Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
18138
 

Bir Yedek Subayın Anıları-1.Bölüm

Bir Yedek Subayın Anıları-1.Bölüm
 

Artık askerliği yapmanın zamanı gelmişti. Yaş olmuştu 26, yüksek lisansı da bitirmiştim. Gün vatana borcunu ödeme günüydü. Onun bize verdikleri tabii ki ödenemezdi, ancak ne yapabilirsem diyerek askerlik şubesinin yolunu tutup başvurumu yaptım. Sınav yeri olarak Tuzla Piyade Okulu çıkmıştı. Erkenden yola koyulup piyade okuluna ulaştım. Büyük bir kantinde yüzlerce kişi sınava girdik. Çoğunluğun aklında kısa dönem yapmak vardı. Herkes bir yolunu bulmaya çalışıyordu. Ama ben aklımdan hiç geçirmiyordum kısa dönemi, çekemezdim bu yaştan sonra, 8 ay daha uzun askerlik yapmak daha mantıklı geliyordu. Hem insan kaç defa yaparki bu askerliği yapmışken yapalım şöyle adam gib 16 ay diyordum.

Kısa dönem yapmak için millette ne taktikler vardı, ALLAH ALLAH. Mezun olduğu liseyi İmam Hatip olmadığı halde İmam Hatip yazandan tutun da tüm sorulara yanlış cevap verip, "Bir an önce kurtulalım bu geri zekalıdan.." denileceğini zannedip kısa dönem olmaya çalışana kadar yüzlerce insan vardı etrafımda. Herkes ayrı ayrı hayatlardan gelmişti buraya.

Tüm tercihlerimi de uzun dönem yaptım, zaten elektronik mühendisi olduğum için kısa yazsam da pek olma şansı da yoktu. Sınavlarda soru çözmek ve de doğru yapmak içime işlemiş ne yapabilirim. Amandım tüm gücümle, sonunda ne olacaksa:)) Hayat garip kimi iki sıra ötede bir umut herşeye yanlış cevap vermekle meşgulken bir diğeri yan tarafda doğruları bulmak için mücadale edebiliyor.

Bir hafta sonra sınav sonuçlarını öğrenmek için tekrar Tuzla' ya gittim. Okulun bahçesine masalar koymuşlardı, üzerlerinde de bir sürü zarflar vardı. Herkes sıraya girmiş başvuru no' suna göre zarfını alıp gidiyordu. Zarfında sınıfı, eğitim için gideceği birlik gibi bilgileler vardı.

O anı hiç unutmuyorum. 2-3 kişi önümde bir kişi cep telefonu ile konuşuyordu. O günlerde cep telefonu öyle sıradan bir aksesuar değil, yani herkesin elinde yok, yıl 1998. Bu kişinin masaya ulaşıp zarfını almasına en az 50 kişi falan vardı. Hal böyle iken telefonda karşı taraftakine aynen şöyle seslendi:

"... Birazdan zarfımı alırım, İzmir Poligona gideceğim...!" askerlik yapan arkadaşlarımız bilir, bu yer ohhh gel keyfim gel tabirinin askercesi. Adam bir nevi tatile gidiyor denebilir. Peki ama bunu nasıl önceden biliyor. Birden içimi bir umutsuzluk kapladı, yaa bu işin girmediği bir kurum kalmadı mı bu memlekette, yazık, çok yazık. Adam zarfı alıp uzaklaştı, üstüne bakmadı bile, ne yazdığından o kadar emindi ki...!!

Sıra bana geldi, masaya yaklaştım. Elimdeki kağıtı görevli askere uzattım. Zarfımı buldu, bana şöyle bir baktı:

"Tuzla Piyade Okulu'na Hoş Geldin, Piyadesin" dedi.

Yine bunun anlamını askerlik yapanlar arkadaşlarım çok iyi bilir, Tuzla Piyade Okulu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki görevli tüm piyade birliklerine takım komutanı olarak yedek subay yetiştirir. Buraya gelenlerin %90' ı kura sonucunda bu bölgelere giderler, sonrası herkesce malüm. Artık bir asker olmuştum. Hem de piyade, ahh bir de şu bit' li kısmı olmasaydı. (Bitli Piyade) 10 gün sonra birliğime teslim olmak üzere ayrıldım.

Kimi İzmir Poligona, kimi Tuzla Piyade Okulu' na.... Ama kimisi seçmiş, kimisi "Yaa kısmet" demiş...

Devam Edecek....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 410
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 3260
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster