Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
488
 

Bir uçurtma misali paragrafta kelime olmak

Bir uçurtma misali paragrafta kelime olmak
 

Hangi basamağında duruyorum ki hayatımın… İlk çığlık, ilk gözyaşı, ilk aşk, ilk sevişme, ilk küfür, ilk seni seviyorum, ilk kahrolsun faşizm, ilk yolculuk, ilk oyuncak… Çoğaltmak mümkün bütün ilkleri ve hatırlamak iliklerine kadar nemli bir yaşamı… Yaşamdan dakikalara sığdırdıkları bir tebessüm sohbet vardı yinede arka mahallenin arkasını kollayan çay ocağındaki yüzlerde… Bütün yüzsüzler şehrin en ışıklı yerlerinde karanlık düşleriyle kirletirken şehrin sessizliğini, bir meyhanede sessiz, nefesler tutulmuş bir Hafız Burhan haykırıyor taş plağın gramafonun elinten tutan samimiyetinde… Bende o taş plağı alıp aklımın denizinde düş sektiriyorum…Önündeki pilakide plansız hayatından gidenlerin acısını sayıyor marangoz Saffet…Saffetin acısını tamburun teliyle boğan tamburcu şevket kendi varamadığı aşkını arıyor notaların cumbasında… En üstteki tel perdesi kaç zamandır aralanmayan cumbanın penceresi, en tiz alt tel kaç zamandır orta şekerli kahveyi yalnız içtiği liman çay bahçesi sanki… Bir ara plak boşa dönüyor, iğnenin cızırtısına bir martı sesi takılıyor, bütün masalardaki rakı kadehlerinde bir dalga sesi, bakıyorum masaya meze bitmiş, sohbet tıka basa… Her şeyin perizi olur ama yaşamın olmaz işte, yaşamdan umutsuz yaptığımız her diyet ruhumuza ihanet… Bu kadar suskun yalanın arasında sohbeti eksik etmemeli masalarımızdan… Bazen Edip Cansever olmalı “yaşama sevinci içersinde oturmalı” dost masalarına, Bakır kasesi yoksa bulup koymalı masaya bir de içine papatya… Hele birde pencere yanınızdaysa uzanıp sonsuzluğu koymalı… Şehirlerin ortasındaki kalabalıklara aldanmayıp, arka sokaklarının nabzını tutmalı, şehrin yaşadığını yada öldüğünü anlamak için… Gece konan yuvasının penceresinde vardiyadan evinin direğinin dönüşünü bekleyen fatmaya bakmalı gözleri hala gülüyormu diye… Eğer fatma gülüyorsa şehirin umudu hala kakaha atıyor demektir… Her sokakta çelik çomak festivali yapmalı bence, sabun şirketleri yokuştan aşağıya en hızlı kayan tahta arabalara sponsor olmalı şehirin çocukları için… Kurşun yerine meşe dökmeli filistinli çocukların ceplerine… Bütün babalar uçurtmaların kuyruklarına sevecen sıcaklığını takmalı…………

Evet okuyucu hayatımın basamağından, uçurtmanın kuyruğuna uzanan bu denemenin ipi sende şimdi…

Nerde uçurmak istersen…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tuttum bile..:)) Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 03.02.2008 13:21
 

Düşündüren güzel bir deneme. kutlarım.

Ezgi Umut 
 22.01.2008 6:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 458
Kayıt tarihi
: 12.11.07
 
 

"Her umut bir olasılıktır" Her sabah evin eşiğinin kenarında duran çiçeğin her sabah orda olma ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster