Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '14

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
138
 

Biraz dur desem

Biraz dur desem
 

Bu kadar berrak bir düşünce yapımız olamaz mı?


Son zamanlarda bir çalışmanın içinde buldum kendimi, Türkiye' de önemli isimlerle oturup röportaj yapmaya karar verdim. Araştırma önceliğim kişisel gelişim ve psikoloji üzerindeydi. Bunun gidişatı ne gösterir bilmem ama, insanların bir tıkanma noktasında kalmasıydı beni bu yola yönelten.

Belki de sorunların katlanarak insanlar üzerine yüklenmesiydi beni harekete geçiren. Günlerce okudum, araştırdım, neler yapılır dedim? Sonra dedim ki, madem ki bu işi yapıyorum en iyisi ben bu kişilerle hem mesleki olarak irtibat kurmalıyım hem de insanlara yol göstermeliyim. Videolar izledim, sorular hazırladım.

Bana inanan ve bu yolda inanan birkaç uzmanla irtibat kurmayı sağladım nihayetinde. Onları kişisel blogum üzerinde sunmaya devam ediyorum.

Neydi biliyor musunuz beni arayışa geçiren, insanların sözleri ve tavırları. Herkes birilerinden şikayet ederken, herkes tutarsız olmaya devam ediyordu. Bir ton soru vardı aklımda, hepsini sıraya koydum.
Bilinçaltının ne denli önemli olduğunu biliyoruz değil mi? Hani biraz da şu hafızamızda, ezberimizde olan bilinçaltı. Onun mucizeleri de var, çöküşleri de... Ne zaman ki yapısını çözümlerseniz, bir adım atmış olursunuz aslında...

Olumlu ol! demek kolay aslında bunu başaramayan birine. Çünkü ona çözüm vermiyoruz ki. Sadece güzel düşün diyoruz. Tamam ama nasıl düşünecek? Zaten bir kaosun içinde, neler yapacak ki olumlu düşünecek? Bilinçaltı baskıdan hoşlanmıyor. Ona verdiğiniz bilgi doğru mu, yanlış mı diye bakmıyor. sürekli bir endişe haliniz varsa, özellikle bir konu üzerinde, onu doğru kabul edip davranışsal olarak bedeninize aktarıyor. Olumsuz sözler kurarak cümlelere başlamak, aslında bir nevi kodlama işlemi. Bilinçaltına günde iki kere ulaşabilirsiniz, o her daim canlı ve aktiftir ama...

1 uyurken
2 uyanırken...

Yollanan her frekans, bedeninizde değişik semptomlar oluşturuyor. Bedenin yapımı bilinçaltından sorumlu. Enerjiyle çalışan makineler olduğumuzu düşünelim. Yaydığımız enerjiyi renklendirelim.
Gün boyunca ne düşünürsünüz, siz o'sunuz. İyi ise iyi... Kötü ise kötü...

Stresli ve gerginseniz, yaydığınız frekans bu etkileri üzerine çekecektir.
Çünkü bilinçaltı sadece enerjinin kaynağına bakar, bu kişi bunu haketmiyor aman olumsuz çekmeyeyim demez. Düşünülen neyse ona verilen komutta o'dur.

Neye inanırsanız onun gerçekleştirme imkanı daha fazladır. Bu iş olmaz, dediğiniz anda bile zaten o gücü etrafınıza kuvvetlice veriyorsunuz. Dönüşüm önemlidir, bu noktayı keşfettiğiniz an başarılır.

Bilinçaltı bilinç gibi akıl yürütemez.

Her on bir ayda zihin ve beden kendini yeniler.

Hastalıkların kaynağı zihindir. 

Karakteriniz, çevreniz, sosyal konumunuz sizi var eder şekillendirir. Özellikle çocuk yaşta yaşanılan travmalar, iletişimler bugün ki duruşunuz hakkında önemli bir bilgi verir.

Kendinizde sıkıntı duyduğunuz sorunlar var ise, uzun süre devam ediyorsa zaten size verilen net bir mesaj vardır. Dişlerinizi fırçalıyorsunuz, bedeninizi yıkıyorsunuz, peki ya ruhuzunuzu?
Ruhsal bir arınma, zihin temizliği yaptınız mı hiç?

Ayırt edemediğiniz her duygunuz sizi çözülmez bir yumak haline getirir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 68
Kayıt tarihi
: 05.05.14
 
 

İstanbul üniversitesi Yazar- Editör Social Media&Writer   www.mervekocaduz.wordpress.com www.merv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster