Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '15

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
12
 

Bir yeryüzü ozanı

uzun soluk

türkçenin büyük oğlu...
bir anıt
oku okuyabildiğince
sayfaları açılmış bir betik
ayağının biri taş üstünde
sol eli cebinde
boylu boyunca öteki
duruyor yüksekçe
birkaç adım ötede
duyacak çocuk seslerini bu park
istanbul kalamışta
sonra bir genç kız
türkçenin sesiyle duyulur
emeğin yüreğine usuna düşenlerin
yayılır bir ışık dize dize özgür
kuşaklar boyu sevgi
konuşunca anıt
doğacak çocuklarını düşledi genç kız

“ Uluslar büyük evlatlarıyla soluk alır.” diyen Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı “o soluk”la anıyoruz.

Yazın evreninde bireysel, toplumsal, ulusal, evrensel yürüyüşüyle “yeryüzünün ozanı” olur.

Fazıl Hüsnü Dağlarca, 1927’de on üç yaşında ortaokul öğrencisiyken öykü yarışmasını kazanır. Öyküsü Yeni Adana gazetesinde yayımlanır. İlk şiiri de İstanbul dergisinde “Yavaşlayan Ömür” adıyla 1933’te görülür. Dağlarca on dokuz yaşındadır.Kuleli Askeri Lisesi son sınıf öğrencisidir.

Dağlarca’nın yazın yaşamını üç dönemde incelemek gerekir:

1.1933 – 1950 : Sezgi Dönemi
2.1952 – 1960 : Us Dönemi
3.1960 sonrası: Ussal yeryüzü ozanı

Bu üç döneme baktığımızda bireysel, toplumsal, ulusal, evrensel konular sezgi, us sürecinden geçerek şiire dönüşür. Şiirinde düş, imgelem, çağrışım, gözlem söyleyişinde özgünlük kazanır. Günceli evrensel boyutlarda toplumsal eleştiri, Türkçeyi kullanmadaki yetkinliği kendine özgü dille şiir evrenini kurar. (Feridun Andaç, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, İhsan Işık)

Dağlarca şiirine üç döneminde de biçim ve içerik olarak yenilikler getirmiştir.

İlk şiirinden:

Ne ruhum beni görür, ne sevgim döner geri,
Beyaz gölgeler saklar gözlerimden her yeri;
Diner akşam olunca günün bütün sesleri,
Ve benim içerimde eski bir şarkı başlar.
(Yavaşlayan ömür)

Bedri Rahmi Şiir Dinletisi

Devamını Gör
'BİR     YERYÜZÜ     OZANI 

uzun  soluk

türkçenin büyük oğlu
                             bir anıt      
oku   okuyabildiğince
sayfaları   açılmış  bir betik
ayağının  biri  taş üstünde
sol eli cebinde
boylu boyunca öteki
duruyor yüksekçe
birkaç adım ötede
duyacak çocuk seslerini bu park
istanbul  kalamışta
sonra bir genç kız
türkçenin  sesiyle  duyulur
emeğin yüreğine usuna düşenlerin
yayılır bir ışık dize dize özgür
kuşaklar boyu sevgi 
konuşunca anıt
doğacak çocuklarını düşledi genç kız

“ Uluslar büyük evlatlarıyla soluk alır.” diyen Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı  “o soluk”la  anıyoruz.

Yazın evreninde bireysel, toplumsal, ulusal, evrensel yürüyüşüyle “yeryüzünün ozanı” olur. 

Fazıl Hüsnü Dağlarca, 1927’de on üç yaşında ortaokul öğrencisiyken öykü yarışmasını kazanır. Öyküsü Yeni Adana gazetesinde yayımlanır. İlk şiiri de  İstanbul dergisinde “Yavaşlayan  Ömür” adıyla 1933’te görülür. Dağlarca on dokuz yaşındadır.Kuleli Askeri Lisesi son sınıf öğrencisidir.

Dağlarca’nın yazın yaşamını üç dönemde incelemek gerekir:

1.1933 – 1950 : Sezgi Dönemi
2.1952 – 1960 : Us Dönemi
3.1960 sonrası: Ussal yeryüzü ozanı 

Bu üç döneme baktığımızda bireysel, toplumsal, ulusal, evrensel konular sezgi, us  sürecinden geçerek şiire dönüşür. Şiirinde düş, imgelem, çağrışım, gözlem söyleyişinde özgünlük kazanır. Günceli evrensel boyutlarda toplumsal eleştiri, Türkçeyi kullanmadaki yetkinliği kendine özgü dille  şiir evrenini kurar. (Feridun Andaç, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, İhsan Işık)

Dağlarca şiirine  üç döneminde de biçim ve içerik olarak yenilikler getirmiştir.    
      
İlk şiirinden:

Ne ruhum beni görür, ne sevgim döner geri,
Beyaz gölgeler saklar gözlerimden her yeri;
Diner akşam olunca günün bütün sesleri,
Ve benim içerimde eski bir şarkı başlar.
                                                            (Yavaşlayan ömür)

Bedri Rahmi  Şiir Dinletisi'
 
Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster