Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '19

     
    Kategori
    Yurtdışı Tatil
    Okunma Sayısı
    49
     

    Bir Yunan Cenneti: Santorini

    Dikkat! Bu yazıdan sonra yazın bitmesine  çok ama çok üzüleceksiniz. Önümüzde ki yaz hemen gelsin diyeceksiniz. Ben daha yazmadan özledim…

    Yaz… Akşamları ılık ılık esen yel, önümüzde erik, çilek, kiraz dolu kaseler, tiril tiril giysiler, güneş gözlükleri, sandaletler… Benim yazdan anladıklarım özetle bunlar.

    Bunların dışında yazlarıma anlam kazandıran bir şey daha var ki… O da Santorini…

    Santorini'de aşık olmadım ama Santorini'ye aşık oldum. İçime adanın aşkı düştüğünden beri gözüm başka yer görmez oldu. Balayı hayallerim bile Santorini için kuruldu... Benim adaya olan aşkımı bilmeyen insanlar bazen benim yanımda adadan bahsetmeye başlıyorlar… Benim yanımda Santorini konusu açan beni günlerce dinlemeye, whatsapptan atacağım Santorini fotoğraflarına ve birlikte yapmaya başlayacağım Santorini planlarına hazır olmalı :)

    Size Santorini'nin stratejik konumunun önemini, jeopolitik yapısını, yanardağ oluşumunu, tarihte ki yerini falan anlatacak değilim.

    Benim için Santorini demek huzur demek. O adaya has sokaklarda adaya has evlerin önünde ki çiçekleri koklaya koklaya turlamak demek.

    Adada iki büyük mahalle bulunuyor; Oia ve Fira.  Adayı maalesef yürüyerek turlayamazsınız. Araba kiralamak için bir çok online seçeneğiniz var. Uçağınızın varış saatini belirttiğinizde havaalanının önünde aracınız sizi bekliyor olacak. Bizim aracımız şoför uyuyakaldığı için geç geldi. Fakat adalıların rahatlığına zaten gitmeden hazırlıklı olmanız şart. Günlük 45 Euro gibi ada şartlarında son derece uygun bir rakamla aracımızı kiraladık.

    Adanın merkezinde denize girme şansınız yok. Merkez olarak nitelendirilen 2 büyük mahalle adanın kayalık kıyılarına kurulmuş. Denize girmek isteyenlere ilk önerim Vlychada Plajı olur. Denizin kayaları oymasıyla oluşan plaj adalıların ilk tercihi. Plajın hemen arkasında yer alan devasa kayalarla kendinizi Uzay Yolu filminin setinde hissedebilirsiniz. Farklı bir atmosferde Ege denizinin tadını çıkarabilirsiniz.

    Bir diğer önerim Perissa Beach ise hem geceleri, hem gündüzleri çok canlı. Oldukça uzun plajın en güzel özelliği ise  plajın sonunda plajı diğer mahallelerden ayıran koca bir dağ bulunması. Plajı kesen bu dağın gölgesinde denize girmek yine size farklı bir atmosfer yaşatacaktır.

    Ayrıca Perissa Beach kıyısında ki restoran ve tavernalarda akşam yemeği yiyebilirsiniz. Bizim yemek yediğimiz The Volcano restoranda uzun uzun ingilizce sipariş vermişken, eşime ne içeceğini Türkçe sormam üzerine garsonumuzun dünyalar tatlısı bir Türk kızı olduğunu anladık. Meğer restoran yıllar önce Türkiye'den göçen halasınınmış ve her yaz orada çalışırmış. Yemeklerde son derece lezzetli ve uygun fiyatlıydı.

    Bir de çok önemli bir nokta ki; Red Beach e gidecekseniz, arabanızın soyulmasını, çantalarınızın çalınmasını göze almışsınız demektir. Her ne kadar dünyanın başka bir yerinde göremeyeceğiniz farklılıkta bir plaj olsa da giderken lütfen iki kere düşünün.

    Denizin keyfini çıkardım şimdi güzel bir yemek yiyeyim derseniz size tavsiyem Fira mahallesi olacaktır.

    Gittiğiniz zaman mutlaka ada ahtapotunun tadına bakın derim… Ev yapımı beyaz şarapları, Saganaki dedikleri kızarmış peynirleri, bizimkinden çok daha kıvamlı neredeyse Haydari diyebileceğimiz tzatziki yani cacıkları mutlaka denemeniz gere

    Aslında Fira mahallesi, çok sayıda restoranı, çarşısı ve barlarıyla adada bütün vaktinizi geçirebileceğiniz bir mahalle. Biz her ne kadar farklı bir bölgede kalmış olsak da, bir sonraki gidişimiz de mutlaka Fira bölgesinde kalmak isteyeceğimizden eminim. Kaldığımız otelden hiç memnun kalmadığım, internet sitelerinde ki fotoğrafları tamamen yanıltıcı olduğu için otelimizin adını anmayacağım.

    Mükemmel bir gün nasıl sonlandırılır? Tabi ki Oia mahallesinde güneşin batışını izleyerek…

    Yalız biraz erken gitmenizde fayda var. Kalabalık başlamadan önce gidip kendinize güzel bir yer bulup, masmavi kubbeleriyle bembeyaz evleri ve güneşin batışını sevdiğinizle izleyebilirsiniz.

    Oia çok kalabalık derseniz de, alternatif güneşi batırma noktanız Lighthouse of Akrotiri olmalı. Adanın güneyinin en uç noktasında bulunan Akrotiri deniz fenerine yaklaşık 20 dakikalık bir sürüşle ulaşabilirsiniz.

    Alışveriş?
    Fira mahallesinde, adaya özgü beyaz giysileri, bin bir çeşit magneti,size adayı hatırlatacak takılar ve eviniz için el yapımı muhteşem eşyalar bulabilirsiniz.
    Lüks markalardan alışveriş yapmak isterseniz de adresiniz Oia mahallesi olacaktır.

    Son olarak: Ne zaman gidilir? Nasıl Gidilir?
    Adaya uçakla geleceğinizi varsayarsak, Atina aktarmalı şekilde toplamda 2,5 saat gibi kısa bir sürede ulaşabilirsiniz. Aktarma bizi çok korkutsa da, aktarma süresinin kısalığı ve hem adaya hem Atina'ya olan uçuşun kısalığı ile anlamadan adaya varmış olduk.

    Feribotla gitmek isteyenler ise, yine aktarmalı olarak adaya ulaşabilirler. Öncelikle Bodrum ya da Marmaris'ten Kos adasına ardından, Santoriniye gelebilirsiniz. Adaya vardıktan sonra da teleferikle merkeze ulaşabilirsiniz. Adada ulaşım için kullanılan eşeklere binmeye yüreğiniz elveriyorsa binin tabi ama benim için söz konusu değil. Feribot aktarmalarında liman içi ulaşımınızı, bekleyeceğiniz süresi ve adaya varında bekleyeceğiniz teleferik sırasını düşünürsek adaya uçakla gelmek çok daha pratik.

    Bence adanın en güzel zamanı Temmuz, ama ben yılın her günü gidebilirim. Tabi eğer kışın gidecekseniz adadan her daim rüzagrlı olduğunu, kışın sert geçeceği ihtimalini unutmayın.

    Yazımın uzunluğu zaten Santorini'ye ne kadar aşık olduğumu gösterdi ama inanın daha anlatacaklarım bitmedi. Eğer merak edip soran olursa fiyatlar, mekanlar, yemekler vs. Vs. Hakkında daha ayrıntılı bilgi veririm.

    Aslında gerçekten olağanüstü bir durum yok adada. Sadece öyle bir havası var ki sizi saran, gittikten sonra; ‘Oh be iyi ki gelmişim.’ derdirten bir yer Santorini…

     Eğer çocuklu aileyseniz ya da kafa dinlemek isteyen bir çift, öyleyse ada sizin için çok uygun. Fakat tatilde her gece partilemeyi severim, beach clublarda sabaha kadar eğlenirim diyorsanız Santorini'yi es geçip Mykonos'a bakmanızda fayda var. O da bir diğer yazımın konusu olsun.

     

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 49
    Kayıt tarihi
    : 17.09.19
     
     

    Her şey çocuk yaşta Amerika'ya gitmemle başladı. Seyahat etmenin, yeni kültürler tanımanın büyüsü..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster