Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
696
 

Bırak artık düşünmeyi sadece hisset...

Genç adam varmak istediği yere doğru hızlı ve kararlı adımlarla ilerlerken hava çoktan kararmış. ayın ışığı damlara çoktan düşmüştü. Yürüdüğü karanlık sokaklara henüz uykunun sessizliğine bürünmemiş evlerin camlarından ışıklar dökülüyordu.

Telefonu kapatır kapatmaz atmıştı kendini sokağa. Şu an da tek bir amacı vardı. O da bir an önce onun yanına ulaşmak. Telefonu kapatmadan önce söylediği o en son cümle kulaklarında yankılanıp duruyordu.“Artık hayatın bir anlamı kalmadı benim için” demişti hıçkırıklara boğulup telefonu yüzüne kapatmadan önce. Daha sonra yaptığı hiç bir aramaya da cevap vermemişti. “Nedir ki hayatın anlamı?” dedi kendi kendine. “Dünyanın sana verdiği malzeme ve senin ondan yapabildiklerin değil midir? Bütün maharet sen de, senin özgürce yaptığın tercihlerde değil midir?” diye devam etti, o içini kaplayan bir türlü bastıramadığı öfkeyle. Bu cümle ağzından dökülmüştü ama kendisi bile ister istemez gülümsemişti bıyık altından bu cümlesine.

“Özgürce yaptığımız tercihler!” diye tekrar etti. Bir tarafta bencillik, diğer tarafta ise özveri ya da başka bir deyişle yardımseverlik. Bu muydu adına özgürlük denilen şey? İki seçenekli bir seçim hakkı! Bencilliğin anlamı başkalarını kendisi için feda etmek, özverinin anlamı ise başkaları için kendini feda etmek! Ya kendin başkaları uğruna acı çekecektin ya da başkalarına kendi uğruna acı çektirecektin! “Hadi bakalım” dedi. “Sana öğretilen ahlaki değerlerle seç hangisini seçebilirsen!”

Nihayet ulaşmıştı varmak istediği yere. Kapının zilini canhıraş bir şekilde uzun uzun çalarken. “Bırak artık düşünmeyi sadece hisset!” dedi kendine. Dünya düşünen insanları pek sevmezdi. Hayattaki herşeye, her zaman mantık çercevesinden bakılamazdı. Mantık denilen şey sınırlıydı, bir yere kadardı. Daima mantığın ötesinde -herkesin kabul ettiği ama onun kabul edemediği- başka şeyler vardı!

13 Nisan 2008
Haşim Arıkan
http://hasimce.blogspot.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

biliyorum ki var. O var olanlar etraflarındaki insanların canlarını çok yakıyorlar. Sınırları bilmek mi desek adına acaba arkadaşım? Kimse kimseye kene olmadan... Sağlıkla kal

kevser şekercioğlu akın 
 17.04.2008 23:15
Cevap :
En önemlisi insanın kendi ayakları üzerinde, gelecek her türlü darbeye karşı durabilmesi bence de. Bunu yapacak güce eriştiğinde insan hayattan da bir başka keyif almaya başlıyor:)) Sevgilerimle  18.04.2008 17:05
 

anlamını düşünmeyi bırakıp, hissetmeye öncelik verdiğimizde hayat ve bir çok şey hiç de anlam yitirmiyor... tam tersi, derinleşiyor, yerleşiyor.... yine insanı ve ruh hallerini sorgulamaya çağıran davetiyeler çıkartmışsın, ellerin dert görmesin...teşekkürler, sevgilerle...

ilke Veral Coşkuner 
 15.04.2008 14:22
Cevap :
Çok teşekkürler ilke hanım:))Sevgilerimle  15.04.2008 19:37
 

sanırım elimize verilen ağır bir tomruk..Bazılarımız marangoz ustalığı ile, küçük parçalara ayırıp, onlara şekil verip, taşınmasını kolaylaştırıyor...Bazılarımız öylece bırakıp, taşıyamaya çalışırken yorulup, altında kalıyoruz...Yine muhteşem sorular..Seni okumak büyük keyif Haşim...sevgilerimle

güzaltı 
 14.04.2008 10:49
Cevap :
Çok teşekkürler güz. Senden böyle güzel yorumlar almakta büyük keyif:)) Sevgilerimle  14.04.2008 18:38
 

sadece kendini mi feda ediyorsun yoksa kendinle beraber çevrendeki insanları da içine alan tüm hayatını mı...

beenmaya 
 14.04.2008 0:56
Cevap :
Neden kendimizi bu kadar bağımlı hissediyoruz ki çevremize sence. Çevresine bağımlı insanlar mı, yoksa bağımsız insanlar mı hayallerini gerçekleştirmiş, iz bırakmışlardır dünya da? Gene okudun ya çok teşekkürler:))(Patent by Engin Ağın) Sevgilerimle  14.04.2008 18:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 1899
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1079
Kayıt tarihi
: 05.02.07
 
 

Kimliksiz bir yazanım aslında... Bazen benim, bazen senim, bazen de herhangi biriyim. Belki d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster