Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
507
 

Bir yağmur yağsa mesela şimdi, dışlar mıyız yaz mevsimini algılarımızdan?

Bir yağmur yağsa mesela şimdi, dışlar mıyız yaz mevsimini algılarımızdan?
 

“Herkes kendi yorumunun cellâdıdır…”

Hayatın kendisi mi bir yorum yoksa bizim yorumumuz mu bir hayat biçimlendiriyor? Bir sayfa cümle kendi doğrularından fırlayıp birden sayfanın caddesine atılırsa, yüreğimizin elinden haylaz bir kıvraklıkla hem de…

Şimdi söyleyin bana ben mürekkeple yelkenlerini açmış son sürat bu yazıda ilerlerken, bir fabrika tezgâhında evden kaçan kızının dalgınlığında elini emperyalizmin tezgâhına kaptıran Recep usta bu utançla dostlarının elini nasıl sıkacağım derdinden kurtulmuş olabilir mi? bilinçli bir merhabaya veda intiharı gibi…

Hayatı bundan öncesi ve bundan sonrası diye yorumlamak hayatı doğru kavradığını söyleyenlerin çokbilmiş sayıklamaları… Ben dürüst olmak gerekirse kavrayamadım bu lunapark eğlencesi hayatı…

Her sabah uyandığımda ağzımda bir pamuk şeker tadı alıyorsam eğer, bugün hayatı dünden daha iyi nasıl sarabilirim ruhuma diyedir.

“Hep bir uçurum kenarı hayatlarımız, sırtını döndüğümüz gerçeğimiz, yalnız kaldığımızda yüzleştiğimiz uzak derinlik…”

Ruhumuzu hayatı anlamlandırmak çabasıyla infaz eden cellâtlar gibiyiz… Oysa kendimize anlamlar bulmaya çalışıp yamamak yerine asıl anlamın başlı başına kendimiz olduğunun farkında lığına ihtiyacımız var. İşte yazının tam da bu anın da şiir molasına bir de…

Başımızdan savmaya çalıştığımız aşk;

Nasıl da buluyor bizi hemen karşı pencerede…

Bir sigaranın ateşinde bakışıyoruz, dudaklarımızdaki duman utangaç…

Aramızda gecenin lacivert perdesi…

Bir aralasak perdeyi tenlerimiz kır yıllık dost gibi…

Ellerim cümlelerden merdiven,

Bir yeltensem saçların elimde sarmaşık…

Adresini kaybetmiş iki yitik bakış,

Ve aradığı cevabı bulmak istemeyen iki soru gibiyiz…

Rüzgârsa havada yalpalayan serseri bir sarhoş gibi…

Uzun zamandır kağıt ve kalemle olan dargınlığımızın birbirine özlemle sarılmasının şerefine, şafağa koşturan gecenin fincanından bir yudum koyu kahve... Gece dudaklarımda açık lacivert…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 438
Kayıt tarihi
: 12.11.07
 
 

"Her umut bir olasılıktır" Her sabah evin eşiğinin kenarında duran çiçeğin her sabah orda olma ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster