Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
734
 

Bir tarafta işsizler ordusu diğer tarafta yetişmiş eleman yokluğu....

Bir tarafta işsizler ordusu diğer tarafta yetişmiş eleman yokluğu....
 

Bu cumartesi Çetin Altan köşesinde Kimsenin farkında olmadığı fakat yetişmiş meslek elemanlarının ve işverenlerin büyük sorunu haline gelen bir konuyu ele almış.Okuduğumda iş hayatında yaşananların aynen yazıldığı gibi olduğunu gördüm.

Evet Çetin beyin aşağıda yazdıklarına tamamen katılıyorum..Bazı sebeplerden dolayı ünüversite okumamış insanlar,senelerdir kendi alanında çalışıp uzmanlaştığı halde,işinin ustası olduğu halde ne maddi ne manevi desteği itibarı hiç bir zaman göremiyorlar.Nedeni ise diploma..

Kendilerini ispatlamaya çalıştıkları halde,işini bilerek yaptıkları halde hakkını aradığında şu cevap veriliyor.Piyasada lise mezununun fiyatı bu..Diplomanı getir zammını al..şeklinde terbiyesizce konuşmalar oluyor..

Ne oluyor sonra iş hayatında verim düşüyor,motivasyon eksikliği meydana geliyor, işten soğuyor ve ayrılıyor.

İş yönünden en donanımlı döneminde ya işten ayrılıyor yada yeni arayışlar içine giriyor... Ve ortaya bu tür eleman eksikliği çıkıyor..

Sonra ne oluyor tabiki mesleğinde uzmanlaşmış olup fakat itibarsız olmaktansa deyip, gençliğimiz ünüversite kapılarına koşuyorlar...Sonra.. bir taraftan hem işsizler ordusu alıp başını gidiyor, diğer taraftan yetişmiş eleman eksikliği meydana geliyor..

Gelir tabi ;hem maddi hem manevi hiçbir destek görmeyen,itibar görmeyen insan niye o şekilde hayatını sürdürmek istesin ki... Ünüversite okuyup hiçbir şey yapmadan itibar sahibi olmak daha kolay bizim Türkiyemizde.

Çetin Altan'ın o yazısından yetişmiş elemanla ilgili bölümü aynen aktarıyorum.

Kavram karışıklığını arıtmak için, "meslek"in ne olduğunu da tanımlamak da yarar var.

"Meslek" çeşitli alanlardan birinde belirli bir donanım sonucu, kişinin kendi enerjisini somuta çevirmesidir.

Diş doktorluğu bir meslektir. Çünkü belirli bir donanım sonucu, diş doktoru kendi enerjisinin bir bölümünü; çürük bir dişi oyup doldurarak somuta dönüştürür. Ve dünyanın her yerinde uygulayabilir mesleğini.

Elektrik teknisyenliği de öyle, kuyumculuk da öyle, dokumacılık da öyle...
Servis sektörünün garsonları da öyle, şoförleri de öyle, kargo taşıyıcıları da öyle...

Şimdi geliyor bir de "itibar" açısından değerlendirmek meslekleri.
Bir aşçıyla, Hazine'den geçinmeli bir bürokrattan hangisi daha itibarlıdır?
Elbette bürokrat...

Oysa bürokratlık, bir meslek değil bir "pozisyon"dur. Bürokratın enerjisi; marangozun yaptığı masa, yahut dolap gibi somuta dönüşmez. Neye dönüşür peki? "Mevzuat" ile ilgili, şeffaflık dışı birtakım kâğıtları bol bol imzalayıp durmaya

Sanırım Mustafa Koç, milyonlarca işsize karşın, kaliteli eleman bulmanın zorluğuna çekmek istiyor dikkatleri.
Neden kaliteli eleman kıtlığı var ki Türkiye'de?
Çünkü ille de bir üniversite diploması sayesinde itibar sahibi olmak isteyenler; üretim zincirinde ustabaşı olmaya eğilim göstermiyorlar. Ustabaşı olmanın itibarı yok...

Çetin Altan..

Mustafa Koç beyfendiyi de bu konudaki farkındalığından dolayı ,çalışmalarından dolayı yürekten kutluyorum.. İnanıyorum ki bu tür desteklerle yetişmiş elemanlar da iş hayatında gereken desteği ilgiyi itibari görecektir..Açtıkları meslek edindirme okullarına milyonlarca ünüversite mezununun başvurduğpunu okudum.Durup düşünülmesi gereken çok acı bir durum...

Bu adımlarla umarım gereken ne ise o yapılır herkes hakkettiği biçimde iş hayatında ekmek parası kazanmaya çalışır..

Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu tür sorunlar bilinçsiz yöneticlerden kaynaklanıyor.Yoksa yıllar itibariyle lünüversite diploması olmadan da nerden nereye gelen var...

ece vardar 
 22.11.2006 18:27
Cevap :
aynen bilinsiz yöneticin varsa işin zor..tşk.ler  23.11.2006 9:42
 

işsizlik konusundaki yazımı okumanızı rica ediyorum. ben kendi değerimi ortaya koymak için diplomamı boynuma asıp gezmiyorum. çalışkanlığımı, bilgimi, tecrübemi ortaya koyuyorum. ne diplomalı mühendisler var ki benim yanımda kalfa bile olamazlar. ama öyle kalfalar var ki benden daha mühendistir, önünde eğiliyorum. insan kendi vasfını kendi yaratır. hani derler ya ehliyet araba sürmez. bir ustanın kursa giderek öğreneceği herşeyi fazlasıyla biz şantiyede öğretiyoruz. birebir uygulamalı olarak. itibardan kasıt nedir anlayamadım. ustalara da takım elbise giydirip masa mı verelim? işini doğru dürüst yapan düz işçi de olsa gerekli saygıyı görür. sayın köşe yazarlarımız edebiyatlarını kullanarak milletin aklını bulandırmaktan başka işe yaramıyorlar. biz bulunduğumuz yere gelene kadar ne uğraşlar verdik? sırf diplomamız var diye baştacı edilmedik. kaliteli eleman olmamasının tek nedeni insanların herşeyi hazır beklemesi, tembel olması. nazar etme ne olur, çalış senin de olur.

Yavuz Nadi 
 22.11.2006 13:16
Cevap :
teşekkür ederim önce yorum için..Siz istisna olabilirsiniz.sizin gibi düşünenler istisna olabilir...Fakat çoğunluk sizin düşüncenizde olmadığı için bunlar yazılıp çiziliyor....teşekkürler saygılar.  22.11.2006 15:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3667
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster