Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
427
 

Bir Zamanlar Anadolu'da, izlenilesi bir Film

Bir Zamanlar Anadolu'da, izlenilesi bir Film
 

Bir lastikçi önü… İçeriden gelen sesler ve sonra, buğulu camdan, belli belirsiz görünen insanlar… Çilingir sofrası misali bir görüntü…

Ve sonra…

İçeriden çıkan birisi, havlamakta olan köpeğe verdiği su… Mekân bütün bir çıplaklığı ile karşınızda…

Bir yol kenarı lastikçisi.

Gecenin zifiri karanlığında, etrafa aydınlık veren araç farları… Tepe aralarındaki kıvrımlı yollardan geçiyor araçlar ve bir çeşme başında duruyorlar.

Gecenin zifiri karanlığı… Araç Farları ve araçlardan inen insanlar…

Ve sonra…

Gece boyunca devam eden ceset arayışı…

Film başladığı andan itibaren zihnimde yer edinen gerçeklik, güzel bir görsel şölenin bizi beklediğiydi. Nitekim öyle de oldu. “Görsel Şölen” belki de filmin en ayırt edici özelliğiydi. Ve tabii ki karakterler…  Savcı, komiser, doktor, komutan, arap, polis memuru ve katil zanlısı…

Her bir oyuncu filme yeterince katkı sağlamış. Senaryo yerli yerine oturmuş, mekânların tespiti mükemmellik kertesinde… Ve Anadolu’nun o kendisine has ötekileşmiş hali… Derme çatma konutlar, çamurlu yollar, kırık dökük kaldırımlar, insan zihnini alabildiğine karmaşık hale iten insanların, konutların ve kasabanın birbiriyle tarif edilemez uyumlu hali…

Nuri Bilge Ceylan filmleri için söylenebilecek en ayırt edici özellik, görsellik ve diyaloglar. “Bir Zamanlar Anadolu’da” içinde söyleyebileceğim, bu ayırt edici özelliklerin fazlasıyla öne çıkıyor olması. Tabi sadece bu ayırt edici özelliklerin yanında, ast-üst ilişkisine yapılan göndermeler ve otoriteye bakış açısı… Üst olmaktan kaynaklı, “Ben bilirim” tavrı… Ve tabii ki, o bildik umarsızlıklar… Bir an önce işi bitirmek ve o yarım bıraktıkları rahat dünyanın ortasına gerisin geri dönüş yapmak… Yani isteksizlik… Tümüyle bir zorunluluk hali…

Filmin başından itibaren savcı ve doktor arası geçen diyaloglar, savcının suçluluk hissi veren kendisine dair üstü örtülü geçmişini sorgulaması başlı başına ilgi çekiciydi. Ve tabii ki doktor… Aşkını kaybetmiş bir insan izlenimini izleyicinin zihnine kazıdı. Büyük kentten kaçışı ve Anadolu’nun, kıyı kenar kasabalarından birisine kendisini atması… Kendisiyle barışık olmayan bir hâl ve tavır…

Aile içi sorunlarından ve hasta çocuğundan dolayı belki de kendisini salt bu sebepten ötürü işine adamış komiser…  

Anadolu’nun kıyı kenar bir kasabası… Hastanesinin dahi insanın içini karartan hali ve o hastanenin morgu… Belki de en net şekilde, işi bir an önce, klasik haliyle bitirme telaşı… Doktor Cemal’in, maktulün soluk borusuna kaçan toprağı dahi görmezden gelmesi, soluk borusundaki toprağı tutanağın dışında tutması… Ve sonrasında yüzüne sıçrayan kan… Sanki “Kana sende ortaksın” dercesine bir sahne…

Filmin ana karakterlerinden olan katil zanlısı Kenan, her hareketiyle filmin sürükleyici ismiydi. Bitkin hali, solgun yüzü ve konuşmaktan imtina eden tavırlarıyla rolünün hakkını vermiş.   

Evet… Tüm bunlar, Bir Zamanlar Anadolu’da filminin dikkat çeken noktalarıydı.

Bol ödüllü Bir Zamanlar Anadolu’da ile Nuri Bilge Ceylan  Oscar alır mı?

İşte burasını bilemiyorum. Lakin önemli bir film olduğuna dair filme hakkını teslim edelim.

Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Nuri Bilge Ceylan belki Oscar’ı alamayabilir ama diğer filmleriyle birlikte bıraktığı genel izlenim odur ki, Nuri Bilge Ceylan, Oscar’ı zorlamaya devam eden bir yönetmenimiz.

Film severlere önerim, Bir Zamanlar Anadolu’da filmini mutlaka izlemeleri.

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nuri Bilge Ceylan'ın bütün filmlerini bilirim ve değerlerinin farkındayım. Bir Zamanlar Anadolu da çok iyi bir film ve oyunculuklar harika. Ama yani bu filmde çok sıkıldım ben Nihat bey, o gece bitmek bilmedi. Ben de onlarla birlikte içim sıkılarak ceset aradım. Öldüm yani filmi bitirinceye kadar. Sanat filmleri de biraz zor izleniyor tabii. Bunu da belirteyim dedim :)) Sevgilerle...

Şükran Okyay 
 14.01.2012 15:42
Cevap :
Şükran Hanım Bense tam aksi bir durumdaydım. Fİlmin hiç bitmesini istemedim. Hiç sıkılmadım da bu denli uzun bir filmden. Sanırım bir kez daha izlerim. Selamlar Saygılar  16.01.2012 8:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1137
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster