Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
685
 

Bir ülkeyi yönetenlerin başarı kriterleri…

Bir ülkeyi yönetenlerin başarı kriterleri…
 

Evet, başlık fazla uzun olmasın diye yarım bıraktığımız sorunun tamamını şimdi tekrar soralım. Bir ülkeyi yönetenlerin başarı kriterleri nedir, diyecektik. Soru bu olunca hemen her kafadan farklı bir ses, farklı bir düşünce dökülecektir. Bizce bir ülkeyi yönetenlerin başarı kriterleri edindikleri zenginliklerde gizlidir. Ülkenin direksiyonunu elinde tutanlar – çok az gerçek yönetici hariç- ilk önce kendilerinin ve yandaşlarının ceplerini doldururlar. Hatta bir araştırın, şaşkınlıkla göreceksiniz. En hızlı zenginleşen yöneticiler koltuklarını bırakmamak için en çok çaba sarf edenlerdir. Onların bu çabaları altında birilerinin çıkıp “nerden buldun” sorusunu soracakları korkusu yatar.

Tarih boyunca iktidarı eline geçirmiş olan güçler, toplumlarını kolayca idare edebilmek için pek çok metotlar kullanmışlardır. Bundan amaç, toplum yönetim ile uğraşmamalı, hatta çatışmamalı, yönetenlere karşı çıkmamalı, sadece yönetim tarafından kendisine  tanınan hakları kullanmalı , en doğal yaşama haklarını dahi yönetimin kendisine tanıdığı miktarını kullanmalı ve sıradan bir yaşam içinde hatta çeşitli zorluklarla hayatını sürdürmelidir.

Başka türlü yöneticilerin bu kadar kısa zamanda semirmelerinin mala mülke gark olmalarının imkanı yoktur. Yönetimin adı krallık, faşizm, komünizm, demokrasi,veya başka bir şey olmuş hiç fark etmez. Amaç halkın sesini kısmak ve kendine ve yakınlarına dünya hayatını cennet etmektir. Yönetim şekillerinin tamamı halkı itaat ettirmek üzerine oluşturulmuştur. Siz kişisel olarak o şekil veya bu şekil iyi diyebilirsiniz. Bu bir şey değiştirmez. Ölçü olarak bakmamız gereken ilk şey yönetime gelen kişi yönetimden gittiğinde mal varlığı aşırı büyümüş mü? Büyümüş ise onun yönetimi ile ilgili konuşacak kelime bile yoktur. Üzerini çizip atmak gerekir. Yok, yönetimi sırasında zenginleşmemiş, ailesini çevresini zenginleştirmemişse, yönetiminin başarılı mı değimli tartışması yapılabilir.

Yönetimlerin amacı her zaman kolay yönetilebilir toplumlar oluşturmaktır. Bunun için en önemli silahları eğitim sistemleridir. Süresi uzun içi boş eğitim sistemleri yöneticilerin işlerini kolaylaştırır.

İkinci bir silah da dindir. Eğer kişisel bir tercih ve kişi ile Allah arasında bir konu olan din habire yönetici dudaklarından ağdalı biçimde dökülüyorsa, bilin ki kandırılıyorsunuz. O dilinden dini düşürmeyen yöneticinin şahsi servetindeki hareketler bir bakın. İnanılmaz bir yükseliş göreceksiniz.

Halkı istedikleri biçimde yönetmek için kullandıkları başka konular da vardır. İçki, fuhuş, kumar, futbol, milliyetçilik, düşman yaratma bunlardan bazılarıdır.

İnsanlar, nasıl kandırılmamayı öğreneceklerdir? Bu gerçekten zordur. Ancak insanın yemek uyumak, üremek gibi görevlerine ilaveten Allahın verdiği beyni kullanmak, araştırmak, soruşturmak gibi görevleri de vardır. Değilse hayvan dostlarımızdan ne farkı olacaktır.

Beynin yararlı kullanım oranı bizim kandırılmamızın oranını belirler.

İzmir 2013-03-15

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kanmayan kanmıyor, beni kandırsın ya;o kandırdıklarının işine geliyor, aynı zihniyetin savunucuları...

Kerim Korkut 
 27.04.2017 21:14
Cevap :
Merhaba, Cehalet azaldıkça kandırabildikleri de azalıyor. Bu yüzden okulları imamhatibe çevirip cehaleti baki kılmaya çalışıyorlar. Saygı ve selamlar...  30.04.2017 23:49
 

yazınıza yorum yazdım. Fakat nedense sansüre takıldı. Çok doğru ifadelerledolu biryazı. Saygılarımla...

hssensoz 
 17.03.2013 20:35
Cevap :
Merhaba , az önce bana ulaştı ve hemen yanıtladım üstadım. Çok teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  17.03.2013 22:53
 

Yine derin konu sulardasınız... Ama ne yazık ki kervan yürüyor. Selamlar.

Şahin ÖZŞAHİN 
 16.03.2013 22:51
Cevap :
Merhaba, Umarım bu derin sularda boğulmayız. Saygı ve selamlar...  17.03.2013 22:49
 

Üstad yine döktürmüşsün. Doğru söze ne denir. Biliyor musunuz onların korkuları Firavun korkusu gibidir. Aslında geceleri bile kabustur. Çünkü onların varlığı mevcut güçlerindedir. Ama onlar asla bilmezler gerçek gücün sahibi Allah olduğunu. Sen, ben toplum içinde rahatça tek başımıza dolaşabiliriz. Ama onlar asla korumasız gezemezler. Çünkü onlar aslında hep korkarlar. Gerçek büyük insanlara bakın asla hayatları boyunca koruma almamışlardır. Esen kalın..

hssensoz 
 16.03.2013 8:24
Cevap :
Merhaba üstad, Çok haklısınız. Bir insan korumasız adım bile atamıyorsa, onun yakasında hangi etiketin yapışık olduğu ne farkeder ki? Saygı ve selamlar...  17.03.2013 22:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1649
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster