Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '09

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
551
 

Bir yakışıklının hikayesi

Bir yakışıklının hikayesi
 

aşkım ve ben


Merhabalar sevgili dostlarım.

1973 yılının mart veya nisan aylarıydı. Üç yaşında oğlu olan genç bir bayan, henüz bankada iş bulmuş ve büyük bir keyifle hergün işine gelip gidiyordu. Birgün banka müdürü onu yanına çağırdı. "senin hakkında ileriye dönük ciddi iş planlarım var, sakın ola ki çocuk filan düşünme, kariyerin bu bankada yükselecek" dedi. Genç ve güzel bayan mutluluktan havalara uçtu. Ne çocuğu, onun henüz üç yaşında yakışıklı bir oğlu vardı zaten. Bu mutluluğu önce aynı kendisi gibi olan bankacı eşiyle daha sonra bütün aile bireyleriyle kutladı.

Gel zaman, git zaman, genç bayan artık çok çabuk yoruluyordu. Eve gider gitmez uyukluyor, küçük oğlunu bile neredeyse tam anlamıyla göremiyordu. Bu yorgunluğa mide bulantıları ve baş dönmeleri de eklendi. Eşi endişe etti ve hemen en yakın hastaneye götürdü.

Çıkan tahlil sonuçlarına göre yine hamileydi. Hiç sevinemedi...Hemen iş yaşamı ve kariyeri geldi gözünün önüne, banka müdürünün söyledikleri kulaklarında çınlıyordu.

Bebeği aldırmak, yıkılan iş yaşamını yeniden onarmak istiyordu. Eşi kesinlikle izin vermedi. Birkaç defa ilaç alarak kendi yöntemleriyle düşürmek istedi ama olmadı. Bir sürü ağır eşya kaldırıyor kelimenin tam anlamıyla kendine eziyet ediyordu ama bebek sapasağlam yerinde duruyordu.

Şiddetli karın ağrılarıyla uyandı bir sabah...Biraz da kanaması vardı, hemen hastaneye gittiler. Doktorlar "kist" dedi. Belki kistle beraber bebeği de alırlar diye düşündü ama tam tersi oldu. Bebeğin doğması şarttı. Bebeğin doğumuyla beraber kist de yok olacaktı. Bebek hala hayata tutunuyor, gelişimi de çok sağlıklı ilerliyordu.

Yıl 1974, 13 Aralık sabahı sancılar başladı, doğumun gelmesi an meselesiydi. Akşama doğru, çok zor bir doğum gerçekleşti ve tam tamına dört buçuk kilo, sarışın, yeşil gözlü, bembeyaz tenli dünyalar güzeli bebek doğdu.

Bu sefer de kız bekliyordu genç anne ama oğlan olmuştu. Yine içi biraz buruldu, aldı bebeğini kucağına. Mis gibi kokuyor ve problemsiz emiyordu. Hiçbir sağlık sorunu yoktu. Genç anne onun oluşumunu ve isteksizliğini düşünerek pişman oldu, hıçkırıklar içinde bebeğine sarıldı.

O çocuk büyüdü, çok yakışıklı bir delikanlı oldu ve BENİMLE evlendi. Babamdan sonra hayatımda sevdiğim tek erkek oldu.

O kadar sessiz, o kadar merhametli, o kadar sakin ki; O'nun özelliklerini saymakla bitiremem.

13 Aralık aşkımın doğumgünü. Şimdi 35 yaşında...

Kayınvalidemde beliren KİSTE şükrediyorum. O kist sayesinde, ben bu kadar mükemmel bir eşe, oğlum da dünya iyisi bir babaya sahip oldu.

Hani herşeye rağmen ısrarla hayata tutunuyordu ya; demek BİZİM içinmiş. Hala öyle...Bütün acılara rağmen, yokluklara rağmen dimdik ayakta!

Doğum günün kutlu olsun VOLKAN, seni seviyorum...

SEVİLAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eşinizin doğumunu ve ona olan sevginizi öyle güzel anlatmışsınız ki!rabbim daim etsinden başka bişey denmez...masal gibi okudum valla...ben diyorum zaten bu kadına beni çeken ne var işte bu!süpersiniz eşinizinde geçmiş doğum günü kutlu olsun!nice güzel yıllara darısıda öyle bir eşin bana olsun:)yeni yazılar nerde bekliyorum görüşrüz

suzan yasar 
 04.03.2010 19:03
Cevap :
Suzan Hanım yeni yazımı görmediniz mi? Lütfen bir göz atın...Eşime gelince; o dünyanın en iyi, en yakışıklı, en merhametli, en dürüst kocası...Allah herkese onun gibi birisini nasip etsin...İkizi filan da yok ki...Burdan tekrar söylüyorum; Volkan'ı çok seviyorum...Sizler de aşkla ve sevgiyle kalın...  04.03.2010 20:18
 

İzmir'e yerleştiğim yıl olmuş bu gelişmeler ve bunca yıl yolumuz hiç kesişmedi hayret!.. Basın Sitesi, Balçova, Hatay beni tanır! İlahi takdir ne yazmışsa o olur. İyi ki, o kist belirmiş... Ben de kariyer için çok şeyden vaz geçtim, ama çocuklarım hep öcelikli oldu. Akıcı, mizah soslu bir anlatımla gelişmeleri ustalıkla göz önüne sermişsin. Kutlarım Sevilay, mutluluğunuz hiç gölgelenmeden sürsün...

Ayten Dirier 
 16.12.2009 14:12
Cevap :
Annem Balçovada,ablam da hatay da oturuyor,Ben ise Bucadayım,o güzergah beni çok iyi tanır,inşallah birgün karşılaşırız,sizinle tanışmak benim için onur olacak.Eşim ve benimle ilgili iyi dilekleriniz için ayrıca teşekkür ediyorum,sevgiler..!  16.12.2009 16:46
 

Kariyer dediğin ne yahu... Üç beş kuruş daha fazla para kazansınlar diye insanlar çocuk doğurmayacaklar öyle mi? Volkan arkadaşın doğum gününü ben de kutluyorum, mutluluklar...

Ali Gülcü 
 12.12.2009 22:47
Cevap :
Kutlama mesajlarınızı aşkım Volkan'a ileteceğim,çok sevinecek! İlgilenip bloğumu okuduğunuz için ben de çok sevindim Ali Bey,selamlar...  12.12.2009 23:24
 

Bir de Volkan öyle mi!! Mülayim tak ismini!!

Ahmet Balcı 
 12.12.2009 22:42
Cevap :
Ahmet Bey her yorumunuzda yüzümde mutlaka bir tebessüm oluşuyor...Yanardağ nasıl sessiz durur, zamanı gelince patlarsa Volkan da aynısı! Aslında görüntü çok sessiz ama içinde fırtınalar kopuyor,yoksa beni tavlayabilir miydi?Selamlar...  12.12.2009 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1885
Kayıt tarihi
: 15.11.09
 
 

32 yaşındayım, evliyim ve yakışıklı bir oğlum var. Profosyonel pilates eğitmeni ve besin destek ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster