Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '08

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
508
 

Bir yatakta dört kişi

Bir yatakta dört kişi
 

ikiz ailesi


Bu sabah yine birçok sabah gibi aynı yatakta dört kişi uyandık :Eşim, çocuklarım.

Pİ artık 6, 5 yaşında ve onlar nedeniyle yatağımızı büyüttük. Klasik 160x200 cm lik yatak şu vakte kadar hepimize yetiyordu. Sonra Pİ büyüdükçe yatak dar gelmeye başladı. Ağzımızda burnumuzda dolaşan ayaklar büyüdü, boynumuza dolanan kollar uzadı. Sabah 4.11 sularında yatağımıza gelen iki minik ziyaretçinin bizi kendi yatağımızdan atma ve yatağın asıl sahibi olma tehditlerini görünce yatağımızı 200x200 boyutlarına getirdik. Şimdi eh biraz daha iyi diyebiliriz. En azından kimse şikayetçi değil. Pİ anneye sarılma konusunda kardeş kavgası yapmıyor gece gece.

Sakın yatağına çocuk alan, geceyi çocuklarıyla uyuyarak geçiren bir ikiz annesi sanmayın beni. Hayır hayır!! okuduğumuz makaleler kendi yataklarında kendi başlarına uysunlar diye gözümüzün içine içine yazarken tabii ki bende çocuklarım kendi yataklarında uyusun diye çok çaba sarfettim. Türk aile yapısından kaynaklanan samimi çorlu çocuklu yaşamın bir parçasıdır "çocuk büyüyen kadar çocuğunla birlikte yatma". Ama modern aile yapılarında en geç 6. aydan sonra çocukların yatakları ayrılmalı der. Biz de bu mantığa teslimiz. Bendeniz de öyle. Aslında burada "ben" den çıkıp "biz" e geçmem gerek. Sevgili eşimin hakkını da yememeliyim. Yataklar arası çocuk transferinde gece vardiyası yapan genellikle O. İkizanneleri grubundakiler bilirler yatağa "gel-me-me" konusundaki çabalarımı. Birbirimizle ne yapabilirizi öyle çok paylaştık ki kader arkadaşlarımla.

Biz de bu konuda sicili bozuk olan Pelin (Pİ nin P si). Ne zaman "tötü" rüya görse yatağımızda alıyor soluğu. İşte bütün sorun burada !! Yavrucuğun neden geldiğini bilmek ana yüreğini "zalim" analıktan "yatak büyüten" anaya dönüştüren. Minicik yavrucuğumu rüyasında kavalayan "töpet" ten ben korumayacağım da kim koruyacak. Hele de eğer o sıra siz de rüyanızda analığınıza dokunan bir tema ile meşgül iseniz yatağınıza gelen minik misafire o sinerji ile daha bir sıkı sarılıyorsunuz. Miniğinizin sessiz ayak seslerine karşı duyarlı hale gelmiş kulaklarınız onun çabuk çabuk yatağınıza geldiğini duyduğunda yorgan altından koruyucu kahraman kollarınızı çikarıp, yorganı da şöyle hızlıca açıp miniğinizi yatağa çekiveriyorsunuz. Bitti, kurtuldu kuzunuz töpetten. Rahatsınız. Minicik atan kalbinin tüm tıkırtısını hissettiğinizde neden yatağa aldım ki pişmanlığını duymuyorsunuz bile. Az sonra diğer kuzu da başka bir tötü rüyadan sizin sayenizde kurtulacak. İki kişiyle başladığınız gecenin sabahında dört kişi olarak uyanacaksınız.

Miniğiniz de çoğu zaman zaten reddedilme duygusuyla geliyor aslında yataınıza, kabul görürse size daha bir sıkı sarılıyor. İşte o an analık hislerinizi hiçbir yere sığdıramıyorsunuz. Sicili gece gelme konusunda bozuk Pelin´ciği kaç kez bizim kapının önünde biraz bekleyip geri yatağına dönerken görmüşüzdür. Belli ki çocuk da oldukca mücadele ediyor kendiyle. İşte o anlarda da"ne yapıyorum ben git çocuğunu kucakla sarıl ihtiyaç duymasa gelmez kii" diyen gümbür gümbür bir ses duyuyorsunuz içinizde .

Ne kadar taktik ne kadar motive edici yöntem varsa "gece gelmeme" konusuda hemen hepsi denendi. Benim boyun babanın bel fıtığına rağmen geceler boyunca yataklarına taşındı. Gece boyunca biz götürdük onlar filmi geriye sarar gibi geldiler. Kızdık olmadı, anlayışlı, sevgi dolu anne baba olup konuştuk olmadı, yanımıza geldiği günler pembeye gelmedikleri maviye boyanıp ay sonunda pembe çoğunluktaysa hediye alma gibi yöntemler uyduruldu olmadı. Geceleri yavrularımın rüyalarına gelen "tötü"leri kovmayı ve yok etmeyi de başaramadık. Sonunda yatağımızı büyüttük. İki minik çocukla ne kadar rahatsız olunabilir ki yatakta demeyin. Tek tek çocuk büyüten anneler bile gece yatağa gelen çocuklardan hayıflanırken burada tötülerden kaçan iki minik var. Tötüler birini kendi yatağından kovalayıp sonra diğerine geçiyorlar. Kim önce? Kim sonra? Biz gözümüz kapalı kimi yatağına geri taşıdık? Tekrar kim geldi?. Sabaha kadar dört gözleri kapalı ikisi uyanık ikisi uyur gezerler dolaşıp duruyoruz evde.

Ve bu sabah da birçok sabahlar gibi bir yatakta dört kişi olarak uyandık. Bu sabah iki yanımda iki melek 200x200 lük yatağımızın taaa uzaklarında eşimle uyanmak daha bir mutlu etti beni. Bugün evlilik yıldönümümüz. 41 kere maşallaha 40-15=25 yıl daha var. Ama 15 de az değil. Bir haftadır eşime arıza çıkarmamaya çalışıyorum ufuktaki yıldönümünden dolayı. Tezgah üzerinde yıkanmış halen ıslak temiz tabakların konduğu bulaşık sepeti üzerinde ekmek dilimlemesine de ses çıkarmadım örneğin. Acısıyla tatlısıyla yaşanmış onbeş yılımız var evliliğimizde. Öncesini bu hesaba dahil etmesemde daha fazla yıldır yüreğim halen senin için çarpıyor sevgili eşim. Minik baloncuklarımızla ve seninle daha nice yıllara.


Tüm annelere eş ve çocuklarıyla sarmaş dolaş geçen yıllar dilerim.
Not: Bu yazi www.ikizanneleri.net 'te yayinlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 582
Kayıt tarihi
: 01.05.08
 
 

İkizannesiyim, akademisyenim.. Buraya ne yazacağımı tam olarak bilmesem de sitemde de konuştuklarımı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster