Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '14

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1199
 

Bir vakıa olarak ücretli öğretmenlik ve sıkıntıları

Bir vakıa olarak ücretli öğretmenlik ve sıkıntıları
 

Kamu kurumlarının istihdam şekillerinden biri olan ücretli personel varlığı okullarımızda özellikle ekonomik yönde gelişmemiş yörelerde varlığı bariz bir şekilde görülmektedir. Ücretli öğretmenlik, kamu hizmetinin aksamaması için hazinede kadrolu personel alımını sağlayabilecek yeterli kaynağın olmayışı ve tasarruf yapma bilinci gibi nedenlerden dolayı başvurulan bir yöntemlerden biri olarak tercih edilmektedir.

Ücretli öğretmenlikte iş güvencesi yok denecek şekilde az olması, çalışana istenilen her şeyi yaptırma manasını doğurmuyor ve doğurmamaktadır. Öncellikle çalışan insan olduğundan dolayı temel ve sosyal haklarını koruyan evrensel sözleşmeler ve yasalar bulunmaktadır. Hukuk toplumu olmayan veyahut da hukuk toplumu olma sürecine doğru geçiş yaşayan yörelerde daha çok hak ihlalleri ile karşımıza çıkmaktadır. Bu hak ihlallerini hiçbir zaman olağanmış gibi görme lüksümüz olmamalı diye düşünüyorum.

Ne yazık ki bu konuda yaşanan en büyük aksaklık ve hak ihlallerinde biride eğitim kurumlarımızda çalıştırılan ücretli öğretmen haklarının ihlalli olarak duymaktayız. Oysaki onlara karşı daha dikkatli daha merhametli olmalıyız çünkü o gençler ki 16 yıl çok zor şartlarda okumuş fakat bazı şartlardan dolayı atanma imkânına kavuşmayan ancak, ailelerine yük olmamak için sorumluluğun bilincini taşıyan ekmek parasına çalışan gençler onlar.

Bakanlığımız bu gençleri ücretli öğretmen olarak görevlendirirken görevleri ile ilgili olarak; MEB İlköğretim Genel müdürlüğünün 15.02.2008 320/2156 sayılı yazıları ile MEB Personel Genel Müdürlüğü’nün 13.10.2007 tarihli 71809 sayılı yazılarında da ücretli öğretmenlere verilecek görevler olarak sadece ücret aldığı ders olarak belirtmiş, verilmeyecek görevleri de aşağıdaki şekilde belirtmiştir.

1-Ücretli Öğretmenlere törenlerde, belirli gün kutlamalarında görev verilmez.

2. Ücretli öğretmenlere kulüp danışmanlığı görevi verilemez.

3.Ücretli öğretmenlere şube rehber öğretmenliği görevi verilmez.

4.Ücretli öğretmenlere öğrencileri yetiştirme kurslarında görev verilemez.

5.Ücretli öğretmenlere derse hazırlık ve planlama görevi karşılığı ders ücreti ödenmez.

6.Ücretli öğretmenlere ders dışı eğitim çalışmaları (egzersiz) verilmez.

7.Ücretli öğretmenlerden sınıf öğretmeni olarak 2.3.4 sınıfı okutanların derslerine branş öğretmenleri girdiğinde bu saatler için ek ders ücreti ödenmez.

8.Ücretli öğretmenlere belleticilik görevi verilmez.

9.Ücretli öğretmene nöbet görevi verilemez.

10.Ücretli öğretmenlere okullarda oluşturulması gereken satın alma, muayene kabul vb. komisyonlarda görev verilemez, denildiği halde halen bazı okullarımızda ücretli öğretmenlik yapan arkadaşlarımıza yukarıda verilmez denilen görevler adeta zorla verilmektedir. Geçen gün bir ücretli öğretmen arkadaşla görüştüm. Yüreği adeta sitemle dolmuş. Maazallah idareciye ki, yukarıda verilemez denilen görevleri adeta verilir diye arkadaşa zimmetlemiş hatta bunların dışında daha başka görevlerde vermiş. Arkadaş ağabey bu kadarda olmamalı, hakkımızı dile getirecek kimse yok mu? Diyordu. Evet, bence de olmamalı, hatta anayasamızda bile apaçık bir şekilde angarya suçtur denilmektedir.

Ülkemizde ne yazık ki denetim mekanizması kendiliğinden harekete geçme olasılığı az olduğundan ya da harekete geçse bile denetçilerin tereddütlerle baş başa kalmalarından dolayı var olan hak ihlallerinin üzerine yeterince gidilmemektedir. Ancak aktif bir denetim şikâyete bağlı olarak tanıklarla desteklenebiliyorsa amacına ulaşabilme şansı olmaktadır. Aynı şekilde gerek toplum içinde gerekse de kurumlarımızda vatandaş olarak bireysel ve sosyal haklarımızı bilmediğimizden, bilsek bile bazı nedenlerden dolayı(ücretli öğretmenlerden mağdur edilenler işten atılma ve bir sonraki dönemde işe alınmama korkusu)  hak arama riskini almamayı yeğlediğimizden sorunlar süreklilik kazanabilmektedir. Sorunların çözülmesi için ya ihtiyaç olan alanlara kadrolu öğretmen atanmalı ya da ücretli öğretmen arkadaşlar kendi görev ve sorumluluklarını bilip haklarını savunmalıdırlar. Aynı şekilde sendikalarda diğer çalışanlara duyarlı oldukları gibi üyelik olanağı olmayan ücretli öğretmenlerimize aynı duyarlılığı göstermeye başladıkları an çözüm kaçınılmaz olacaktır.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1982
Kayıt tarihi
: 28.08.09
 
 

Diyadin/Ağrı doğumlu. Amacı sevgiyi hayata yerleştirmek. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster