Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
610
 

Bir varmış, bir yokmuş...

Bir varmış, bir yokmuş...
 

Bir varmış bir yokmuş diye mi başlamalı bilmem, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde güzel ülkede güzel mahalleler varmış diye başlayabilirim galiba.

Toprak temizmiş.  Hava, su, gökyüzü temizmiş. Oralarda yaşayan insanlar da temizmiş. Birbirlerine dost merhabalarını esirgemezlermiş. Ve o merhabanın hatırı varmış ki para kadar değerliymiş.  O merhaba için birbirlerinin arkasından kuyu kazmazlar, satıcılar para kazanmak uğruna içinde ne olduğunu bilmedikleri yiyeceği satmazlarmış.

O mahallelerde çocuklar sokaklarda çeşitli oyunlar oynarmış. Ter içinde bütün gün koştururken akşamın geldiğini anlamazlar, pencerelerden annelerinin seslenmesiyle akşam yemeği için zorla evlere girerlermiş. Bazen duymayıp eve gitmeyi unutanlar azarı işitip, dayağını yiyip, yine dışarıdaki bir arkadaştan gelen bir ıslık sesiyle dışarı kaçarlarmış. Dizlerindeki yara kabuklarının üstüne yeni kabuklar bağlanırmış.  Kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden barışıp yeniden kavga edilirmiş. Hepsinde bir paylaşma duygusu yavaş yavaş gelişir, birbirlerini kollarlarmış.

Ellerindeki misket torbaları ile gezer, gazoz kapağı toplarlarmış. Yakar topun acısını bilir, saklambaç, çelik çomak oyunları oynar, çember, topaç çevirir, ip atlar, yere üsüste koyduğu taşlardan kale direkleri yapar, komşu arsalarda top peşinde koşar terlerlermiş. Komşu mahalle kavgalarında kahramanlar yaratılır, topuyla kırdığı komşunun camı yüzünden babadan azar işitir, komşu bahçeye meyvelere dalmaya koşarlarmış. Duvar üstlerinde sohbet koyulaştırır, kan kardeş olurlarmış.

Yazlık sinemalar varmış 10 dakika aralarda frigo buz, alaska satılan. Hatıra defterleri varmış ”hayatın sarp ve dikenli yollarından geçerken bana da kalbin gibi temiz bir sayfa ayırdığı için” diye başlayan sayfalarıyla, anket defterleri varmış onlarca soru cevaplarıyla, tom miskleri, teksasları varmış.

Okula arkadaşlar beraber gider, birlikte ders çalışılır, komşu anneler diğer çocukları kendi çocuğundan ayırmazmış. Herkes komşusunu sever, sayarmış. Mutfaklardan kokular yükselir, canı ister diye yapılan yemekten komşuya da bir tabak götürülürmüş.

Gel zaman git zaman ülkede durumlar değişmeye başlamış. Mahallede bir tedirginlik baş göstermiş, insanların suratı asılmış. Geçim derdine düşmüşler. İşsizlik, enflasyon, pahalılık, köşe dönme istekleri derken herkes birbirinden uzaklaşmış. Yüzlerinde çaresiz bakışlarla hayata yenilenler, galip çıkanların esiri olmuş.

Çocukların top oynadığı arsalar teker teker kocaman binalara dönüşmüş. Gün gelmiş herkes yabancı olmuş, kapılar çalınmaz, hatır sorulmaz olmuş. Sokaklar caddelere dönüşmüş, bahçeler bozulmuş, gölgesinde oturulup çay içilen, dalına salıncak kurulan ağaçlar teker teker kaybolmuş.

İnsanlar betondan kafeslerine kapanmışlar, çocuklar güven içinde ama yalnız yaşarken okullarına servisle gitmeye başlamışlar. Gezmek onlar için artık büyük AVM ler içinde fast food yemek olmuş. Evlerinde sanal dünyalarının içinde, sanal kahramanlarının maceralarıyla yetiniyorlarmış. Dünyaya vindows penceresinden bakıyorlar, sadece dershaneye gitmek için evden çıkıyorlarmış. Sayısal-sözel test reytingleri tek uğraştığı konu olmuş. Paylaşmayan, sokak oyunu nedir bilmeyen, arkadaşı olmayan, hiç ağaçtan düşmemiş, dizleri kabuk bağlamayan ama gürbüz ve güven içinde çocuklar yetişir olmuş. Ağaçlara tırmanmayı hiç düşünmemişler.

Bu masalın sonu nasıl biter ki?

Şimdi daha büyük evlerde, daha küçük aileler yaşıyor. Mallar arttı ama keyif azaldı. Çok para harcanıyor ama az gülünüyor. Az kitap okunuyor ama çok tv izleniyor. İlaçlar çoğaldı ama hastalıklar arttı.  Çok konuşulup, az gülünüyor. Daha çok mutlu olmak için mutsuzluklar yaratılıyor. Çok para kazanmak için daha çok çalışılıyor, zaman azalıyor. Somurtarak işe gidiliyor,  hayattan zevk alınmıyor.

Zaman ve şartlar değişse de bir tane hayatımız var. Ve herkesin kendi masalı.

Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ankara'da yazlık sinemada bir kızın yanına oturmuştum. Demek ki biraz da asılmışım,ağabeyini çağırıp beni dövdürmek istedi.

Kerim Korkut 
 09.12.2012 0:20
Cevap :
Gerçekten bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde olmuş.   09.12.2012 18:00
 

"Çocukluğumu istiyorum,ona doymadım" diyebilirdin fazla uzatmadan.Biz hayallerimizle içini doldururduk.İnan senin söylediklerinle aynı olurdu.

Kerim Korkut 
 09.12.2012 0:18
Cevap :
Herkesin çocukluğundan gelen bir doymamışlık vardır tabii ve özlemleri. Ama her çocukluk farklı güzel.   09.12.2012 18:03
 

Ne güzel şeyler çağrıştırdı bu yazınız Şükran hanımcığım; Çocukluğuma yolculuk yaptım bir anlığına, elinize Haklısınız herkes kendi masalını yaşıyor ve yazıyor. Sonu mutlu biten masallar yazabilmek kısmet olsun hepimize sevgiler

Cemile Torun 
 03.12.2012 22:53
Cevap :
Aşağı yukarı aynı şeyleri yaşamış olmalıyız Cemile Hanımcım. O zamanlar basıt ama güzeldi. Günümüz konforlu ama mutsuz insanlarla dolu. Herkes kendi masalını yazıyor aslında. Teşekkür ederim, sevgiler...  04.12.2012 0:05
 

O anlattıklarınız -ne mutlu ki yaşayabildim- 80 öncesinde kaldı. Sokakta oyun oynayan çocuk görüyor musunuz siz? Seksek, ip atlama, evcilik, saklambaç, kukalı saklambaç, çelik çomak, yakan top, istop, dekman, misket; hangisi kaldı geriye:( Çocukların hepsi internet, PS başında! Bu masalın sonu elbette ki felaket de biz görmeyiz. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 02.12.2012 16:52
Cevap :
Geçen gün yaşıtım bir arkadaşımla konuşuyorduk ta o zamanlar oynadığımız sokak oyunlarını saydık bir bir, şimdi hiç bir çocuk bilmiyor onları. Saydıklarınız yanında taş toplayıp beş taş, çok taş vb. oyunlar, yağ satarım bal satarım gibi toplu oyunlar neler vardı. Hepsi pc başında sanal kahramanlar peşinde şimdi. Ben aynen anlattığım mahalle kültürü ile büyüdüm İstanbul'da. Özlüyorum o günleri. Teşekkürler Ata Bey. Sevgiler...  02.12.2012 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2862
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster