Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
453
 

Birbirleri için yaratılmışlar

Birbirleri için yaratılmışlar
 

Emrah Ablak


Tuncay'ın bir derdi var, belli ediyor ama ağzından çıkaramıyor. Tuğçe ise hiç tınmıyor, sakin sakin Tuncay'ın ağzındaki baklayı çıkartmasını bekliyor. Tuncay'ın bu kadar düşündüğüne göre kendisini kızdıracak bir şey isteyeceğini biliyor. İzin isteyecek büyük ihtimalle. Evet evet izin isteyecek. "Dur bakalım ne diyecek enbesil" diye geçirdi içinden Tuğçe. Tuncay ağzındaki baklayı çıkardı.

+ Canım ?
- (duymamış gibi yapıyor)

+ Canıımm? (sesi daha da inceldi. yürüyünce yerleri titreten tuncay değil bu, yavru bir kedi sanki)
- Efendim ?! (bu da kırk yılda bir işinizin düştüğü vergi dairesindeki firijit kız kurusu müdür Neriman sanki)

+ Ya ben diyorum ki bir değişiklik yapsak bu hafta sonu?
- Değişiklik derken? (daha hala tuncay'a bakmadan konuşuyor)

+ Ya mesela ben arkadaşlarla erkek erkeğe takılsam, sen de pelin'lerle kız kıza takılsan.
- (bozkırda esen rüzgarın ürkütücü sesi)

+ nostaljik bir şey olarak yani?
- (yutkundu)

+ ne dersin ?
- eski hayatını özlediysen istersen komple git hep onlarla takıl?

+ (içinden osurdu)
- BENCE Bİ SAKINCASI YOK YANİ (yalnız hala bakmadan konuşuyor)

+ Canım ne var bunda, insan ihtiyaç duyuyor yani ara sıra erkek erkeğe falan olmaya
- Karısından uzak kalmaya falan da ihtiyaç oluyor mu?

+ Onu şeyetmedim ki ben
- Neyi şeyettidin peki?

+ Bence bunlar ilişkiyi rahatlatan, ömrünü uzatan şeyler.
- Yapma yaaa

+ Tabi

- Kaan Bey de gelecek mi?
+ Gelecek (ahh sıçtın oğlum be. gelmeyecek desen ölür müydün?)

- Ohoo ne güzelmiş ya. Erkek erkeğe dedin ama Kaan Bey'in olduğu yerde dişi de oluyor hep? Dişisiz olmaz Kaan Bey'li program...
+ (yine osurdu içinden)

+ Ya ne alakası var allasen yaaa, kaç senelik olay onlar.
- Zaman aşımına uğradı yani öyle mi? Ruslarla çırılçıplak denize girmeler falan bir elinde şampanya şişesiyle?

+ Yaaneallakkasıvar seni tanımadan önce olmuş bitmiş şeyler onlar. Senden gizlim saklım yok diye bu şekilde üstüme gelmen de hiç doğru değil ayrıca (off cesarete bak. vites arttırdı Tuncay, üstüne gidiyor)

Tuğçe elindeki Gazeteyi bıraktı ve şöyle bir doğruldu. Sonunda Tuncay'ın yüzüne baktı. Yüzünde şöyle hem alaylı hem saldırgan bir ifade vardı. Dalga mı geçecekti, ikna olur gibi mi olmuştu, yoksa en kötüsü mü olacaktı? Vallahi de en kötüsü olacaktı galiba.

- Yek yaa. Ne demek doğru değil. Keserim ulan senin XXXXX'ü

***

Burada görüntüyü donduralım. Evet pek hoş bir görüntü olmadığınıı farkındayım. Tuğçe çünkü küfür ediyor burada, gözleri nefret dolu ve ağzından fırlamış tükürük ekrana doğru yolculuk halinde. Elini de şöyle tokat şeklinde kulağına paralel olarak yana doğru açmış. Post prodüksüyok ekibi bu tükürüğü silmek için ısrar etti ama ben kabul etmedim. Olayın tüm vahşiliğini yaşamanızı istedim. Tuğçe çünkü sinirli, evet ve bunun içinde geçerli bir sebebi var...

Tuğçe ve Tuncay ilk tanıştıklarında Kaan Tuğçe'nin ne şirret olduğunu fark etti ve deşifre olan Tuğçe de bundan hiç hoşlanmadı. Tuğçe ve Kaan birbirlerinden nefret ettiler Tuncay'ın hayatında sadece birisine yer olduğunu farkındalardı. Kaan ilk günden itibaren ilişkiyi baltalamak için elinden gelen herleyi yaptı. Mesela Tuncay ile Saroz'a zıpkınla balık tutmaya gittikleri tatili öyle bir deforme etti ki Saroz, Side, zıpkınlar şampanya ve balıklar çıplak rus turiste dönüşmüştü. Devamında değişik telefonlardan Tuncay'ın telefonuna türlü aşk mesajları gönderdi. Tuğçe hafta sonları ailesiyle Kumburgaz'a gitmek zorundaydı çünkü. Pazartesi gelip de Tuncay'ı telefonuna baktığında "dün gece harikaydın sert çocuk" gibi bir dublajcı tarafından yazılmış mesajlar buluyordu. Hatta bir keresinde Kuburgaz'dan Tuncay'ı aradığında telefona Kaan'ın kardeşi Sinem cevap verdi. (Kaan'ın ısrarına dayanamamıştı) "Tuncay şu anda duşta şekerim, kim arıyordu" diye sorunca Tuğçe telefonu fırlatttığı giibi soluğu İstanbul'da almıştı.

***

+ Ya tamam ne kızıyorsun hemen, Kaan'ı ekeriz biz, diğer çocuklarla şeyederiz...
- (odadan çıkar gider)

***

Aslında Tuğçe minnettardı Kaan'a. O olmasa, onun bu aptal oyumları olmasa, bu kıskançlı krizlerini nasıl bir temele bağlayacak ve Tuncay'ı her daim elinin altında tutacaktı ki? Meşru müdafa zemini hazırlamıştı Kaan Tuğçe'ye. Allah razı olsundu Kaan'dan. Allah razı olsundu...

K.

diğer maceralar ;

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=120217
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=108153

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ehehe Sinem'in espriyi de kaç sene önce ben patlatmıştım :)) danışıklı dövüş gibi bişi bu yahu aslında herkes birbirinin ekmeğine yağ sürüyor gibi farkında olmadan...

beenmaya 
 31.07.2008 0:09
Cevap :
ama kaybeden kaan&tuncay ezikleri oluyor her şekilde...  31.07.2008 14:43
 

Kıskançlık genimiz olmadan doğsaydık hayat ne kadar başka olurdu,gereksiz yere yormazdık yorulmazdık:))))))) Selçuktan sonra bu Emrah ta çizim hırsızı çıktı sanırım,senin fikirlerini çalıp çalıp duruyolar:)))))))))))))))))))))

ESRA PINAR 
 30.07.2008 15:03
Cevap :
evet ya bu karikatürist milleti çok cıvık.  30.07.2008 15:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 708
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster