Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
33931
 

Bir türkü, bir öykü (4) Manda yuva yapmış söğüt dalına

Bir türkü, bir öykü (4) Manda yuva yapmış söğüt dalına
 

Manda yuva yapmış söğüt dalına – aman aman
Yavrusunu sinek kapmış gördün mü

Amanin yandım
Amanin amanin amanin yandım
Tiridine tiridine tiridine bandım
Bedavamı sandın para vedim aldım

Sabahlayin erken çifte giderken - aman aman
Öküzüm torbadan düştü gördün mü


Amanin yandım
Amanin amanin amanin yandım
Tiridine tiridine tiridine bandım
Bedavamı sandın para vedim aldım

Sabah ezanını okurken - aman aman
Müezzin minareden uçtu gördünmü

Amanin yandım
Amanin amanin amanin yandım
Tiridine tiridine tiridine bandım
Bedavamı sandın para vedim aldım


"Türküler eleştirilmek istendiğinde, sözleri anlamsız bulunduğunda genellikle örnek olarak "Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına" adlı türkü gösterilir. Oysa türkünün baştan sona doğruları anlatan, ilk bakışta anlamsız gibi görünse de ozanın ince zekâsıyla hiciv sanatının çok güzel örneğinin sunulduğu bir eser olduğu görülecektir.

Eğer ki türkünün ne amaçla yapıldığı ve neyi anlattığı bilinmiş olsa eleştirenler herhalde başlarını öne eğerdi
diyerek sözlerine devam eden İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi İrfan Kurt, 'Halk kültüründe hiciv ve 'Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına gerçeği' adlı makalesinde bu türkünün anlamını irdeledi. Türkünün Kastamonu'nun Tosya ilçesinden derlendiğinin hatırlatıldığı makalede, türküde anlatılmak istenenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, hem türkünün çıkış nedeninin hem de yöresel özelliklerin bilinmesi gerektiği vurgulanıyor.

"Kuru ekmeğe tepki" makalesinde, türkünün hikâyesi şöyle anlatılıyor:

Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozana bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış, bir kenara da kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortamda bu türkünün çıktığı söylenmektedir. Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir.

"Manda söğüt dalına nasıl yuva yaptı?"

Bazı kişiler tarafından saçma bulunan 'manda yuva yapmış söğüt dalına' sözlerinde anlatılmak istenen ise şöyle ifade ediliyor:

"Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda, yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun için de göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine, gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur."

'Yavrusunu sinek kapması'

ifadesinin de, yavrunun sinek tarafından ısırılması anlamı taşıdığının belirtildiği makalede, çünkü yörede 'kapmak' sözünün ısırmak anlamında kullanıldığı, bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırmasının hayvanı delirten ve oradan oraya sıçratan bir olay olduğu belirtiliyor. Türküdeki sözler ve anlatılmak istenenler, ardından "gördün mü?" sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmek amacı taşıdığının kaydedildiği makalede, türkünün anlamı hakkında şu bilgiler veriliyor.

İkinci kıtadaki 'Öküzün torbadan düşmesi' ise öküzlerin hem yemlenmesi, ekine zarar vermemesi, hem de zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıkması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır.

Üçüncü kıtadaki "müezzinin minareden uçması" da erenlere karışması, ermesi anlamındadır. Bağlantı (yani amanin yandım...) bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. Türkü baştan sona doğruları anlatıyor. Fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünse de ozanın ince zekâsıyla hiciv sanatının çok güzel örneğinin sunulduğu bir eser olduğu ortada."

Türküyü Orhan Hakalmaz'dan da dinleyelim.

http://www.youtube.com/watch?v=g5sPAPhzbJ


SUSMASIN AĞAÇLAR, KARARMASIN GELECEK

Türk Hava Kurumu yangın söndürme uçağı alım kampanyasına katılalım.

"YANGIN" yaz, 3919 a kısa mesaj olarak gönder, sen de katıl. Bedeli 6 YTL'dir.

Kurban derilerini de bu yıl THK'ya verelim

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benimde hep merak ettiğim fakat hiç araştırma teşebbüsünde bulunmadığım türkülerden biri.Enterasan sözleri var fakat sayenizde hepsi aydınlığa kavuştu.Teşekkürler paylaşım için.selamlar...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 09.12.2007 1:47
Cevap :
Evet işte o nedenle bulup seri içine aldım bu türküyü. Bir çok yerde konu ile ilgili açıklamalar yapılsa da bilmeyenlerin olması doğal. Tosya Belediyesi türküye sahip çıkmış ve festival etkinlikleri içine almış, folklör ekibi de türküyü iyi söyleyip oynamışlar yani. Hakkını yemiyelim ve onlara da teşekkür edelim. Görüşmek üzere, esen kal.  09.12.2007 10:49
 

Çok güzel bir açıklama yapmışsınız. daha önce de okumuştuım bu türküye dair. Ayni şekilde denizin dibinde demirden evler türküsünde de dip denizin kenarı anlamındaymış diye okuduğumu hatırlıyorum. Yöresel ağızlar sanırım böyle yöre türküleriyle taşınıyor. selam ve sevgiler

Ezgi Umut 
 08.12.2007 1:39
Cevap :
Selam, bir çok türkümüzde hiciv, yerme var, içlerinde en ses getiren türkü bu. O nedenle seçtim. Katkınız ve yorumunuz için teşekkür ederim. Çok gezen biri olarak sizin bu ve benzer türkülerle festivallerde ve etkinliklerde karşılaşmanız güzel bir rastlantı olmalı. Saygı ve sevgilerimle..  08.12.2007 11:53
 

Her yanı bilge ozanlarla dolu. Diktatör Tosya Beyinin adını bilen anan var mı ? Ama bilge ozan , sanatı ve türküsü ile çoktan ölümsüzleşmiş. Tirit de pek güzel olur haaa...Bizim orada ismi " ekmek aşı " Harika bir tanıtım yazısı, söğüt dalına yuva yapan mandanın hakkını vermişsin, sevgili İlyas Bayram . Sevgiyle

Neşe İleri 
 07.12.2007 11:38
Cevap :
Vallahi haklısın, manda deyip geçmemek lazım. Zaten yanından geçerken nasıl da mahzun bakar o gözler. Belli ki onlar da bu türkünün sözlerinin yanlış anlaşılmasından hüzünlüler. Özellikle sütünden kaymak yap, ekmek kadayıfının üstüne koy, afiyetle ye... sonra... Olur mu yani, kal sağlıcakla. Tirit yemeye geleceğiz, seneye kaldı artık...  07.12.2007 12:50
 

Kutlarım ve candan teşekkürlerimi sunarım! Hiciv: beyni kuş kadar narin olanlar için yutulması zor bir lokma! İşin garip tarafı hem idrak özürlü, hem de mikro algılama güçü ile sözüm ona yaptıkları eleştirmeler! yeme de yanında yat! Akıllı manda! A kılsız olan kim? İzmirli blogcu! Ben kimseyi tanımıyorum! Ya Siz? Selamlar sevgiler!

Alev Meisel 
 07.12.2007 1:03
Cevap :
Selamlar, saygılar Alev Hanım ve sevgili Robert. Eleştirmek; anlamadan, dinlemeden, görmeden, yaşamadan. Çok kolay. Dün Karşıyaka iskelesinden çarşıya geçeceğim. Benim gibi "yeşil" ışığın yanmasını bekleyenlerin bazıları aceleleri olduğu :) için "kırmızı ışığa" aldırmadan canlarını tehlikeye atarak karşıya geçtiler. Işığın yeşile dönmesini bekleyen bir "sokak köpeği" vardı yanımızda. Yeşil ışık yandı, bizlerle beraber karşıya geçti, çarşının içlerinde kayboldu. Onun da acelesi vardı. Anlatabildim mi? Sevgilerimle.  07.12.2007 3:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 1731
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 2165
Kayıt tarihi
: 13.04.07
 
 

6 Mayıs, bir Hıdırellez günü "Merhaba dünya" demişim. Geçen elli küsur yıl. Bir şarkı vardır Osma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster