Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
90
 

Bir Yolcunun Hezeyanı

İzlemeyenimiz kalmamıştır.

Bir kadın havaalanında. Uçağı rötar yapmış.  Öfkelenmiş. Orada görevli kızcağıza hakaretler yağdırıyor.

Alenen. Sonuçlarını hiç düşünmeden. Yetmiyor "çekin çekin" diye de bağırıyor.

Koca  k**’lı diyor. Sokak süprüntüsü diyor. Ben  çingenelerle temas etmiyorum…diyor.

Tek merak ettiğim; bu yolcu, edep küpü o kızımızla meseleyi kişisel bir noktaya hem de birkaç dakikalık süre içinde  nasıl da taşıyabildi?

Hâni kızın  belli bir etnik, sosyal, ideolojik gruba bağlı olduğuna ya da sempati duyduğuna dair bir emâre olsa ve yolcu kadın böyle bir ön koşullanmayla hareket etse…

Kendini bilmez yolcu, primitif duyguların tetiklediği iç güdüyle sefil bir hezeyana kapılmış diyeceğim.

O da değil.

Hadi bunu bir kenara koyalım.

Farkındaysanız, o kadının adını yazmıyorum, havayolu şirketinin de yazmıyorum.

Yer hizmetleri şirketinin de.  Aile terbiyesi almış  görevli kızımızın da adını soyadını yazmıyorum. Merak edenler zâten internetten bulur öğrenir.

Çünkü amacım linç furyasına katılmak ya da havayolu şirketinin adını geçirmek değil.

Fakat hepimiz iyi biliyoruz ki, özellikle hizmet sektöründe, günde kim bilir kaç çalışan bu tür hakaretlere, açıktan saldırılara mâruz kalıyordur?

Şükür ki, o havayolu şirketi, yolcusunun Bodrum’dan dönüş biletini iptal edip, para iadesini yapmış ve kendisini uçağa almayacağını  ilân etmiş.

Yanılıyorsam, kaçırmışsam beni düzeltiniz.

Bugüne kadar müşterisine tavır koyup da, onu kara listeye koyan kurumsal kimlikli bir ticâri işletme ile  karşılaşmadım.

Eee, şimdi o havayolu şirketine ve yönetimine teşekkür mü etmeliyiz? Bence hayır.

Bu kızımızın şansı, o firmada çalışması değildir. Ya peki nedir? Kendini bilmez yolcunun yaptıklarının kayıtlara geçmesidir.

Ayrıca bu görüntülerin basına yansıması ve havayolu şirketinin dolaylı olarak kamuoyu baskısına mâruz kalmasıdır.

Bunları şunun için anlattım. Bu görüntüler basına sızmasaydı da, o yolcu, kızımızı bir de şikâyet etseydi, kızımız  ne derse desin haklılığını ispatlayamayacaktı.

Hülâsa; işte bunun adı vahşi kapitalizmdir.

Haa  bu arada, o  yolcu kadına bir tavsiyem, twitter, instagram hesaplarını kapatmak yetmez.

Uzun bir süre ortalıkta hiç gezinmesin.

Hele bir roman mahallesine yolu hiç düşmesin.

İyi pazarlar.

Sabrın sonu ile

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiç hoş olmadı, olaya iki taraftan hatta çok yönüyle de baksam onaylanır tarafı yok . Halkımız gergin, hoşgörüyü unutmuş.

Yurdagül Alkan 
 28.04.2019 18:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 397
Toplam yorum
: 1353
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1723
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster