Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '09

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
447
 

Birbirimizden farkımız yok

Biliyorsunuz siyasetteki söylemlerimiz oldukça ağır ve sert. Hiç bir şekilde haklılıktan bahsetmiyorum. Sadece tarzdan bahsediyorum şu anda. Tartışmalar ne kadar yüksek sesle ve ağır konuşulur ise haklılık sanki artacakmış gibi yapılıyor. Sistematik, asgari nezaket, neden sonuç ilişkileri dikkate alarak, somut ve matemetik gerçeklere dayanarak konuşamıyoruz. Sürekli olarak her nedense yanlış anlaşılıyoruz. Tartışma kültürümüz biat etme ile kesin olarak muhalefet uçları arasında. Her zaman için söyleyen yanlış söylemiş değil, onu anlayan yanlış anlamış oluyor. İfadeler hep maksadı aşıyor. Nedense hep söylemler çarpıtılıyor, aslında biz öyle söylememiş oluyoruz. Peki bu konuşma/iletişim/davranış tarzı sadece siyasetçilerimizde mi böyle. Medyamız, siz, ben hepimiz hep yanlış anlaşılmıyormuyuz. Tartışmalarımız sözel sertliği de geçen boyutlarda değil mi?

Geçtiğimiz hafta bir FB-Ülker, GS- Cafe Crown maçı oynandı. İnanın o maçı -ben bir Efes pilsen taraftarıyım biliyorsunuz- bir araştırmacı gazeteci olarak kavga çıkacağı için sizler adına seyrettim. Kavgalar maçtan önce başladı. Sonra bir bayana yabancı maddeler - yabancı olmayanı nasıl bilmiyorum- atıldığı için o hanımefendinin bir el hareketi yaptığı medyaya yansıdı. Sonra o el hareketi yapıldığı için tam kavga kıyamet koptu. O hareket olmasa şimdiye kadar zaten hiç olmadığı gibi yine kavga çıkmayacaktı. Bir seyirci FB-Ülker kenar yönetimine en uzak tribünden salona girip resmen basketbolculara saldırdı. Sonra basketbolcular bu seyirciyi kovaladı. Sonra arbede daha da arttı. Gördüğüm kadarı ile bir polis görevlisi başından yaralandı. Sonra GS' lı bir yönetici sporcu seyirciyi kovaladı bu nasıl sporcudur dedi. Ama ben evde televizyondan önce seyircinin salona girip baştan başa geçip saldırdığını gördüm. O yönetici nasıl göremedi anlamadım. Neden bu nasıl seyirci demedi o anda bilmiyorum. Sonra mahkeme ve adli süreçler başladı. Sonra GS-Cafe Crown' ın cezalı oyuncuyu oynattığı iddiaları gündeme geldi. Şimdi ey sayın okurlar karar verin bir salon sporunda işte bunları yaşatan toplum mu siyasetçiyi belirler ve seçer, siyasetçi mi toplumu? Bir salon sporunda, en nihayetinde bir eğlencede bunları yaşıyor ve yaşatıyorsak Allah aşkına hangi siyasetçiden ve neden şikayetçi olmaya hakkımız var. FB-Ülker o bütçe ile o kadar kötü kenar yönetimine sahip bir GS' ı yenemiyor ve gerilimin belki de başlamasına yol açabiliyor ise , GS normalde zaten yenilmesi gereken bir maçta hazır kafa kafaya oynarken o kadar sinirleniyor ve eğer iddialar doğru ise normal olarak yenileceğine ceza almayı göze alıyor ise ve her iki taraf bunun nedenine bakacağına durduk yerde maraza çıkarabilecek mantığa sahip ise biz kimden daha karmaşık, daha soyut, daha farklı boyutları olan sorunlarda nasıl çözümler üretmesini, bırakın çözüm üretmeyi nasıl olup da sadece sakin bir şekilde tartışmalarını bekleyebiliyoruz ki?

Sayın okurlar biz aklınıza gelebilecek her konuda davranış biçimlerimizi ve düşünce sistematiklerimizi değiştirmediğimiz sürece siyasetimiz hiç değişmeyecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 548
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster