Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
760
 

Bir zamanlar mektup vardı.

Bir zamanlar mektup vardı.
 

Yazasım geldi bende yazıyorum işte. Hani yazmak dediysem öyle kağıtla kalemle basbayağı yazıyorum.
Artık pek fazla kağıtla, kalemle işimizde kalmadı aslında. Artık bilgisayar ortamından yazıp aldığımız çıktıların altına imza atmaktan gayri pek de elimize kalem aldığımız söylenemez.

Ama eskiden beri mektup yazmayı seven birisi olarak bugün o özlemim depreşti desem yeridir. Elde kağıt kalem, aklımda eskiden yazdığım mektuplar var. Ah ah ne mektuplar vardır bazıları için. Kimisi içinse telgraf, teleks bana ne kadar uzak geliyorsa, o kadar uzak geliyordur herhalde mektup denince.

Mektuplar yazmış, mektup beklemiş, mektuplara ağlamış, mektuplara gülmüş bir neslin evlatlarıyız aslında. Askerde mektup beklemeyi yaşamak bile belki de bir şanstır. Belki de şanssızlıktır, kim bilir. Onu bence zaman gösterecek.

Önceden msn, elektronik posta, mesaj falan yoktu. Doğal olarak cep telefonunu evde unutunca eli ayağına dolaşan, günü mahvolan da yoktu. Ama sevdiceğinin kokusu olan, ellerinin değdiği mektuplar vardı. Ne kadar cepten gelen mesaj mutlu etse de, bir mektuba verilen emekle, onu göndermek için yapılan emekle karşılaştırılamaz sanırım.

Ama bir söz varya her şey zamanın da güzel. İşte o hesap, yaşandı ve bitti geriye kalan anılardan başka.

Resim : http://www.antoloji.com/siir/media/64/www_antoloji_com_268864_473.JPG

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

PTT'nin 90'ların sonu, 2000'lerin başında bir hizmeti vardı. "2023'e mektup". Yani 2023 yılında gidecekti mektup adresine. Bir türlü fırsat bulup da yazamadım. Halâ var mıdır bu hizmeti, bilmiyorum. Düşünsene 16 yıl sonra o mektup sahibini bulacak. Ama işte adres sabit olur mu ? İşyeri adresi versen emekli olunur mu? gibi tarafları var. Yine de çok güzel bir fikir. Çocuğuna yazabilirsin mesela. Sepet sepet yumurta, sakın yazmayı unutma:)

vakayinüvis 
 19.10.2007 12:04
Cevap :
Hatırladım bende. şimdi gene dersiniz belki ya senin kuşak hatırlamaz sus bakayım diye ama olsun :)) şaka yaptım. Espiriyi de tuttuğumu belirtmem lazım  20.10.2007 1:06
 

Ve onları türkülerle, heyecanlarla bekleyen genç kızlar, delikanlılar, asker anaları ve gurbet kuşları... Dediğiniz gibi yaşandı-bitti... Selamlar..

murat ertaş 
 18.10.2007 23:44
Cevap :
Evet haklısınız eski bir türkü gibi kaldı belkide hafızalarımızda. Sevgilerimle...  19.10.2007 9:38
 

bir de ucu yanık mektuplar vardı çoğu eski asker mektupları nasıl dökülürdü okuma yazmayı askerde öğrenmiş memetlerin eğri büğrü yazılarına özlemleri herşey zamanında güzeldir ama hala zaman çok geç değil ben hala o ilkel yöntemi kullanıyorum her nekadar üzerine görülmüştür damgası vurulsada... sevgilerimle...

duygusel 
 18.10.2007 22:14
Cevap :
Zaman sanki eskisinden daha hızlı akıyor gibime geliyor artık. Yada herşey daha çabuk yaşanıyor ve tüketiliyor günümüzde. Mektup beklemek, haftalarca, aylarca şimdi aklımıza bile getiremeyeceğimiz bir şey değilmi. Bende askerde çok yazdım çok mektup bekledim. Ayrı bir şeydi. güzel katkıların için teşekkürler, Sevgiyle kal.  19.10.2007 9:43
 

Mektup çok ayrı gerçekten, gelen kişinin eli deymiş, belki göz yaşı ıslatmış yada kokusu sinmiş kağıda, kendi el yazısıyla gelen mektup gibisi var mıdır? Bilgisayar artık mektup yazdırmaz oldu bizlere ama hiç bir zaman mektup gibi kıymetli olmadı, senelerce saklanmadı...Sevgiler

Meyman 
 17.10.2007 16:28
Cevap :
ne güzel anlatmışsın gerçekten. makineleşme arttıkça insanların duygularıda azalıyor, ne bileyim hissizleşiyor galiba. sevgiler...  18.10.2007 0:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1929
Kayıt tarihi
: 30.09.06
 
 

Sıcak bir Ankara yazında, 1975 yılında doğmuşum. İlk gençliğim Ankarada geçti. Üniversite yılları..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster