Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '10

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
4065
 

Bir Türk filmi: Veda

Bir Türk filmi: Veda
 

Artık “Veda” zamanıydı… Bunu bile bile gittim buluşmaya. Yine de gözlerimin dolmasına engel olamadım. Tek tesellim bu “Veda’nın aydınlık şehrimde; İzmir’de oluşuydu. Geçtiğimiz pazartesi günü işe gittiğimde hiç gücüm yoktu sanki ve bu akşama kadar sürdü. İş çıkışı neredeyse eve gidecektim ama ne olur ne olmaz diyerek, nete de güvenmeyerek bugün gösterime girecek olan bir Zülfü Livaneli filmi: Veda için bilet almaya gittim. Ve filmin Balçova Cinebonus'da (Kipa) 5 numaralı salonda olduğunu duyunca kendimi daha iyi hissettim. Bu tarz alışveriş yerlerindeki, evimizin salonunun biraz büyüğü hissini veren bir sürü sinema salonundan sonra salon gibi bir salondu ve büyük bir keyifle tam da orta yerinden aldım biletimi. Birkaç saat önce koltuğa oturduğumda bu hissimde yanılmadığımı anladım. Malum reklamlardan sonra başladı film ve pür dikkat izledim!..

Onlarca kez okumuştuk hayatını, Kurtuluş Savaşı’nı; destanımızı… Bu yüzden “Bu kez nasıl oldu acaba?” diyerek izledim filmi. Hem de çocukluğunda kapkara gözlü oluşunu bile önemsemedim.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bir gece, en yakınındaki asker arkadaşlarıyla eğlendiği tavernadan çıkarken müziğin ritmini duyup, geri dönerek bir Zeybek oynayışı vardı ki!.. Müthişti, müthiş… Simgesel bile olsa kudretini algıladığım tek sahneydi. O sahneden yansıyan kudretinin memleketi kurtarırken yaptığı onca “kudretli hareket”ine de yansımasını bekledim ama nafile. “Çöküşü”nü de yine bir zeybek oynama sahnesiyle vermesi de müthişti.

“Mustafa” yı Mustafa Kemal Atatürk yapan; boğazdaki işgal kuvvetlerine ait gemileri gördüğünde söylediği “Geldikleri gibi giderler!” ya da Mehmetçiklerimizle destanlarından birini yazdığı Çanakkale’de “Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!” cümlesi yoktu!.. Ve inanılmaz ama İsmet İnönü yoktu! Sadece bir sahnede hani yine onu Atatürk yapan, memleketin geleceğiyle ilgili olarak yanındakilere “Yönetim şekli Cumhuriyet olacaktır” diye başlayarak inanılmaz (!) notlar aldırdığı sahnede vardı İnönü, onu da bildiğim için anladım. Yoksa adını bile seslemedi ya da ben heyecandan duymadım.

Samsun’a çıkışını, Samsun’da tarlasını süren bir çiftçiyle sohbetinden anlamak da yetmedi bana. Ya kongrelerimiz? Hiç yoktular. Evet bu çocukluk arkadaşı ve yaverinin anılarından yola çıkılarak yapılmış bir filmdi ama filmi izleyecek olan çocukların “Atatürk’ü ve onun verdiği Kurtuluş Savaşı’nı nasıl anlayacaklarını düşündüm durdum. İçinden çıkamadım. Üstelik “Bunlar yaverinin anıları” demek ironik bir savunu olur, ne de olsa böylesi; komutanının ardından ölümü seçen bir yaver ancak savaşta olur değil mi? Ve onu aynı zamanda mazlum halkların umudu olarak da Mustafa Kemal Atatürk yapan; emperyalist ülkelere karşı kazandığı savaştır!

Zübeyde Hanım… Fikriye… Latife… Onların Atatürk’ün hayatında yer alışlarını ve erkeklerin yanında Türk kadınının yer alışını izlemek, nereden nereye geldiğimizi anlamak açısından, farkında olabilenler için çok önemliydi. Fikriye Hanım ve Latife Hanım tezatı da öyle. Hele Latife Hanım’ın o malum kadınca çıkışları müthişti.

Daha savaşı kazanmadan kurtulmuş vatan toprağındaki yönetim şeklini saptayan ve hedefine ulaşmada gereğini yapan ve yaptırtan Atatürk’ün, o meşhur notunda “Kara çarşaf kalkacak” dediğinde gri hücrelerimde oluşan aydınlık ve bugünümüz aklıma gelince oluşan karanlık. En çok da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bağlı olduğu başkomutanın eşinin türbanlı oluşundaki çelişki gri hücrelerimi dağladı!

Ya yüreğim… Ağıt yaktı ardından. Yaşamadığını bile bile filmi izleyen bir çok insan ille de kadınlar, analar gibi “ölümüne” ağladım ve çocukluk arkadaşı olan yaveri; Salih Bozok’un, Atatürk’ün ardından yüreğine kurşun sıkışını anladım.

Film bitip de da salon aydınlandığında, gözlerimden yüreğime damlayan yaşlarla “Yeter artık kudretini veremeyeceklerse başka film yapmasınlar.” diyordum büyük bir isyanla bir yandan da “Ne olursa olsun yapsınlar! Yapsınlar ki tekrar tekrar izlesin herkes ve artık anlasınlar; farkına varsınlar nerelerden, ne bedeller ödeyerek nerelere gelmişiz.” diyordum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kazandırdıkları son derece doğal yaşarken hele de kadın olarak yaşarken, farkındalıklarımızın bir an önce artması dileği ve umuduyla iyi seyirler diliyorum.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ve Mehmetçiklerimize selam olsun!.. Önlerinde saygıyla eğiliyorum.

Not: Filme emeği geçen herkesin emeğine sağlık. (Salih Bozok'un oğlunun okul sahnelerinin, oğlumun okulu İzmir Atatürk Lisesi'nde çekilmiş olması benim için ayrıca hoş bir süprizdi)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçikmeli bir youm farkındayım ama pc bir sorun vardı yorum yazamıyordum. Filmi izlemedim daha ama yazdığınız şu Atatürk'ü , Mustafa gibi görülme fikrine bende karşıyım...farklı bir gözle detayları anlatmışsınız....bu hafta seyretme planım var bahsettiğiniz detaylarda özellikle o dönemdeki kadınlar hakkında yorumunuz çok hoşuma gitti...Seyrettiğimde fikrimi tekrar sizlerle paylaşacağım...sevgilerimle gelincik.

B Gelincik 
 03.03.2010 8:16
Cevap :
Gecikmeli yorum :) Hiç önemli değil, hiç. Lütfen seyredin ve tekrar yorum yazın. Merakla bekleyeceğim. Sevgiler size, aydınlık şehrimden mavilerle.  03.03.2010 13:24
 

Mustafa Kemal Atatürk hakkında nasıl film yapılırsa yapılsın mutlaka eleştirilecek, bir şekilde eksik bulunacaktır mutlaka.Çünkü bu ülkede yaşayan hatta dünyada onu tanıyan her insanın kafasında yaşattığı Atatürk imgesi farklı . Filme gelince , Livaneli Salih Bozok'un anılarından hareketledt Bozok'un gözünden Atatürk'ü anlatmış daha çok.Ve tabii ki belgesel değil sinema filmi,mutlaka kurgu var içinde.Filmi Çanakkale de izlemek de bir ayrıcalık ve apyarı duygulanım vesilesiydi benim için.Özellikle Selanik sahneleri çok ilgimi çekti ve beğendim. Ve O'nların Selanik özlemi benim bile içimi yakarken, Mustafa Kemalin barışçıl duruşunun altı çiziliyordu. Şimdi filmle birlikte içimde müthiş bir şekilde Selaniki görme isteği oluştu. Ne dersin arkadaşım bu fikrime ? Ve o muhteşem ZEYBEK SAHNESİ ....Kartalın uçuşu,şaha kalkışı gibi....O ne muhteşem figürlerdi öyle...Murat Tuzcu'yu kutluyorum. Ve tüm oyuncuları.Zülfiü Livaneli'yi de başta tabii...Teşekkür ve sevgilerimle

Neşe İleri 
 01.03.2010 16:45
Cevap :
Çanakkale'de izlemek!.. Bunu özellikle yazdın değil mi:) Hayır efendim İzmir'de izlemek daha güzeldi!.. Hem Uşakizade Latife Hanım Köşkü bizim eve çok yakın:) Biz kadınlar; biz analar olduğu sürece ne yaparlarsa yapsınlar Atatürk'ü "Mustafa" yapamazlar! Biz de biliyoruz o da bir insandı ama onlar, yazılan tarihe rağmen onun yaptıklarını yapacak bir "insan"ın kolay kolay bir daha olmayacağını bilmiyorlar!.. Ya da bilmek istemiyorlar. O da onların sorunu. Sevgili Neşe Selanik'teki o mavi taşlar gerçek mi acaba? Acaba o mavilikler Ata'mızın bakışlarından mı kalmıştır? Yerinde görmek gerek!.. O zeybek sahnesindeki kudreti bütün filme yansıyabilseydi; müthiş bir film olurdu, müthiş!.. Sağolasın katkın için. Not: Önce trenle GAP turu mu yoksa Selanik mi:):) Sevgiler, "Sarı saçlı mavi gözlü dev" in yüreğimizde ışıttıklarından yansıyan mavilerle.  01.03.2010 19:30
 

Filmden çıkınca gerçekten isyan ettim. "Yetti artık Atatürk filmleri, kimse çekmesin artık" diye düşündüm. Yetmedi çünkü anlatılanlar. Ve keşke bir kurul olsa; tarihçiler, arkadaşlarının anıları, bilenler.... gereken herkes ortak olsa ve ilgili uzmanlarla bir senaryo yazılsa sonra filme dönüştürülse ve ille de oyuncular daha önce hiç bir yerde oynamamış olsa diye düşündüm. (Cumhuriyet filmi daha güzel bence.) Evet Zülfü Livaneli bir belgesel yapmadı ama tarihe mal olmuş birinin hayatındaki gerçekler "belge"lere uygun olmalı. (İnönü örneğin.) Uygun değildi demiyorum ama eksikti sanki. Siz de izleyin bakalım ne hissedeceksiniz, o zaman tekrar yorum yapın lütfen! Sonuçta yine de güzel bir filmdi. iyi seyirler diliyorum. Fikriye... belki ilk kez bir filmde bu kadar gün yüzüne çıktı. Ve onun Atatürk'e bakmasından bir kadın olarak sanki teselli buldum. İyi seyirler olsun. Sevgiler, aydınlık şehrimden.

derinmavi.. 
 01.03.2010 13:01
Cevap :
Deniz Bey, yorumunuz bu sabah geldi. Ve ben görür görmez yanıtladım.  01.03.2010 13:03
 

Gitmek istiyor herkes bu filme, toplumdaki infiale dönüşen yılgınlık, endişe ve sevgili Ata'mızı unutturma çabalarına inat, Zülfü Livaneli'ye olan güvenle gitmeli herkes. Film hakkında verdiğin ön bilgiler için teşekkürler, kalemine sağlık arkadaşım.Selam ve sevgilerle..

Gülpembe 
 27.02.2010 22:31
Cevap :
Senin benim gibi Mustafa Kemal Atatürk'ü yeniden yeniden okuyup yine de yeterince öğrenemediğini düşünenlere az gelecek film ama olsun, izlenmeli. Hele kadınlarımız mutlaka izlemeli!.. Sağ olasın sevgili Gülpembe :) Selamlar, gece mavileriyle.  27.02.2010 23:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3224
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster