Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '14

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
6131
 

Bir Üniversitelinin Yaşadıkları 2: Vali İşbaşında

Daha önce paylaştığım bir blogda üniversite eğitimim üzerine genel bir değerlendirme yapmış ve yaşadığım olumsuzlukları anlatmıştım. Bu yazıda daha spesifik olarak yaşadığım bazı olayları anlatmaya çalışacağım.

Fakültenin yolu çamur içinde, Vali'den yardım istiyorum!!!

1. sınıftayız. Çarşıdan yürüme mesafesindeki fakülte binasının yolları bozuk. Yazın toz içinde olan yol, kışın çamur batağına dönüşüyor. Okula ceylan gibi sekip, kanguru gibi zıplayarak gelmeye çalışıyoruz. Ayakkabılarımız, paçalarımız çamur içinde kalmasın diye. Anayolun yanında olan bu toprak yola bir de sürekli kamyonlar parkediyor ve aralarından geçip gitmeye çalışıyoruz. Birgün şehrin tarihi mekanlarından birinde arkadaş grubuyla oturuyoruz. Etrafta restorasyon çalışmaları var. Peyzaj yapılıyor, taşlar döşeniyor, hummalı bir faaliyet. Bir ara siyah bir araba geliyor meydana. Kırmızı plakalı. Arkada oturanın kapısı açılıyor. Takım elbiseli 50-55 yaşlarında hafiften tombul ve kısa boylu. Etrafa ve çalışmalara şöyle bir göz attıktan sonra, ceketini çıkarıyor, gömleğinin kollarını sıvıyor ve eline bir kürek alıp başlıyor çalışmaya. İnanamıyoruz! Merdivenlerden aşağı inip yanına gidiyoruz. Bu takım elbiseli adam Vali!!! Yanına yaklaşıyoruz;

- Sayın Valim, kolay gelsin, diyorum. Başını kaldırıp bize bakıyor;

- Sağolun gençler. Buyrun bakalım, diyor.

- Sayın Valim! Biz Fakülte'de okuyoruz. Fakültemizin yolları çok kötü, sürekli çamur içindeyiz. Yolun üzerine sürekli kamyonlar parkediyor, aralarından geçmeye çalışıyoruz. Bu sorunu çözebilir misiniz? diye derdimizi aktarıyorum.

- Tamam anladım sizi. Fakülteyle ilgili projelerimiz var. Sadece yolunda değil etrafında da çalışma yapacağız. Fakülteyi çok güzel yapacağız. Siz meraklanmayın sadece biraz daha sabredin, halledeceğiz, diyor. Teşekkür ederek yanından ayrılıyoruz. O, kürekle çalışmaya devam ediyor.

Birkaç ay sonra Fakültenin yolunda inşaat başlıyor. Çarşıdan Fakültenin ana kapısına kadar tretuvar döşenip güzel bir yaya yolu yapılıyor. Artık ne çamur oluyor ne toz ne de kamyonlar parkedip yayaları engelliyor!

Fakülteye yeni bir bina yapılıyor, Valimiz yine kolları sıvıyor!!!

1. sınıf bitince yaz tatiline girdiğimizde ise Fakülte binasına ek bina yapılmaya başlanıyor. İşletme Bölümü öğrencileri yeni binaya kaydırılacak. 2. sınıfın ortalarında yeni binanın inşaatı bitiyor. Artık çevre düzenlemesinin yapılması gerekiyor. Birgün bahçeye, kent ormanında kökünden sökülmüş koca koca çam ağaçları getirildi. Bunlar bahçeye dikilecekti. Yerlere ise parke taşları döşenecek ve iki bina arasında yol yapılacaktı. Biz ders arasında banklarda otururken birden yine o siyah araba belirdi. (Burada bir parantez açayım; çok tasarruflu bir idareciydi, kamu kaynaklarının kullanımında azami özeni gösterirdi: İki makam arabası vardı o zamanlar, biri Mercedes diğeri de Tempra. Şehre devlet erkanından biri gelmediği sürece hep Tempra arabayla gezerdi.) Vali ve yanındakiler arabadan indiler. Dekanımız, kendisini karşıladı. Vali hiç oyalanmadan, hemen çalışan işçilerin yanına gidip, kazma küreğe sarıldı. Tabi yanındaki şoförü ve koruma polisi de mecburen kolları sıvayıp başladılar çalışmaya. Biz, hocalar ve Dekan hayretler içinde Vali'yi seyrediyoruz. O ise hiçbirşeye aldırış etmeden çalışmaya devam ediyor. Okuduğumuz bölüm itibariyle kaymakam, vali gibi yönetici memurlar ilgimizi çekerdi ama böyle normal profilin dışındaki bir üst düzey yönetici herkesin ilgisini çekiyordu. İnşaat işçileri bile çalışırlarken bir yandan da O'nu izliyorlardı. Bir süre sonra inşaat ve çevre düzenlemesi tamamlandı ve modern bir binaya ve bahçeye sahip olduk.

Kim bu Vali?.

Ceketini çıkarıp, kolları sıvayarak bir işçi gibi çalışan bu Valinin adı Refik Arslan Öztürk'tür. Çeşitli ilçelerde kaymakamlık ve vali yardımcılığı görevlerinden sonra Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa Valiliklerinde bulunmuş bir idarecidir. Sanıyorum artık emekli olmuştur. 2006 yılında Yılın Valisi seçilmiştir. Cumhuriyet değerlerinin savunucusu ve iyi bir Atatürkçüdür. Aynı zamanda karikatüristtir.

Böyle halkın içinden insanlar zor yetişirken kolay harcanıyor. Tasarrufçu, çalışkan, dürüst ve halkçı kişiliği ile tanınan Vali aynı zamanda gazeteci yazar Saygı Öztürk'ün abisidir.

Yasemin Şengör bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

partili olmuşlarsa zakkum ağaçlarına selam olsun o zaman yüce allah müjdeledi...hayırlı ramazanlar

gökhanaynacı 
 30.06.2015 15:29
 

vay be helalin var vali...teşekkürler dost

gökhanaynacı 
 30.06.2015 1:28
Cevap :
Sağol Dostum. Evet, böyle vatansever, hizmetperver, namuslu valiler de gördü bu memleket. Bir de bugünkülere bakalım! Hepsi partili vali olmuşlar maalesef. Saygılarımla, esen kal.  30.06.2015 13:35
 

Yazınızı okurken galiba merhum Recep Yazıcıoğu'nu anlatıyor sandım.Ne mutlu ki ona benzeyen, onun yolundan giden valilerimiz var.Allah onları hayırlı hizmetlere vesile kılsın..Selamlar..

mustafa semih arıcı 
 04.02.2015 13:23
Cevap :
Mustafa BEy öncelikle selamlar. Rahmetli YAzıcıoğlu ile ilgili de bir blogum var ama Öykü şeklinde. Efsane ADama YAzılmış ÖYkü adındaki bloğumda bu toprakların yetiştirdiği en iyi idarecilerden biri olan Recep YAzıcıoğlunu konu edinmiştim. Umarım okuyup beğenirsiniz. Saygılarımla, esen kalın.  06.02.2015 15:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 167
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2657
Kayıt tarihi
: 14.05.14
 
 

Kamu yönetimi ve sosyoloji öğrenimi... Tarih bölümüyle devam eden öğrencilik... Siyasetbilim, top..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster