Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '17

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
523
 

Bir Yeşilçam Röportajı

Bir Yeşilçam Röportajı
 

Yeşilçama adını altın harflerle yazdırmış bir usta, bir Yeşilçam efsanesi
Geçek hayatta karıncayı incitmeyen ama ne var ki aldığı rollerle Yeşilçam'ın kötü adamı 
Ömrünü Yeşilçam'a adamış bir isim
Bu zamana kadar 307 filmde oynadı
32 filme yapım yönetmenliği yaptı
Yeşilçam anılarını anlatan 2 kitap yazdı
Kemal Sunal, Fatma Girik, Ferdi Tayfur, Türkan Şoray gibi dev isimlerle rol aldı
Kimden mi bahsediyorum
Elbette Ekrem Gökkaya...
Bu yazımda Yeşilçam efsanesi Ekrem Gökkaya ile sohbet havasında gerçekleştirdiğim röportaja yer vermek istedim
Kendisi ve eşi Alev Gökkaya ile gazetecilik yıllarımdan tanışırız
Dün aradım ve randevu istedim, sağolsun kırmadılar 
Fuarda olduklarını ve orada sohbet edebileceğimizi söyledi
Ben de damladım hemen yanlarına
İki ay önce dil kanseri teşhisi konulan ve uzun bir süre tedavi altında kalan şimdilerde ise durumu iyi olan 83 yaşındaki Gökkaya, bütün içtenliği ile cevaplandırdı sorularımı
Aksanı yaşına rağmen hiç teklemedi.
Neler konuştuk neler...
İyiki varsın Ekrem Gökkaya!
Şimdi gelelim röportaj sorularına...
 
Öncelikle Ekrem Gökkaya kimdir, biraz kendinizden bahseder misiniz?
 
5 Şubat 1934 yılında Konya'da doğdum. Ortaokulun yarısına kadar Konya'da idim. Sonrasında ailem İstanbul'a göç etti. Böylelikle ben de ortaokul hayatıma Üsküdar'da devam ettim. Liseyi İstanbul Erkek Lisesi'nde okudum. Üniversite siyasal bilgiler mezunuyum. Bakmayın Bartın'da yaşadığıma tam bir İstanbul aşığıyım. Eşimle evlenince, eşim Bartınlı olduğundan dolayı Bartın'ın şirin beldesi İnkumu'na yerleştim. 25 yıldır buradayım. Buranın yeşiline, mavisine hayranım. 47 yaşımda evlendim. Bir oğlum var.
 
Oyunculuk hayatınız nasıl başladı?
 
İlk filmimi Göksel Arsoy, Kenan Pars ve Öztürk Serengil gibi değerli oyuncularla 1959 yılında çektim. Filmin adı "Ömrüm Böyle Geçti" idi. Bu filmde çalışırken memurdum. Ve filmde başrol oyuncu Gülistan Güzey'in kocasını oynıyordum. Memur olmam nedeniyle filme ismimi bile yazdıramadım.Daha sonra ise sayamadığım yüzlerce film...En sonuncusu ise 1992 yılında Kemal Sunal'ın oynadığı "Koltuk Sevdası".
 
Şimdiye kadar kaç filmde rol aldınız?
 
307 filmde oynadım. Bunun yanında 32 filme de yapım yönetmenliği yaptım. Yaklaşık 15 tane senaryo yazdım. Yeşilçam efsaneleriyle aynı sahneleri paylaştım bu fimlerle. En unutulmazı da Kemal Sunal. Bence bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük ismi Kemal Sunal'dır.
 
Unutamadığınız film hangisi?
 
Kemal Sunal'la oynadığım tüm filmler benim için unutulmazdır. Ben sinema sevdalısıyım. Tüm filmlerde severek oynadım. Hepsinin bende yeri ayrıdır. Sinema benim için büyük bir aşk. Dünyaya yeniden gelsem yine aynı işi yaparım.
 
Filmlerde hep kötü adamı oynadınız, bu nasıl bir duygu?
 
Aslında kötü adam olmak zor. Çünkü yapmadığım şeyleri yaptım. Bu yaşıma kadar karınca incitmiş insan değilim ama filmlerimde hep kelle uçurdum.
 
Sinema hayatınızı özlüyor musunuz?
 
Film setleri unutulmaz. Her anını özlüyorum. Benim ibadetgahım sinema setleridir. Daha dün gibi hepsi. Zaman çok çabuk geçiyor.Anılarımın taze ve yarınlara kalması için ben de Yeşilçam hikayelerimi kitapta topladım.
 
2 kitap yazdınız, kitaba başlama hikayeniz nasıl oldu ve bu kitaplar neyi anlatıyor?
 
Bundan 8-9 sene evvel Kanal 6'da Savaş Ay, Oya Aydoğan ve Doktor Ayder Küçük program yapıyorlardı. Ben telefonla bağlandım. Oya elimizde büyüdü. Doktor Küçük eski ahbabım. Orada Bartın'ın güzelliklerini anlattım. Padişah gelmiş 'Lala Lala Çeşmi Cihan bura mı ola' dediği yer olduğunu söyledim. Biliyorlar zaten Amasra'yı. Orada yalvardı Savaş Ay, 'Ekrem abi ne olur Yeşilçam hakkında bir kitap yaz' diye. Ondan yıllar sonra Yeşilçam Sevdalıları Grubu Başkanı Halil Çevirgen diye bir arkadaş geldi. O da ısrar etti. 'Abi ne olur çıkartırız' diye. Bende "Benim Dünyam" isimli ilk kitabımı yazdım. İçi Yeşilçam dolu, kapağı Bartın-İnkumu dolu bir kitap oldu. İkinci kitabım olan "Batan Güneş Yeşilçam" ise bu yıl çıktık. Onu da ilk kitabımın devamı şeklinde yazdım. Yine Yeşilçam anılarım yer alıyor. 
 
Uzun bir süredir Bartın'da yaşıyorsunuz. İstanbul'u bu kadar severken neden Bartın?
 
Eşim Bartınlı.Bu yüzden 25 sene evvel buraya geldik.Zaten emekli olmuştum. Sinema salonları da kapanmıştı. Bartın'da doğası ve deniziyle tam yaşanılası bir yer. Biz de bu sebeplerden ötürü Bartın'a yerleştik.
 
Bir Yeşilçam efsanesi olarak size ilgi nasıl?
 
Sanata yeterince saygı duyulmamakla birlikte bana olan ilgi ve alaka beni çok memnun ediyor. Sokakta gördüklerim bile beni hala tanıyor, fotoğraf çektirmek istiyor.Size çok taze bir örnek vereyim. Bundan iki ay evvel bana dil kanseri teşhisi konuldu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde uzun bir süre tedavi altında kaldım. Bu süre zarfında hastanede bana ilgi ve alaka oldukça yoğundu. Hiç saygıda kusur etmediler. Sağolsunlar.
 
Ekrem Gökkaya'ya ayırdığı zaman ve Yeşilçama'a olan katkılarından dolayı teşekkürler...
 
Songül YAŞAR
blog.miiliyet.com.tr/songullyasar
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 156
Kayıt tarihi
: 15.11.17
 
 

Süleyman Demirel Üniversitesi Halkla İlişkiler - Anadolu Üniversitesi İşletme  Köşe Yazarı/Blogge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster