Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
483
 

Bir tadi var mı?

Bir tadi var mı?
 

stars_come_with_the_rain by my dark desire


Duygularin coskulugunu yasiyordu kadin.Sabah yataginin icinde gune baslamanin sevinci ve mahmurlugu vardi.Gunes odasina oylebir vuruyorduki sadece aydinlanan oda degil kadinin yuregide katiliyordu.

Ayaklarinin yere basmasi , buz gibi zeminin serinliginin icine islemesi tanidik gibiydi ama anlamiyordu .Belkide bu anlamsizlik icindeki coskunun buyuklugundendi.Banyoya girip saatlerce aynanin karsisinda kendini izledi.Yuzune bir mutluluk dusmustu.Yikamaya kiyamiyordu , korkuyormuydu ne mutluluk yuzunden kayip giderdiye.Yani okadar degerliydi kendi icin ...

Merdivenlerin basamaklarini tek tek inerken , dudaklarinin arasindan akan sarki sozleri kendisinin hayatini anlatir gibiydi;

Birds flying high(Kuşlar yüksekten uçuyorlar)
You know how I feel(Nasıl hissettiğimi anla)
Sun in the sky(Güneş gökyüzünde)
You know how I feel(Nasıl hissettiğimi anla)
Reeds driftin' on by(Sazlar sürükleniyor)
You know how I feel(Nasıl hissettiğimi anla)
It's a new dawn(Bu yeni bir şafak)
It's a new day(Yeni bir gün)
It's a new life(Yeni bir hayat)
For me(Benim için)
And I'm feeling good(Ve çok iyi hissediyorum)

Kapiyi acti ve disardaki ilik esen meltemi derin derin icine cekti.Huzuru kat kat artiyordu, fark ediyordu uzerindeki degisikligi.Cunku belkide haftalar sonra cicek bahcesini andiran rengarenk giysilerini giymisti.Yastada degildi ama!

Yurudu sokaklarda basi bos cocuklar gibi dolandi.Her cesme basinda bir kere durdu , susuz olmasada bir yudum aldi herseferinde , saril saril akan saguk sudan...

Ara sira cocuklarin arasina katildi.Onlarla oyun oynadi .Gerci onunda cocuktan farki yoktu o gun ama, farkliydi iste , sanki icinde 8 yaslarinda bir cocuk saklanmis ve onun bu mutlu , kendini huzurun kollarina biraktigi gunlerde disariya cikip etrafta fir donen bir yaramaz haline getirmisti.

Tanimadigi bir bahceye gizlice girmis ve agactan sallanan elmalari yere dusurup , sokak cocuklarinin karnini doyurmanin bir mutlulugu olurya , hani anlinin teri ile sabahin 6 sindan gece yarilarina kadar bir gunluk ekmek parasinin cikarmanin mutlulugu olurya , yada annenin istemesede gizlice evinize bir kucuk kedi getirir onun ozenle saklamaya calisirsiniz ya; onunda bir mutlulugu vardir ya .Iste oyle bir mutluluk burunmustu ustune.Bir parfum gibi.

Sandaletleri artik okadar kosusturma ve yurumeye dayanamamis olsa gerek ayaklarini acitmaya baslamisti.Gozune ilk kestirdigi kafeterya`ya girip dinlenmek istedi .Ellerini ceplerine goturdu , fark ettiki giydigi basma benzeri eteginde cep yok.Unutmustu , unutturmustu icinde kendini kemiren dusunceleri ve hayatindaki nekadar olumsuzluklar varsa onlar gibi parasinida unutturmustu....

Cafenin bahcesinde bir sure durdu.Ayaklarida agiriyordu.Onlarin bu cocuk ruhlu kocaman bedeni kaldiracak gucleri kalmamisti.Kafeteryanin bahcesinde oturan bir adamin gozune carpmis olmaliki kadinin yuzundeki cocuksu oflama puflama garsona kadini isaret etti .Garson kadina yavasca yaklasti ."Iceriye girmek istermisiniz?Cok guzel cilekli pastalarimiz var!"

Kadin biraz yuzunu burusturdu birazda mahcup vari yaklasimi ile"Ben aslinda girmek istemistim ancak evden cikarken parami yanima almayi unutmusum .Ama izin verirseniz eger bahcenizde birkac dakika oturmak isterim cunku cok yorgunum"dedi .Garson kadinin bu masum ve mahcup davranislarini goz onune almis olacakki yuzunde bir gulumseme olusturarak"Tabiki efendim"dedi...

Kadini isaret eden adamin tam karsisina oturdu.Adam kadina okadar dikkatli bakiyorduki .Sanki onu yillardir taniyormus ama cikartamiyormus gibiydi.Anlamsiz degildi ama...

Adam ayaga kalkti ve emin adimlarla kadina yanasti."Anlasilan evden hizla cikmissiniz yada bu guzel havada kendinizi evrenin kollarina atmak istemissiniz .Buyuzdende cuzdaninizi yaniniza almamissiniz..."dedi kadina.

Laf lafi aciyor derler ya koyu bir sohbet almisti adamla kadini.Disardan bakildiginda bu adamla kadinin konusacaklari nasil bir akici sohbet olabilir diye dusunebilirdi insan.Kadin daha 25 lerinde guzel giyimli ve hos bir gorunumu vardi.Adam ise 60 yasina merdiven dayamis.Ak dusen saclari onun yillarca ne agir yukler tasidigini belli eder gibiydi.Cogu defa soyledigi kelimeleri tekrar etmek zorunda kalmasida hatirinda kalan buyuk anilarinin agirligindanmiydi bilinmez ama hayata dair kazandigi bir cok tecrubesi oldugu belli edergibiydi.Garson kadina bir dilim cilekli pasta getirdi.Kadin parasinin olmadigini soylemisti ama garson bu pastanin adamin ikrami oldugunu soyledi .

Ve adam kadina sordu:Cilek gibi tatli kokulumu, yoksa bir ekmek gibi doyurucu olurmu ?Lavanta ferahligi yaratirmi bilinmez ama huzuru bir anne kucaginin hemen hemen benzeri ...Acaba tadi varmidir ASK `in...

Kadin gulumsedi ...

Adam devam etti 25 yil once onunla burada tanistim.Senin yaslarinda sirma sacmari vardi.Gul bahcesinden cikmis gibi kokusunu her tarafa yayiyordu.Guzel degildi belki ama benim icin essiz bir harikaydi.Burada onunla birlikte tadina doyulmaz pastalar yaptik ve seven insanlari birbirine yakinlastirdik.Sevginin kutsalligini belki onlar bizdende iyi biliyorlardi ama biz o kutsalliga bir ani katmayi hedefledik.Darginliklarimiz oldu yol ayriliklarimizda ama bir hep bir ortak nokta bulduk , belkide bulmaya calistigimiz icin hicbir zaman yolu sasirmadik.

Biz askin aska kafa tuttugu bir donem yasadik .Unutmak bir yana hatirlamak icin hergun parmagimiza bir dugum attik.Parmaklarimiza bizi bir omur boyu kendimize mahkum etmesi icin bir kelepce takmadik belki ama yuregimizdeki mahsenlerin kapilari hic acilmadi .Ve biz hergun birbirimize birazdaha gonulden mahkum edildik.

BelKI uzun surmedi ama beden yakinligi dedigin nedirki, toprak ayrimi ile son bulan bir ayrilik .Biz ruhlarimizla butunlestik.Senin gencecik yuregin bir delikiz gibi carparken , pamuklara sarmalanmis yuregine kotulukler dokunamamisken yasa yasayabildigin kadar hayatini ...Yuzundeki mutluluk kime aitse kos ona en buyuk adimlarinla.Gec kalmak ...eger sen istersen gec kalmistir.Yoksa zaman herzaman senin zamanindir.

Kadin pastasini bitirdi ve hic konusmadan sadece gulumseyerek oradan ayrildi...

Yolda ilerlerken dusundu dusundu ve eline telefonunu aldi.Karsidaki kisiye "ben askin tadini ogrendim...bunu benimle paylasmaya varmisin "dedi...Ve yuzundeki gulumseme ile yoluna yuzundeki kocaman gulumsemesi ile devam etti....


sarki sozleri:Michael Bublè

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

eline yüreğine sağlık, gerçekten çok güzel bir öykü ve anlatım. Bazen bir dilim çilekli pasta bile, insanın duygularını pekiştirebiliyor. Mutluluğun yolunu gösterebiliyor. Sevgilerimle..

Hasan Göksu PBahçe 
 29.05.2008 19:18
Cevap :
Tesekkur ederim aslinda bir dilim pasta bahane esas olan sohbeti ve kattigi sevgi tadi sevgilerimle selamlar  29.05.2008 21:29
 

Valla helal olsun. Gerçekten yazmak bu olsa gerek. Yazmak bu ise ben ne yapıyorum? Hiç bilmiyorum. İnanırmısın senin gibi arkadaşları gördükten sonra klavyenin başına geçmeye utanır oldum. Ellerine sağlık. Sevgi ve saygı ile kal.

basak_33 
 23.05.2008 23:59
Cevap :
Cok tesekkurerederim bu benim icin bir gurur bu cok cok guzel ve insanin yuregini oksamaya yetercek bir yorum ...Cok tesekkur ederim canim tekrardan ve senin kaleminede haksizlik yapma ama cunku senin yazilarinda cok guzel ve keyifle okuyor insan .sevgiler benden selamlar...  24.05.2008 13:31
 

güzel bir hikaye severek okudum. Kalemine sağlık. Sevgilerimle

Ozlem Ozkulak 
 23.05.2008 19:06
Cevap :
Tesekkur ederim .Tekrardan MB ailesinde olmak cok guzel:):)sevgiler benden  23.05.2008 19:09
 

öykü okumaktan bıkmış durumdayım. Hepsinden önemlisi HOŞGELDİN PINAR!

murat ertaş 
 23.05.2008 18:01
Cevap :
:):)Banada hep keyif verir oyku,siir vb..(meslegim olmadigi icin) farkli birseyler yazmak okumak yada yasamima katmak. tesekkur ederim.HOSBULDUM:)sevgiler ve selamlar sevgili Murat hocam...:)  23.05.2008 19:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 459
Toplam mesaj
: 143
Ort. okunma sayısı
: 1046
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

26 Eylül 1986’da ilk adımı attım dünyaya. Eylül cocuğuyum ne sıcak ne de soğuk. Gurbette ozlem ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster