Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '09

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
277
 

Bırak kendini kendinden...

üç'e beş'e bakmadan
gidebildiğin kadar saklandığın yere
acılarınla katlandığın yere
bırak kendini kendinden
ilk olduğun yere!

çıkart kendini kendinden
karanlık odanda düşlerin kurumadan
seni başkası eden, hainlerin elinden
ruhsal acıların hanesinden
al kendini;
el alemi beklemeden,
bırak kendini kendinden
ne olur...

bekleme artık;
kendini acımasızca ifade ederken
başkalarına,
başkalarının kendi yokluklarını
alırken üstüne, üstlük;
kısmet 'büyü'lerini senaryolaştırırken,
falcı kahvesinin muhabbet fincanında,
tortulanmış kahverengi işaretlere kalmışsa umudun
kahverengi bir çizik at kendine
aynı sonbahar yapraklarının
kahverengi dökülüşü gibi
sen de dökülürsün
ölü toprak üstüne;

her şey artık nafile...

kimselere haval etme düşlerini
korkma sadece yüreğinle barışacaksın
sana ait şeydir, iteleme kendinden
sen kendini anlıyacaksın..

kendinde olmayanlarla payalşırken, kendini
araya verirsin güzelliğini..
gerçek dostluklardır mutluluğun sırrı
seçici ol arkadaşlar bulurken yanına!
hayatının ilk ve yaz baharını
cin çarpmış döndürürsün; yoksa
ahlar vahlar kapatırken aralığı
dünya döndükçe sen
sen başkalarına kalırsın.

her gün acı bir duayla uyanırken örtünden
bir falcıya bir fincana kendini kaptırırsın

bırak kendini kendinden
suçluluk ihbarnameleri gönderirken
her yere, her şeye
insanın insanını da kaçırırsın yanından
gün yalnızlaşır
kendinde olmazlaşırsın
yapayalnız
kalırsın..

hayatın büyük yasasını yargılama!
kendi yasalarıyın dökümanları arasında
kaybolmayı bırak; uyanık ol!
kendini al hayatın kendi yanına
yelkenini aç yeni heyecanlara

koskoca evren seni bir atom parçası
yerine koymuşken
ne kadar olduğunu unutma!
bu doğanın evladı olduğunu unutma;
hangi ana, evladına tokat atmak ister

sen varlığınla;
saflığınla
tutun, ağaçların sabrıyla!
toprağı dinle;
sen de katıl
doğanın sesine.. ver kulağını
hafifçe mırıldan
kuşların, ağaçların yellerin
klasik müziğinin eşliğinde
kendini gizle
ve
dinle;

bir balerin parmak uçları gibi
dokun yeryüzüne;
ruhunla gezin dünyanın dönüşünde
öpücükler gönderirken eksenin etrafında
yaşamın her yönüne
dünya dönerken sen de dön
dokunma..bırak kendini sarhoş
gökyüzünün kolları üstüne..

(kalender 20/11/2006 ank, )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 237
Kayıt tarihi
: 23.02.09
 
 

Kalenderce yaşarım. Okurum, gezerim, Çocukluğum şanslıydı; özgürlük en büyük mükafatım. Hiç bir kal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster