Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1868
 

Bir Tiyatro- Jokond ve Siyau

Bir Tiyatro- Jokond ve Siyau
 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mona_Lisa


İKSV’nin düzenlemiş olduğu Tiyatro Festivalinde hiç oyun izleme fırsatınız oldu mu bilmem. Tiyatro sezonunun kapanışının ardından, küçük bir üzüntüye kapılırım ben. Eylüle, ekime kadar bir daha izleyemeyeceğim diye. Genelde devlet ya da şehir tiyatrolarını tercih ettiğim için.

Geçen yıl uluslar arası tiyatro festivalindeki oyunlardan bazılarını izledim.( Belçika ve ismi hatırlayamadığım ülkeler) Ama bizim tiyatrolarımızın tadını alamadım ve bizim tiyatrolarımızın kalitesini yakalayamadım.

30 Mayıs’da Ses Tiyatrosu'nda Jokond ve Siyau isimli oyunu izledim. Bu arada Ses Tiyatrosu’nun mimarisi çok etkileyiciydi. Tavandaki eski dönemlerden kalma süslemeler oyuna ayrı bir hava katmaktaydı.

Jokond ve Siyau Nazım Hikmet’in destansı ve akıl almaz aşk hikâyelerinden biridir. Leonardo Da Vinci’nin gülümsemesiyle meşhur tablosu La Giocond(Jokond), Luvr müzesinde(Paris) bir bakışta Çinli turist Siyau’ya aşık olur. Jokond’un canı müzede çok sıkılmaktadır. ‘’Müzeyi gezmek iyi müzelik olmak fena ‘’ demektedir. Hatıra defteri tutmaya karar verir. Gelen Amerikalı bir turistten kalem çalar ama yazacak bir yer bir türlü bulamaz ve muşambasının tersine yazmaya başlar. Hep gülümsenin ne kadar zor olduğundan yakınıp durur.
Can sıkıntısı, politikası, aşkı, kaçışı, yolculuğu ve kötü sonu hep muşambasının tersine yazar. Öyle güzel anlatır ki aşkı, işte almaz dediğim aşk bİr tablonun insana aşkı. ‘’Gözleriyle konuştuk’’ der. ‘’Sözleri şirin bir yarin peşine düştüm ben’’ der.

1 Mayıs’ta tutuklanıp ülkesine geri gönderilince badem gözlü Siyau, Jokond peşine düşer Paris’ten Çin’e.

Yalnızca yırtık tül parçalarından oluşan dekorda, bazen uçakta, bazen denizde bir fırtınaya yakalanmış hissettiriyor Zeliha Berksoy. Oyuncu dediğin bu olsa gerek diye düşünüyorsunuz.
Yakılışını bile tüyler ürpererek izliyorsunuz. Oysa ki kullanılan sadece kırmızı bir tül parçası.

Bundan yaklaşık otuz yıl önce oynamış Zeliha Berksoy aynı oyunu. Arkadaşım izlemiş. O zaman dekor bu seferki gibi değilmiş. Işık pek çok şeyi kolaylaştırmış. Fırtınayı ve uçmayı yalnızca Zeliha Berksoy’un performansıyla hissedebiliyormuşsunuz.

Ayakta alkışlanacak bir oyunu ve ayakta alkışlanacak bir oyuncuyu izleyince insan uzun süre etkisinden kurtulamıyor.

4 Haziran’a kadar süren festivalden mutlaka yararlanın diyorum. Kısa bir süreniz olsa da…

(Üzgünüm ama Jokond ve Siyau oynamıyor. Kitabını alıp okumanızı tavsiye ederim.)

İyi seyirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 4748
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

2003 Marmara Üniv. mezunuyum. Okuyan, gezen, hayatı seven biriyim. İstanbul'da sınıf öğretmenliği ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster