Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '10

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
1903
 

Birbirlerini seven insanlar için engel tatlı bir tebessümden ibarettir...

Birbirlerini seven insanlar için engel tatlı bir tebessümden ibarettir...
 

Birbirlerini seven insanlar için engel tatlı bir tebessümden ibarettir..


Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü.

Sadece yüzeysel ve lafta kalacak bir takım temenniler ve sözcüklerle, engelli vatandaşlarımızın bu özel gününü kutlamanın doğru olmadığı düşüncesindeyim.

Nüfusumuzun yaklaşık 8, 5 milyonunu engelli vatandaşlarımızın oluşturduğu düşünüldüğünde, bu vatandaşlarımızın yaşam standartlarının geliştirilmesinin amaç edinilmesi öncelikli görev olmalı.

Engelli vatandaşlarımızın kimseye muhtaç olmadan, kendilerine yeter koşullar içinde sağlıklı, mutlu başarılı, kendi ekmeklerini kazanır şekilde hayatlarını sürdürmeleri için, devlet ve biz engelsiz vatandaşlar üzerimize düşeni yapmalı, onların yaşama olan bağlılıklarını artırmak ve mutlu bir yaşam sürmelerini sağlamak için çaba göstermeliyiz. Sorunlarına kendi sorunumuz gibi yaklaşıp, sahip çıkmalıyız.

TBMM tarafından 01.07.2005 tarih ve 5378 sayı ile çıkartılan, Engelliler Kanunu Özürlüler Yasasının amacında bakın ne yazıyor?

Bu Kanunun amacı; özürlülüğün önlenmesi, özürlülerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarının çözümü ile her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılımlarını sağlamak ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeleri yapmaktır.

52 Ana Madde ve bazı ek maddelerle bütünleştirilen bu yasa birçok boşluğu doldurur nitelikte gibi görünüyor.

Okurken bazı maddeler beni heyecanlandırdı, ümit vaat etti.

GEÇİCİ MADDE 2.- Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.

(Yasa çıkalı henüz 5 sene olmuş, umarım 2 yıl içinde, yukarıdaki geçici maddede belirtilen alanlar, engelli vatandaşlarımızın erişebilirliğine uygun hale getirilir! Halen erişilebilir olmadıklarını ve bu konuyla ilgili yeterli çalışmanın yapılmadığı bilgisine sahibim !)

GEÇİCİ MADDE 3.- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir.

(Geçen süre içinde gereken tedbirlerin hala alınmadığına şahidim. İnşallah 2 sene sonrasında toplu taşıma hizmetleri engellilerin erişebilirliğine uygun hale getirilir!)

MADDE 20.- 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesinin başlığı ve birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Özürlülerin Devlet memurluğuna alınmaları:

Mevzuata uygun olmak kaydıyla; özürlülerin mesleklerine uygun münhal kadrolara atanması, mesleklerini icra veya infaza yardımcı araç ve gerecin kurumlarınca temin edilmesi esastır. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, mesleklerini icra ve infazda hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceği, zihinsel özürlülerin hangi görevlere atanmasında asgari eğitim şartından istisna edileceği hususları Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.

(Birçok kamu kuruluşunda ve Özel Sektör’de engelli vatandaşlarımızın çalıştığını biliyorum, bu oldukça sevindirici. Ama yeterli mi? Umarım engellilerin devlet kadrolarında ve özel sektörde çalışabilme oranları ileriki yıllarda hızla artar.)

52 Maddenin tamamını okumak için http://www.turkeyforum.com/satforum/showthread.php?t=286532 adresini tıklayabilirsiniz.

Evet, devletin, Engelliler Kanunu Özürlüler Yasası ümit vaat edici gibi görünüyor.

Engellilerin yaşamlarını iyileştirme ve yaşam kalitelerini artırma yönünde bazı adımların atıldığına ve önümüzdeki birkaç yıl içinde de devam edeceğine işaret ediyor.

Yeterli mi?

Hayır.

Ne yapılmalı?

Devletin hızla ve canla-başla bu yasayı uygulanabilir hale getirmeye çalışması gerekmekte. Özellikle engelli vatandaşlarımızın kaliteli yaşamaları için sağlık, iş imkânı ve ulaşım sıkıntılarına hızla cevap verilmeli.

Peki, biz engelsiz vatandaşlar olarak neler yapabiliriz?

Hiçbir şey yapamıyorum mu diyorsunuz?

Bence yapabilirsiniz.

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin yürüttüğü kampanya var. Faturalı cep telefonunuzdan 3430’a boş bir sms göndererek, 5 TL katkıda bulunup, bir felçli vatandaşımız için araba alınmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Haydi, ne duruyorsunuz?

Sanatta, sporda, siyasette, iş hayatında birçok engelli vatandaşımıza fırsat ve imkân verildiğinde neleri yapabileceklerini, gurur duyulacak başarılara imza atacaklarını göstermişlerdir.

Hepsiyle de gurur duyuyoruz.

Dünya Engelliler Günü'nde tüm engelli vatandaşlara sağlıklı, mutlu, başarılı, yaşam kalitelerinin arttığı, toplumsal hayata katılım oranlarının yüksek olduğu bir hayat diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok ileri giden bazıları filmin yurtdışına çıkıp kısa film yarışmalarına katılacağını söylüyor.sevinçli miyim,gururlu muyum hayır!hissettiğim sadece panik ve korku.benim için çok sıradan ve basit bir şeydi.ne olur şımardığımı düşünmeyin.ama o kadar inanılmaz tepkiler geliyor ki.şimdi herkes beni merak ediyor.arkadaşımdan özellikle istedim.ne olur beni ifşa etme.senin adın yazılsın dedim.o da hayret ediyor.niye saklanmak istiyorsun diyor.anlatamıyorum.ben sadece yazarken yada kendimle başbaşayken özgür iradem ortaya çıkıyor.insanlarla birlikteyken bir tür baskı hissediyorum.yani şapka altından tavşan çıkaramam.sanki ben yazmadım gibi geliyor.başka biri,amanetçi biri yazdı.içimdeki yabancı.filmin adını da ben koydum.""SESSİZLİĞİN SESİ".Bazı ayrıntıları yazamadım.projeden sorumlu kişiye anlatmak zorunda kaldım.zaten en can alıcı yerlermiş anlattıklarım.o yüzden bulunmamı istiyorlar çekimlerde.hele son sahne.kısa film sinema tarihine girecek cinstenmiş.inanabiliyor musunuz?HELP!

die stimme des mondes 
 28.12.2010 12:54
Cevap :
Tebrikler tekrar... bekliyorum öykünüzü mail adresime..  03.01.2011 9:30
 

Nilgün hanım,geçen gün işitme engellilerde çalışan arkadaşım aradı.özürlülerle ilgili kısa film çekmek için milli eğitimden izin almış.Finans ve teknik imkanlar hazırmış.bazı iş adamları ve sivil toplum kuruluşlarından destek sağlanmış.istanbul'dan gelen bir ekipten 10 gün eğitim almışlar.senaryo(öykü)hariç herşey hazırmış.bilin bakalım ne oldu.filme alınmak üzere benim yazdığım öykü(sonradan senaryolaştırdılar) seçilmiş.çekimlere başlayacaklar ve ankara'da mı yarışacak yada gösterilecek o kısmı tam anlamadım.senaryoya göre filmin 15/16 dakika süreceğini tahmin ediyorum.öyküyü okuyanlar gözyaşlarına boğuluyor.Sizinle paylaşmayı o kadar isterdim ki.yazsam buraya sığmaz.Şimdi sorun benim de ekipte olup çekimlere katılmamı istiyorlar.ağlayım mı güleyim mi.bu imkansız.arkadaşıma kendi adının yazılmasını önerdim.başta kabul etmedi.göz önünde olmak yada tanınmak istemediği ,çekimlere de katılamayacağımı söyleyince,kararsız kaldı.durum şimdilik muamma.kedi olalı bir fare yakaladım galiba...

die stimme des mondes 
 28.12.2010 11:18
Cevap :
Yücel Beyciğim, 2011'in ilk haftasında aldığım EN GÜZEL haberlerden biri bu !! Harikasınız :) Ne diyim başka ? Sizinle gurur duyuyorum ve öyküyü inanılmaz merak ediyorum. Uzunsa mail adresime göndermenizi rica ediyorum heyecanla bekliyorum :)) "Sessizliğin Sesi".. eminim harika bir öyküdür. Sizin yaşadıklarınız, hayal dünyanız ve egzantrik bir yerde (Antakya) yaşamanız nedeniyle, öykünün de çok farklı ve özel olduğu kanaatindeyim ve kesinlikle öyledir. Aksi olsa zaten kısa film yapmazlardı değil mi ? Mail adresim nilgunaktas@hotmail.com  03.01.2011 9:20
 

Siz körleri elinden tutup karşıdan karşıya geçirmeye devam edin efendim. İmkanınız olursa bir de sakat arabası alırsınız. Darülacezede yaşlılara sarılıp onları öpersiniz. 8.5 milyon kişinin neden bu hale geldiği konusuyla sakın ilgilenmeyin.Çünkü o zaman agresif olursunuz.

Kerim Korkut 
 08.12.2010 21:56
Cevap :
Sizi bu yorumunuzdan ötürü de yargılamamayı seçiyorum Sn. Korkut. Saygılarımı sunuyorum.  09.12.2010 9:29
 

Bu yazınız kime sorumluluğunu hatırlatır?Gereğini yapıyoruz diyeceklerdir.Ülke sorunlarını bu şekilde yazmanız hiçbir işe yaramıyor. Dilek tutan tavşan ve dede baba masalları,derviş öğüdü ile ülke kurtulmaz.Tokat gibi çarpmalısınız yüzlerine.Ne demek 8.5 milyon özürlü?Göktaşı mı düştü insanlarımızın üzerine? Bu ülkede yılda 100 bin kişi sakat kalıyor.Ülkenin başındaki kişi padişah ilan ediliyor.Padişah bu adamı görse bostancı başına havale ederdi.

Kerim Korkut 
 05.12.2010 11:51
Cevap :
Sayın Korkut, bu yazımı emin olun yüzlerce insan okudu ve ilerde de okuyacaklar olacak. Boş bir yazı olmadığını ve eksik kalan birşeylere işaret ettiğini bir sürü insan ve devlet anlayacaktır. En azından şu ana kadar bir sürü yorum aldı, bu bile birşey değil midir sizce ?! Her insanın olaylara bakış açısı, yorumlaması ve izah etme şekli farklıdır. Tutumum ve düşüncelerim "kavga eder tarzda" olmadığı için, ancak böyle bir yazı çıkabildi benden.. Bu yüzden yöntemimi (üslubumu demek sanırım daha doğru olacak) onaylamamanıza saygı duyuyorum ancak elimden fazlası gelmiyor... Aynı şekilde yine bana yaptığınız "agresif" yorumunuza da ancak bu kadar cevap verebileceğim. Umarım herşey gönlünüzce olur.. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  06.12.2010 9:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 563
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8516
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster