Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

22 Temmuz '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
1269
 

Bir Uykucunun Yaşama Dönüşü

Bir Uykucunun Yaşama Dönüşü
 


Sıçan türüne bağlı bahçeuyukları, kahverengi tüylerinin altında hafifçe ürperdi; bir gözünü açarak iç çekti... Adeta, "Ne çabuk!" der gibiydi. İlkbaharda artan hava sıcaklığı, taşların arasından onun yosun yatağına kadar yayıldığı zaman, birkaç haftadan beri ara sıra gözlerini aralıyor fakat uykusu daha ağır bastığından yine uykuya dalıyordu. Genç bahçeuyukları, ilk kış uykusundan uyanmaya çalışıyordu.


Lâkin bu defa iyice ayılmıştı. Derin soluk almaya ve o ana kadar neredeyse hiç atmayan yüreğinin daha hızlı çarpmaya başladığını hissetti. Beş aylık bir perhizden sonra zayıflamış, soğumaya yüz tutmuş vücudu ısınmaya başlıyordu. Beş aylık bir uyku, derin bir uyuşukluk, yavaşlayan bir yürek, hemen hiç kımıldamayan akciğerler, bütün bu değişiklikler bir bahçeuyuklarının gözünü korkutmaya yeter de artardı bile!


Ayaklarının üzerinde dikildi, esnedi, gerindi, sonra sendeleyerek karanlık yuvasından çıkıp gün ışığının geldiği yöne yürüdü.


Sonbaharda bomboş bıraktığı bahçe yeşermişti şimdiden. Önce karnının acıktığını hissetti. Fakat canı, karnını doyurmaktan çok, dişi bahçeuyuklarını görmek istiyordu. Bütün hayvanlar gibi o da yavru büyütüp yetiştirmek gerektiğini hissediyordu. Dağların tepelerinde henüz kış uykusundan uyanmamış, hem kendisi gibi tek başına değil, toplu halde yaşayan "teyzeoğlu" dağ sıçanını kıskandı bir ara.


Kendisi gibi canlanmaya başlayan örümceklere aldırmadan ormana doğru yola koyuldu. Artık yavaş yavaş akşam oluyordu.


Bir ot hışırtısı duydu ve hemen saklanıverdi. Refleksleri her zaman iyiydi zaten. Onu korkutanlar, birlikte yattıkları kış uykusundan uyanmış, şimdi de gece avına çıkmış erkek ve dişi kirpiydi. Sivri sıçanlar, ev sıçanları, böcekler, salyangozlar ve kendisi gibi bahçeuyuklarları, dikenleri tehlikeli yaralar açan bu memeli hayvanlardan çok sakınmalıydılar.


Bundan sonra başka bir tehlikeyi de kazasız belasız geçiştirdi. Bir köpek kadar iri olan, hele bir sıçan için çok büyük bir hayvan sayılan porsuk da avlanmaya çıkmıştı. O, kışın sadece aşırı soğuk havalarda uyumuştu.


Küçük memeli hayvanların, kuşların, kabuksuz salyangozların, kara ve su kurbağalarının birçoğu onun dişlerinin acısını tatmıştı. Bahçeuyukları bataklığa yaklaşırken, sarı patlak gözleriyle onu seyreden, sırtı pürtüklü, derisi pırıl pırıl parlayan bir kara kurbağasına rastladı. Küçük hayvan oldukça yaşlı görünüyordu. Her kış yaptığı gibi o yıl da toprağın yarım metre altına girmiş, hemen hiç nefes almadan, vücudunun dörtte üçü neredeyse donmuş bir vaziyette uyumuştu. Şimdi de yaşamında belki de otuzuncu defa bataklığa dalmaya gidiyordu.


Bahçeuyukları bu işe hayli şaşırdı... Bir kara kurbağası, karalarda yaşayan bir hayvan suya mı girecekti? Diğeri ise, "Eh, ne yapalım" der gibiydi, "her sene uyandığımda, karşı konulmaz bir güç beni doğduğum yerlere çeker. Dişi kurbağam beni orada bekliyor bile. İkimizin birleşmesi ve onun yumurtlaması suyun içerisinde olacaktır." Ne var ki bahçeuyuklarının aklı fikri dişisinde ve doğacak olan yavrularındaydı. Bu yüzden merakını gidermek için bataklığa daha fazla yaklaşmadan yoluna devam etti.


Lâkin böyle yapmakla bahçeuyukları aslında çok şey kaçırmıştı... Eğer yaklaşsaydı, sadece erkek ve dişi kara kurbağalarının değil, su kurbağalarının da suyun içerisinde neşeyle oynaştıklarına şahit olacaktı. Çünkü, uzun kış uykusundan sonra ılık bahar havasının ayılttığı su kurbağalarının, tıpkı kara kurbağaları gibi, tek düşünceleri küçük kurbağalar dünyaya getirmekti.


Demek ki doğa, karalarda ve sularda yaşayan, hayvanlara ve bitkilere uyanmalarını haber vermiş ve de üremelerini öğütlemişti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kurbağanın ağzına su kaçar da ''hapşırırsa '' suya düşen sıçanın hali nice olur acep ?..

Mesut Selek 
 23.07.2008 17:12
Cevap :
Böyle matrak bir senaryo gelişimi de ancak senden yazılır üstadım :-)) Teşekkürler, sevgiler...  24.07.2008 0:01
 

Fotoğraf çok ilginç ve güzel :) farklı hayvanların böyle birlikte oldukları dostane fotoğraflar çok etkiliyor beni, bizler aynı cinstten yaratıklar beceremiyoruz bazen böylesine güzel paylaşımları :), sevgiler

Dilek Fuçucı 
 23.07.2008 9:06
Cevap :
İnsanoğlu bozucu, yıkıcı kimliğiyle her an didişme modunda olduğundan sanırım bacı... Yoksa neden olmasın?.. Mesela ben o kurbağa olsam, sen de üzerimde!!! Yok yaa bu örneği geçtim, vazgeçtim, hayati tehlike var benim adıma :-))) Gülme bak gülmeeeeeeee :-)) Eksik olma bacıların güzeli, sevgileerr...  23.07.2008 15:35
 

Resim çok güzelmiş, minik fare kendini adada mı sanıyor acaba? :)) Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 22.07.2008 16:16
Cevap :
Zannetmem... Sanırım bu ikili kanka olmuşlar :-)) Teşekkürler, sevgiler...  22.07.2008 18:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2903
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster