Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
772
 

Bir Vikileks vardı...!!!???

Bir Vikileks vardı...!!!???
 

NERDEEEEEEN NEREYE


Yeğenimin ricası;

“Sevgili Dayıcım;

Günlerdir televizyon programlarında bir Wikileaks dalgasıdır gidiyor, artık bu acayip ismi duymaktan gına geldi. Ama olayın ilk başladığı günlerde neymiş bu Wikileaks diye 1-2 programı dinleyip olayın ne olduğunu öğrendim.

Dediğim gibi sonrası zaten kabak tadı verdi. Ama birden bugün aklıma acaba diğer insanlar bu konuyla ne kadar alakadar diye şöyle çalışma arkadaşlarım arasından 15 kişiye '' Ya nedir? bu Wikileaks '' diye sordum. 3 kişi haricinde diğerlerinden aldığın cevap Wikileaks'in “vicks” türü naneli krem gibi bir ilaç olduğuydu. Bu cevaba üzülmeli miyim? sevinmeli miyim? ona bile karar veremedim.

Neyse benin senden ricam acaba şu milliyet blog sayfanda bu konuya da bir yer ayırıp ayıramayacağın. sevgiler.”

Sevgili Koray,

Bu konuyu “yolun geliş istikametindeki kazaya bakmak için yavaşlayan araçların gidiş istikametindeki trafiği tıkamasıdır” diye özetlesem yeterli aslında.

Tıkanan trafik. İlerleyemeyen araçlar ise; bizler ve ülkemiz.

17 ağustos 1999 depremini takip eden altı ay sadece deprem konuştuk. Psikologlar doldu taştı. Panik ataklar yaşandı. Çeşitli deprem çantaları hazırlandı. Bütün jeoloji ve jeofizik profesörleri ekranlarda çocuklar gibi kapıştı. Önce can kulağıyla dinledik. Sonra bir şey anlamadığımızın farkına vardık. Ama onlar konuşmaya devam ettiler. Bazıları meşhur oldu. Reklamlarda boy gösterenler pazılarını gösterenler oldu. Saygın bir hoca yılın en seksi erkeği seçildi.

Benim kulağımda sadece iki cümle kaldı. “Deprem gerçeğiyle yaşamaya alışmalıyız.” “ Deprem öldürmez çürük yapı öldürür.” Sonuç; Bugün ne deprem çantası kaldı, ne deprem korkusu, ne de depremin adı.

Halbuki; gerçekte değişen bir şey yok. Durum aynı. Bazı yerlere konulan deprem konteynerleri ise bilmem ne durumda. Şimdi ilgililer farklı ir şey konuşuyor. İlk depremde kaç kişi ölür. Ama artık bu da kimseyi ilgilendirmiyor.

Pardon ben vikileks ten bahsedecektim. (kusura bakmayın okunduğu gibi yazıyorum) onlarda bizi kendi dillerinde “hindi” diye yazıyor nasılsa, ayıp olmaz yani. Vikileks de;Türkiye için 17 ağustos depremi gibi. Yani bol ahkam kesilecek. Sevgili partilerimiz bunu mis gibi gündemde tutarak bana göre lüzumsuz bir iş yapacaklar.

Oysa ki konu ülke boyutunda stratejik önem taşıyor.Gerçekte ilgili ve yetki sahiplerinin aralarında değerlendirilmesi gereken önemli bir konu.

Ama bu süreçte de depremde olduğu gibi birileri ünlü olacak. Reklamlara çıkarlar mı? bilmem. Ekrana çıkmak için vücut geliştirmeye başlayanlarda olabilir! Ekranda fizik önemli!

Sakın dalga geçtiğim sanılmasın. Çünkü "Edelman" ülkemize tayin edildiğinde merak edenler, kendisinin geçmişinden ne mal olduğunu hemen öğrendiler. Ardından da gerçek bir sosyal sorumluluk sergilediler. Bu elçinin Türkiye ve Türk düşmanı olduğunu duyurdular. Ama kimseyi ilgilendirmedi. Amerika ya bunu beğenmedik daha iyisini gönder deme lüksümüzde yoktu ki. Elçiler görev yaptıkları ülkeyi sevmeli değildir. İşini yapar geçer gider. Yanlış yapan, yanlış yapar bize ne. Onu kendi ülkesi düşünsün.

Peki bu bizi sevmeyen adam ve ekibinin, açık ya da gizli olarak hakkımızda methiyeler yağdırmasını beklemek niye. İşini kendi açısından iyi yapmış. Bizi aşağılamış hem de ayrım yapmadan, ülkemizdeki her ideolojinin temsilcisini argo lisanı ile ve mesleğinin gerektirdiği gizli metotlarla ülkesine rapor etmiş. Argosundan kime ne amiri bozulmuyor da biz niye bozuluruz anlamam.

Yeğenim haklı. “içim bunaldı hem anlamıyorum hem de nereye baksam bu var diyor.

Ah ciğerparem! sen bir de benim halimi sorsan. Her gittiğim yerde, ağabey sen bilirsin bu nedir Allah aşkına? İyimi sence? Diyen kardeşlerime cevabım yukarıdakinin özeti oluyor.” Sen işini iyi yap, rızkını çıkar. Bunu bilsen ne olacak bilmesen ne olur.” Bir seneye kalmaz adını hatırlayan olmaz. Ama ahkamcılara en az altı ay konuşacak malzeme çıktı. Hem de en yetkilisinden en ilgisizine kadar.

Hadi birazda ciddi iki laf edelim. Bu olay komplo olsa ne fark eder ki. Yukarda dediğim gibi. Tarih boyunca adamların biz sevmediğini ve hiçbir zamanda sevmeyeceğini bilelim yeter.

Bu kez bunu gözümüze sokuyorlar o kadar. Ne yapmalı? Böyle saçmalıklarla kafamızı yormamalı, işimize bakmalı. Muasır medeniyete doğru yılmadan usanmadan elbirliği ile ama terleyerek çalışmalı.

Ben işçi ve köylüden başka terleyeni görmüyorum. Bak onlar bu vikileks sitesinin yöneticisini bu konu sebebiyle değil, tecavüz sebebiyle tutukladılar komik değimli? okursan kasıklarını tutarak gülmen lazım. Tecavüz de değil, adamcağız bir ilişkisinde prezervatif kullanmamış öbüründe yırtık prezervatif kullanmış diye tutuklandı.

Biraz dalga geçme havası seziyorum. Deprem gibi bu da unutulur gider. Birisi çıksa da, “wikileaks” isminde bir merhem piyasaya sürse en akıllı işi o yapar. Ürünün reklam etkinliğini bir düşünsenize.

BÜLENT SELEN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 960
Kayıt tarihi
: 09.07.10
 
 

Marmara Üniversitesinde  İşletme okudu. İstanbul Üniversitesinde yüksek lisans yaptı.  Dış Ticare..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster