Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
543
 

Bir zamanlar çocuktuk.

Bir zamanlar çocuktuk.
 

Bugün dışarıda bir anne ve ufak bir erkek çocuğu gördüm el ele gidiyorlardı. Birden kendi çocukluğum geldi aklıma bende annemle böyle dolaşırdım.

Hiç unutmam E.T. filmi çıktığında annem ablam ve beni alarak Çemberlitaş’a Şafak sinemasına götürmüştü bizi. O zamanlar Şafak sineması şimdiki gibi bir sürü salondan oluşmuyordu sadce iki salonu vardı.

Filmin arasında annem bize muzlu süt ve kaşarlı tost almıştı. Bu ikilinin tadı hala damağımda. Film bitip eve dönmüştüm bütün gece babama filmi anlatmıştım. Şimdi anlıyorum bayıltmışım adamı.

Annemle en çok Fatih semtine gitmeyi severdim o zamanlar çünkü orada oyuncakçı Musti vardı ve her seferinde mutlaka bir sortim olurdu başarılı projelerimle. Mustiden aldığımız en çok sevdiğim oyuncağımda Bozo adını verdiğim ayımdı o zamanlar büyük bir ayıydı ve fakat zamanla o küçüldü bense büyüdüm. Bozonun bedenini aşağıya doğru eğdiğimde bir ağlama sesi çıkıyordu içinden. Sonra zamanla bu ses kesildi. Katıldı diye düşünmüştüm ağlamaktan Bozo..! Sonra zamanla küçülen Bozo da yırtılar oluşmaya başladı. Burnu koptu ve her seferinde anneme onu onarmasını söylüyordum. Hatta Bozonun portakal rengi papyonunu belki elli defa dikmiştir annem. Bozo yaşlandı yaşlandı ve birgün yeni bir eve taşınmıştık ben liseyi bitirmiştim o yıllar. Ev yerleştikten sonra bir eksik vardı. Bozo yoktu aradım her yeri anneme sordum bulamadık. Lojistik kazası olmuştu annem ve ablamdan şüphelendim ve hala bu şüphem sürüyor onlar itiraf etmeseler de Bozoyu kimbilir nerede bıraktılar. Onarmaktan bıkıp.

O yıllarda el kadar oyuncak bir köpek aldım yaşlı Boznun yerine içi boncuk dolu olanlardan adını da Hermes koydum. Şimdi onu daha güvende tutuyorum gerçi onda hala bir defermasyon söz konusu değil.

Öyle anılarla biriktirmişim ki çocukluğumda aklıma geldikçe veya onlara benzer olaylar gördükçe hemen anılarıma dönüyorum. Kokularını alıyorum içim cız ediyor.

Bundan sonra arada bir çocukluğumdan bana kalan hikayelerimden de bahsetmek istiyorum hatta yazanlar varsa okumak, paylaşmak isterim.

Belki geri dönüşü yok o yıllara ve fakat en azından içimizde bir yerde hala koşturan çocuğu biraz dışarı çıkartarak hava almasını sağlamak, belki parka, sinemaya götürmek, muzlu süt ve kaşarlı tost ısmarlamak biraz hüzünlü gelebilir ama yinede o günlere gitmek o günleri yaşamak her şeye rağmen güzel olur..!

Bu çocuk başka bir anıyla tekrar gelecek…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

belki inanmassınız ama sabah işe gelirken eski çocukluk günlerim geldi aklıma ve şimdi de böyle bir yazı ..çok güzel devamını dilerim ..

frozenheart 
 20.08.2007 14:45
Cevap :
Benim çocukluk günlerim de hep aklımda ve fakat ben bu anılardan çok korkuyorum.! Çünkü büyüdüm ve yürüyoeum.! Umarım çocukluktaki tatları tekrar tadabilir insanlar. Yorumunuz için teşekkürler.  21.08.2007 0:44
 

oda bozo gibi kim vurduya gitmesin.Çocukluktaki anılar sevinçler hüzünler hiçbiri unutulmuyor değil mi?Yeni anılarınızı bekliyorum.Sevgi ve saygılarımla

 
 24.07.2007 23:16
Cevap :
Hermes'e gözüm gibi bakıyorum merak etmeyin. Çocukluk anılarından çok çocukluk gibisi yok inanın buna. Gerek kendi çocuğunuz olsun gerek başkalarının çocukları olsun saygı duyunuz ve hoşgörüyle yaklaşınız. İnanın ileride en azından güzel anılarla anılırsınız. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sağlıcakla kalınız.  26.07.2007 0:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2292
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1977 yılında İstanbul'da doğdu, zamanının getirdiği bir çok avantajı değerlendirdi. Sokakta oynad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster