Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
981
 

Bir yerden başlamalı..Kastabala için

Bir yerden başlamalı..Kastabala  için
 

Bir kenarda bekleyen, ertelenen, ''nasılsa bir şekilde olur'' diyerek yarım bırakılan, ''ben mi kurtaracağım'' boşvermişliği içinde geniş bir zaman dilimine bırakılarak kendiliğinden sonuçlanması beklenen, bir şeyler yapmak isteyip de bütünlüğü sağlayamadığı için umutsuz ruh hali içinde bulunan, ya da konudan yeni haberdar olanlar..Sözüm sizlere..

Hadi kalkın artık..Bugüne kadar çok şey yapmış sonuç alamamış, haklı olduğunuzu bile bile insanları inandıramamış, ya da hiçbir şey yapmadan sadece çevrenizi izlemiş olsanız da şimdi ayağa kalkma, gayret gösterme zamanı..

''Gerekli işlemleri yaptık, izinleri aldık, yakında çalışmalar başlayacak'' sözleri ile moral bozanlara karşı karamsarlığa kapılmadan, ''her şey bitti ' psikolojisine girmeden kalan zamanı değerlendirmek, gelecekte yaşanacak olumsuzluklara karşı şimdiden tedbir alarak rahat etmek adına birlik olma, omuz omuza gayret gösterme zamanı şimdi.

2500 yıllık Kastabala antik kentinin çimento yığınlarına gömülmesine izin vermemek , sahip olduğumuz mirasın gelecek nesiller tarafından da tanınmasını sağlamak, doğal güzellikleri korumak, nefes alabilmek, soluduğumuz havanın daha fazla kirlenmemesi, sağlığımızı kaybetmemek adına büyük bir görevimiz var artık karar aşamasına gelinen, sonucu gösterilecek gayretlerle belirlenecek olan.

Aylar öncesinde başlamıştı yatırım adıyla Kastabala'yı ve çevresini yok etme çalışmaları. Siyasi yetki ve çevreleri kullanarak tepeden alınan izinler, çevre raporunda bölgede tarihi eserler bulunduğuna dair tek cümlenin olmaması, ''Kırmıtlı Kuş Cennet'' ile ters akımla esen rüzgarın çevre köylerin geçim kaynağı olan tarım arazilerini, zeytin bahçelerini yok edecek olması, Osmaniye'nin tanıtımında büyük rol oynayan önemli sembollerden birinin kaybedilecek olması..Bunlar kaybedeceklerimizin sadece ilk akla gelenleri...

Adına ''yatırım'', ''kalkınma'' denilse de zarardan başka faydası olmayacak. % 65'i Universal A.Ş. ortaklığıyla kurulması planlanan çimento fabrikası için Kastabala'dan başka yer yok muydu? O kadar ülke varken Türkiye'yi seçmek..Büyük bir lütuf mu, insan sağlığı ve çevreye verdikleri zarardan dolayı avrupa birliği ülkelerinde çimento fabrikalarının kurulmasına izin verilmemesi mi? Ya iş vaadi verilen insanlar ? Onlara çimento fabrikalarında çalışacak vasıfsız işçi sayısının 800 değil de 10 -15 olduğu gerçeğini söyleyemeyenler? Kendi köylüsünü kandıranlar..

İki seçenek var tercih edilecek olan.. Kaybedildiğinde telafisi olmayan bir değeri yok etmek ya da varlığını sürdürmesi için çaba göstermek.. .

1947 yılında Profesör Bossert'le başladığı kazı çalışmalarını bugünlere ulaştıran, kimi zaman toprak yığınları arasında uyuyarak çalışan, antik kentin her karışında emeği olan Profesör Doktor Sayın Halet Çambel'in Osmaniye'ye kazandırdığı bu tarihi değeri ve geleceğimizi korumak için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor.

Bölgede yaşayıp birinci dereceden etkilenecek insanlar başta olmak üzere, çevreye, doğaya saygısı olanlar..Lütfen tepkisiz kalmayın. Hep birlikte kurtaralım Kastabala antik kentini, Kırmıtlı Kuş cennetini, tarım arazilerini, zeytin bahçelerini..Gelecek nesillere bırakacak değerlerimizi yok etmeyelim.

Yapacak işler, söyleyecek sözler bitmedi daha..Hala zamanımız varken tepkisiz, duyarsız kalmayalım..Kastabala için, sağlığımız için..Geleceğimiz için...Bir yerden başlamak gerek..

''Kastabala''yı ve geleceğimizi kurtaralım.. Tarihimiz çimento yığınlarında kaybolmasın !..


Blog not: Kastabala antik kenti kurtarmak için ''Osmaniye Kastabala Platformu''nun açmış olduğu imza kampanyası ve konuyla ilgili yazılar için http://www.kastabala80.blogspot.com/ linkine ziyaret edebilirsiniz.

resim kaynağı: Murat Anıl

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Tuğba. Gün geçmiyor ki bu ülkede ticari rant uğruna yeni bir doğa tahribatı yapılmasın. Verdiğin linkteki adrese imza attım ama tek başına bu imza çok da fazla birşey ifade etmeyecek. Başta bölgedeki çevre örgütleri olarak tüm çevre örgütlerini ve STK'ları harekete geçirmek gerek. Bu türden bir irtibat kurulmuştur sanıyorum. Çevre örgütlerinin öncülüğünde geniş katılımlı eylemlerle, renkli sloganlarla ulusal medyanın da desteği çekilebilirse konuya, sonuca daha kolay gidilebilir.

Alptekin YILDIZ 
 11.07.2008 16:10
Cevap :
Merhaba. Duyarlı yaklaşımın ve beraberindeki imzalarla önemli yararı olacak imzan için teşekkür ederim. Osmaniye ve çevre illerdeki Sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmaları devam ediyor. Konu ulusal basında da birkaç kere gündeme geldi. Önümüzdeki günlerde daha fazla görülecek. Umutsuzluk ve karamsarlığa kapılmadan devam ediyoru çalışmalar.Müjdeli yazılar yazmayı diliyorum. Katkı ve paylaşımın için sağol.Sevgiyle..  11.07.2008 21:10
 

milyonlarca canlıya binlerce yıldır yaşam kaynağı olan Kastabala'nın; tarım arazilerini beton yığınına çevrilmesinde önemli katkı sağlayacak olan bir çimento fabrikasına ikamet adresi olması can acıtı bir durum. Yarın torunlarımızın çimento'dan çok oksijene ihtiyacı olacağını unutan yöneticilerin bu yanlış karardan dönmesini diliyorum. Bu zorlu soğuk savaşta Osmaniyeli çevreci dostlara kolaylıklar diliyor, Silivri ve Hadımköy'den sesleniyoruz. " Doğa dotları YANINIZDAYIZ"

Ömer Sebahattin Çetin 
 11.07.2008 16:03
Cevap :
Her zaman ki duyarlı yaklaşımınızla gerçekleri özetlemişsiniz.Osmaniye ve çevresindeki çevreci dostlarla çalışıyoruz yanlışı durdurma yolunda. Yanımızda olmanız moral, umut olduğu için teşekkürler..Selam ve Saygılarımla.  11.07.2008 21:04
 

inanilmaz bir görgüsüzlük. Kimbilir el altindan ne isler döndü, ne paslar verildi ki böyle bir izin çikti. üreteyim derken tüketmek diye buna denir. Belki özel çabalarla bu tür yerler kurtarilir. Ama dünyanin hamam böcegi gibi çogalan, tüketip kirletip öldüren insana çok uzun bir süre dayanacagini sanmiyorum.

Mustafa Tümener 
 11.07.2008 1:18
Cevap :
Sayfanızda da değindiğiniz gibi, insanların önem verdiği değer yargılarını şov malzemesi haline getirenler ve ''aklına inanmayıp körü körüne onlara inananlar'' nedeniyle olumsuzlukların önü arkası kesilmiyor. Tarihi ve kültürel değerler yok ediliyor. Yakın tarihlerde kazanılmış örnekler var umarım bizler de antik kentimizi çimento yığınlarının arasına gömülmekten kurtarabiliriz. Büyük olumsuzluklar ve uçuruma gidişin içinde bu örnekler yeterli değil elbet ama küçük de olsa umut olabilir...Katkı ve paylaşımınız için teşekkür ederim.Saygılarımla...  11.07.2008 12:37
 

"Hoş geldin" diyeyim dedim hemen. Hoş gelmedin diyemiyorum; bir şeylerin farkında olmak; "hoş bir geliştir" diye düşünüyorum; "Hoş geldin sevgili Tuğba" Vazgeçmek yok!.. Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 09.07.2008 23:12
Cevap :
gitmemiştim ama devamsızlığım o izlenimi yaratıyordu sanırım. ''Hoşbuldum''. Vazgeçmek yok elbette'' Sevgilerimle..  11.07.2008 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2331
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster