bu kadar asma yaprağı yiyen bir kimsenin geceyi sabaha çıkarmasına şaşarım. Göğüste Moğol okunun yatması; hazmı güç, uygunsuz çerez yemeden daha iyidir. Bir lokma sebebiyle bağırsaklara kuruntu gelince, cahil kimsenin ömrü telef olur, gider ’’ dedi.

Olacak bu ya: O gece tabip öldü, gitti. Hasta pehlivan kırk sene yaşadı.

Ne ilâç bilen insanlar var ki, ağrı ile kıvrılır gider.

Nice âciz kimseler olur ki, sapasağlam yaşar.

Sevgili Okurlar!

Bu hikâyede "pehlivan" kelimesi ile işaret edilen ilim sahibi olmayip, farkındalıksız yaşayan bir birimin halidir ve öyle ki bu şekilde yaşayan kişi, hayatın her safhasında mevcut şartların neticeleri ile boğuşur durur.

Hikâyede "tabip" kelimesi ile işaret edilen de kanımca, ilim sahibi olup da bu ilimle böbürlenen ve aslında içinde bulunduğu sistemi tam da "OKU" yamayan birimi sembolize ediyor.

Öyle ki, eğer okumuş olsa, her an, her noktada değişim-dönüşüm içinde olan bir akışın olduğunu, her edinilen bilginin hep aynı şekilde işlemeyebileceğini hesaba katması, buna iman ediyor olması ve bu inancı doğrultusunda da edindiği bilginin tek ve sabit bir outputu- çıktısı olmayacağını bilmesi gerekmektedir.

Neticede, o kadar bilgili bir kişi olarak kendisinin ölmesi ve herşeye rağmen pehlivanın yaşaması da buna net bir örnek teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, hakikatimize dair bilgilere sahip olmak ve bu doğrultusunda yaşamak önemliyken, bir diğer önemli husus da bilmek ve uygulamakla birlikte o sonsuz mutlak güç ve irade ile işleyen bu muazzam şuursal seyre de tevekkül etmek, teslim olmak da bir o kadar önemlidir diyorum.

Ahmed F. YÜKSEL

 https://twitter.com/sufafy

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kısa bir hikaye ama içinde bir kitap dolusu yorum yapılabilecek konuları barındırıyor. Bence buradaki pehlivan müslüman diye geçinen bizleri tarif ediyor. Önümüze gelen maddi manevi herşeyi gereğinden fazlasıyla tüketen, ancak başımız sıkıştığında dine yönelen bizleri. Tabip ise heryerde radyoda tv de bile olan din adamlarını. Ezber din bilgisine sahip olan bu kişiler konu ezberden konuşmaya gelince çok başarılılar. O kadar ki pehlivan kaıtsız şartsız tabibin dediklerini direk uygulamıştır. Pehlivan tam bir teslimiyet içindedir cahil olmasına rağmen. Bu da onun kazancı olmuştur bence. Güzel bir hikaye. Beni bayağı düşündürdü.

Derya Ardor 
 29.11.2013 0:55
 

Bugün biraz keyf günü ilan ederek, hikayeler okumaya devam ediyorum. Gerçekten Sayın Ahmed Bey ağır konular yazıp, yanında böylesi hikayeler vermeniz bize de nefes aldırdı. Üstelik ben 50 yaşlarında biri olarak sevdim bu tarz eski dil ve tarz kokan hikayeleri:))) Velhasıl benim de tanık olduğum böyle bir olay olmuştu: Hiç sağlık kurallarına uymayarak yaşayan bir arkadaşım vardı. Karısı da tam tersi, bütün kurallara uyan, disiplinli bir hanımefendiydi. Hep ocasını uyarırdı, üzülürdü, ölürse diye, ağır hasta olursa diye vs. Sonra bir gün aniden kaybediverdik kadıncağızı. Oysa kocasına hep akıl veren ve kızan kadıncağız maalesef, ondan önce ölmüştü.. İşte bu hikayeler demeyin, hepsi dünyada yaşanıyor. sevgiyle kalsın tüm tevekkül edenler...

Gültekin Ovacık 
 26.11.2013 10:37
 

Sonuç olarak, sizin de belirttiğiniz gibi, bir taraftan bilgi edineceğiz. İlim alacağız, inançlı kişiler için bu hakikatine dair diye söyleniyor, malum. Ama, öte taraftan da, teslimiyeti ve tevekkülü elden bırakmayacağız. Bu ikisini bir arada yapmak kolay olmasa gerek. Bir de, bence moral de bozmamak şart. Kişi, uzun süre bir konuda - pes etmeden- yol alırsak, mutlaka efendi gibi –adam gibi – akıl sahibi gibi olabiliyoruz. Sadece biraz sabır ve samimiyet diyorum.

nizam güneri 
 17.11.2013 21:13
 

Hem güzel bir deneme- hikaye okudum. Hem de sistemin neden işlemediğini anladım. Hikayedeki olaya ait olan sistemin. Enteresan olan (hikayenin yorumu) bölümleriniz dikkat çekiyor. Hangimiz hem Tabip’in, hem de Pehlivan’ın durumuna düşmüyoruz ki! Bazen alabildiğine, rahat ve gamsızız. Bazen de bir bilgiyi elde ettik diye, ukalalıktan yanımıza yaklaşılmıyor. En iyisi, ortayı bulmak galiba.

Şükrü Kültürel 
 17.11.2013 7:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 530
Toplam yorum
: 1644
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 11496
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya ve Po..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster