Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1234
 

Bir ülkeyi batırmanın yolları- Ekonomik tetikçiler

Bir ülkeyi batırmanın yolları- Ekonomik tetikçiler
 

Günümüzde bir ülkenin kalkınması tamamen kendi kaynakları ve imkanları ile olması mümkün değil. Küresel bir dünyada yaşıyorsak bu dünyaya da ayak uydurmak zorundayız. Fakat bazen öyle olur ki bu dünyaya yön verenler gözlerine kestirdikleri ülkeleri kendilerine bağımlı hale getirmek için illegal yollardan legal işler yaparlar.

İşte size net bir örnek: Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez, BBC Televizyonu´na verdiği bir röportajında, John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de iletişime geçtiğini anlattı. Ülkesi için bazı tavizler vermeyi kabul etmesi halinde ise bir takım fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurlarına, bazı parlemento üyelerine, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına bile baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Başkan Chavez, Perkins´in kitabında anlattığı gibi bu insanların başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.

Peki hiç düşündünüz mü acaba? Bu insanların bugüne kadar bizi yönetenlerden hiç talepleri olmadı mı? Bizim, milli bir otomotiv endüstrisimiz ya da petrol veya doğalgaz kaynaklarımız yok. Böyle bir ülke olmamıza rağmen 50 yılı aşkın süredir ardı ardına yaptığımız otoyollar, patenti elimizde bulunan, geleceğin enerji kaynağı kabul edilen Bor, Tor ve Osmiyum gibi madenlerin yok pahasına elden çıkartılması. Yıllardır heyecanla beklediğimiz devasa bütçeli tarım ve çevre projelerinde yaşanan fiyaskolar. Enerjiden turizme, sanayiden dış ticarete, ulaştırmadan bankacılığa kadar birçok alanda yapılan yanlışlar. Pervasızca alınan borçlar, rüşvetler, yolsuzluklar. Ve son olarak, özelleştirmeler, Dünya Bankası ve IMF yapılandırma paketleri. Sizce bugünlere sadece basit hatalar yüzünden gelmiş olamayız değil mi? Bakın dünyayı kimler yönetiyor. Kirli aileler, kirli şirketler. Kalkındırma planı adı altında ülke bitirme ve batırma planları. Ama bunlar bir komplo değil nakış gibi işlenen birer gerçek. Hedefte ülkeler ve yöneticileri var. Satılacaklar yada satın alınacaklar. Ya da ölecekler. Amaç "KÜRESEL İMPARATORLUK".

Aşağıdaki kısa yazı bu konunun en çarpıcı itiraf metnidir. Bu metni okuyunca hükümetin bazı konularda diretmesini sanki daha iyi anlıyorum. Aşağıda ki itiraflar "Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" kitabının yazarı Chas T. Main şirketi eski Şef Ekonomisti John Perkins'e ait. Satır aralarında bakın neler bulacaksınız!

"Bir ulusu fethetmenin ve köleleştirmenin iki yolu vardır. Birincisi silahla, diğeri de borçla." John Adams 1735-1826 Biz ekonomik tetikçiler olarak, küresel imparatorluğun oluşturulmasında gerçekten sorumlulukları olan bir tarafız ve bu alanda birçok farklı şekilde çalışırız. Öncelikle şirketlerimize uygun kaynakları olan ülkeleri bulur ve bir çok yönden gözetim altına alırız. Ardından Dünya Bankası ve onun kardeş kuruluşları vasıtasıyla o ülkeye büyük miktarlarda kredi ayarlarız. Fakat para gerçekte asla bu ülkeye gitmez. Ülke yerine o ülkede projeleri bulunan kendi şirket ve kuruluşlarımıza gider. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, bizim şirketlere ilaveten, o ülkedeki bize taraf olan birkaç zenginin kar sağlayacağı şeyler olmasına özellikle dikkat ederiz. Bunlar toplumun çoğuna yaramaz. Yine de o insanlar, yani ülke o borcun altına sokulur. Bu borç ödeyemeyecekleri kadar çoktur ve bu planın bir parçasıdır. Yani o borcun ödenemeyeceğini biz zaten biliyoruzdur. Ardından biz ekonomik tetikçiler olarak onlarla tekrar masaya oturur ve: "Bize çok fazla miktarda borcunuz var. Bu borcu da ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü bizim petrol şirketlerine ucuza satın (IRAK). Ülkenizde askeri üs kurmamıza izin verin veya askerlerimizi desteklemek için dünyanın bir yerine asker gönderin. Irak-Afganistan gibi ülkelerde askerlerimize yardım edin (TÜRKİYE). Bir dahaki BM seçiminde bizimle birlikte hareket edin. Elektrik şirketlerini, su ve kanalizasyon sistemlerine kadar özelleştirir, ABD veya diğer çok uluslu şirketlere satarız. Bu mantar gibi biten birşey ve çok tipik bir çalışma sistemidir. IMF ve Dünya Bankası bu şekilde çalışmalarını yürütür. Ülkeyi borca sokarlar ve bu borç öyle bir hale gelir ki bunu ödeyemezler. Ardından yeni bir borç teklifi daha yaparız. Bu kez daha fazla faiz ödemek zorunda kalırlar. Koşullara bağlı veya iyi yönetim talep ederek borçlanmayı da biz yönetiriz. Fakat aslında bu yönetim tarzı onların kaynaklarını satmalarının yolunu açar. Buna sosyal hizmetleri, farklı alanlardaki şirketleri, hatta bazen eğitim sistemlerini de dahil ederiz. Gerektiğinde sigorta şirketlerini bile yabancı şirketlere satarız. Bu bir nevi ikili-üçlü-dörtlü uluslararası bir darbe niteliği kazanır." Şimdi hayatımızın bazı gerçeklerini daha iyi anlayabiliriz. Bildiğimiz, gözümüzün önünde olan şeyler aslında tüm bunlar. Fakat galiba bunlar bizi de çoktan bağlamışlar kendilerine.

Not: Bu kitabın türkçe baskısı mevcuttur...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3350
Kayıt tarihi
: 16.02.09
 
 

1969 İstanbul doğumluyum. İnternet, bilişim, belgesel ve çizgi film en büyük hobim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster