Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
310
 

Birazcık Sevgi

Bizim ihtiyacımız olan sevgi toplumu olmaktır. Sevgi toplumu olmak için herkese çok büyük iş düşmektedir. Evrensel değerlere sahip çıkıp, her insanı sevmeyi öğrenmemiz gerekmektedir. Oysaki biz daha birincil derece yakınımız olmayan birilerini bile sevemiyoruz ne yazık ki. Seversek, emek verebiliriz, seversek başkalarınında acılarına, sevinçlerine onları anlayarak ortak olabiliriz. Sevmek, sevdiğini idealize etmemektir der Slavoj Zizek. Ayırmadan sevmeliyiz. Sevgi kuramının kurucusu Psikanalist Erich Fromm, sevgiyi, insanlığın sorunlarına bir yanıt olarak, kişideki aktif ve yaratıcı gücün kaynağı bir enerji olarak ve bu söz konusu yaratıcılıkla sevmeyi de bir sanat olarak tanımlar. Evet sevmek bir sanattır, ve bu sanatı başarabilmek diğer sanat dalları gibi entellektüel yönü gelişmiş olanlara değil yalnızca, tanrı tarafından her insana bahşedilmiş bir duygudur.

Biliyorum hayat şartları çok zor ve yıpratıcı. Bu şartlar altında birilerini fazladan sevebilmek hayat koşturmamızın içerisinde çokta kolay bir durum değil. Lakin en azından elimizin yetişebileceği kadar yere ulaşıp, kalbimizi koşulsuz açıp, dünyadaki her insanı sadece insan olduğu için severek başlayabiliriz işe. Sonra hayatımıza bir merhabayla dahil olan her insana sevgi ve ilgimizi kısıtlamadan sunabiliriz. Elimizden geldiğince, sevgiyi pekiştirmeyi öğrenmeliyiz. O kadar çok insan var ki hayatının hiç bir aşamasında gerçek sevgiyle kucaklaşamamış, onlara verebileceğimiz bir avuç sevgi bu insanları hayata bağlayabilmek içinn büyük bir anahtar olacaktır belkide.

Ya kardeşçe ya da anaç olmalıdır sevgi paylaşımımız. Annenin çocuğuna duyduğu koşulsuz sevgidir. Anaç sevginin en belirgin özelliği, koruyuculuk davranışıdır. Kardeşçe sevgideki gibi sorumluluk ve başka insanları önemseme davranışı burada da görülür. Ancak aradaki fark, sevginin, annenin çocuğuna zaten bağlı olduğu için bir karşılık ya da koşul sorgulamadan gerçekleşmesidir. İşte insanlar arasında da bu biyolojik bağ olmadan anaç sevgi görülebilir ve görülmelidir.

Kişi önce kendisini sevebilmeli tabi. Kendisini sevmeyen, başkasını sevemez kuramı doğrudur. Kişinin de kendi bir insan olduğu için kendini sevmesi etiktir. Tabi kendini sevmek bencillik ile karıştırılmamalı. Bencillik  diğer kişileri görmezden gelerek, onların varlıklarını önemsemeyerek, her şeyi kendi için isteyip gerekirse bunun uğruna diğer kişilere zarar vermektir. Kendini sevmeden başkasını sevme deneyimi, gelişmemiş ve olgunlaşmamış bir kişiliğin yansımasıdır ve dolayısıyla sevgi değil, aciz bir bağlılık duygusudur.

Ben sevginin hayatın anahtarı olduğuna inananlardanım. Üstelik kişiler hakkında olumsuz duygu, sevgisizlik beslemek, beslenyen kişiyede negatif his olarak geri dönmekte ve huzursuzluk durumuna sebep olmaktadır. Oysa ki olumlu düşünce ve sevgi ile yaklaşımda bulunmak, kişinin kendisinede olumlu duygu durumu olarak geri dönmekte ve mutluluk katmaktadır.

Sevgi kavgaları bitirir. Dünyanın sorunu olan sevgisizlik ve bencillik insanlığı karanlığa itmiş can çekiştirmekte. İnsanı sevmiyoruz, kavga halindeyiz dünyaca. Doğayı sevmiyoruz, doğa yok olmaya adım adım yaklaşmakta. Hayvanları sevmiyoruz, hayvanlar vahşice ölüyor hayatlarını tamamlayamadan. Biz sevmeyi bilmiyoruz belki ama o duygu içimizde sevebiliriz koşulsuzca ve bu vahşetlere dur diyebiliriz.

Sevgi, insanlık bilincidir. İnsan olmanın bilincidir.

Bu sabah uyandım. Aklımdan insanlık geçti. İnsanlığı sevdiğimi bir kez daha haykırdım. Sonra tanıdığım tüm kişiler geldi aklıma, hepsine sevgilerimi yolladım. tanımadığım acı çeken, hasta olan, yardıma ihtiyacı olan tüm insanları düşündüm, sevgiyle dua ettim onlar için. Sonra her zamanki gibi onlar için ne yapabilirimi düşündüm. Bu sokakta yardıma muhtaç insanlara sarılıp onlara yardım etmekten daha öte bir duyguydu yine. Dualarımın yardımı olacaktır diye inandım ve yine kendime dua yetmez dedim. bir huzur evine elimde çiçeklerle gitmeliyim yine, sonra yine her şeyimi insanlarla paylaşmalıyım dedim. Onları sevmeli ve mutlu etmeliyim bu benim insanlık görevim dedim. Bir çocuk yurduna gidip onlara şeker , ihtiyaç malzemesi dağıtmalıyım dedim. Bunları yaparken gücüm dahilinde maddesel harekeket edebiliyorum, manevi anlamda ise her insanı sadece insan olduğu için hergün seviyorum. hatalılaları kötüleri bile sevebiliyorum bana ne mutlu ki.

Çemberler siz izin verdiğiniz sürece genişler. Sevgi çemberinizi çoğaltın. Önce elinizden geldğince sonrası kendiliğinden gelecktir zaten. Sevgi, yaşam suyumuzudur, herkezin içmesi için mücadele edelim bu haz pınarından. Sevgi dolu bir dünya dileği ile...

 

Sevgiyle yazdım...

 

 

Ayça Marangoz Coşar

Birsen yn bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 370
Kayıt tarihi
: 04.10.13
 
 

Ayça Marangoz Coşar, Üniversite, Akademi istanbul, Gazeteci Abbas COŞAR , Mektebi Mülkiye, Ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster